'Ünlü bir bilgeye(Eflatun),insanoğlunun en şaşırtan özelliğini sormuşlar.
Şöyle cevaplamış:
- İnsanoğlı çocukluktan sıkılır büyümek için acele eder,sonra da çocukluğunu özler.
- Önce para kazanmak için sağlığını harcar,sonra da yitirdiği sağlığını kazanmak için parasını.
- Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşar,sonra da hiç yaşamamış gibi ölür.
- Hayata hazırlanmaya o kadar zaman harcar ki,hayatını yaşamaya vakti kalmaz.
- Yarınını o denli düşünür ki bugünün elinden kayıp gittiğini farketmez bile.Oysa hayat geçmişte ya da gelecekte değil şimdiki zamanda yaşanır.
Bu hafta ki yazımda sizinle paylaşmak istediğim, hiç kimsenin ben yapmıyorum diyemeyeceği bir konu...Boşa harcadıklarımız!
Boşa harcadığımız zamandan başlamak istiyorum.''Zamanım yok,buna vakit ayıramam,çok meşgulüm!''Gerçekten böyle midir?Gerçekten harcayacak zamanımız yok mudur?O zaman bizler zamanın kıymetinin farkındayız,zamanın ne kadar değerli olduğunu biliyoruz kiboşa vakit alacak şeylerden kaçınıyorruz,bu böyle midir?Yoksa vaktimizi alan şeyler aslında hiçbir şeye değmeyen uğraşlar mıdır?Bilgisayarda geçirdiğimiz onca zaman,kafamızı ağrıtmaktan ve bağımlılık yapmaktan başka ne yapıyor ki?Bir gazetede okumuştum yaklaşık iki yıl önce olacak,Amerika'da bir anne ve baba bilgisayar oyununa kendilerini kaptırıp henüz bir yaşında olan bebeklerinin altını değiştirmeyi unutuyorlar.Enteresan bir olay özellikle bir anne sanal aleme dalıp çocuğunu nasıl unutabilir ki?Okunyunca inanamamıştım.!Sadece bilgisayar mı bununla kalsa yine iyi ya aptal kutusu olan hiçbir evin olmazsa olmazları televizyonlar...Keşke programlar bilgimize ve kültürümüze katkı sağlayacak ,yararı olacak konular işlese,fakat programların birçoğu batılaşmaya yönelik,kendi kültürümü unutur hale geldik.Televizyon karşısında kendimizi kaybediyoruz,filmden filme,diziden diziye,magazinden magazine geçiyoruz.Sosyalleşmeyi bile unutacağız yakında evimize kapanıp(gerçi yok değil).Zaman verilmiş en büyük nimetlerden birtanesi fakat bi onu gerektiği şekilde değerlendirmeyi bilmiyoruz boşa harcama konusunda da üztümüze yok tabi!!
Peki ya boşa harcadığımız paramız ve sağlığımız ne olacak?Sigara,alkol,uyuşturucu...Günümüzde bu saydığım köyü alışkanlıklar yok değil.Çok üzücü olsa bile çevremizde de bu tür üzücü olaylarla karşılaşıyoruz.Sigarayı düşünelim,sigaradaki saçmalık bence şu paranla kendi kendini zehirliyorsun.Farkında olmasalar bile sigara onları yavaş yavaş öldürüyor hem paralarından hem de sağlıklarından oluyorlar.Allah(c.c)bizlere sağlığımızı emanet olarak vermiştir bize ait değildir yani.Sağlığımızı kötü etkkileyecek alışkanlıklar kullanarak emanete hıyanet etmiyor muyuz?Hem de bu alemlerin rabbine karşı büyük bir saygısızlık değil midir?
Ya israf konusuna ne demeli?Aç gözlülük mü yoksa elimizin bolluğundan mı olmalı ne kendimize yetecek kadar değil de fazla fazla alıyoruz.Çöp konteynerlarının halini görüyorumda attığımız,israf ettiğimiz,bize lazım olmaz dediğimiz yiyecekler ve giyecekler ellerinde olmayan kaç insanı doyurur ve giydirir.Ayette buyurulduğu gibi ''Yiyiniz,içiniz fakat israf etmeyiniz.!''Dinimizde de bize az yiyin az için denmiyor yiyebildiğimiz kadarını yememiz israftan kaçınmamız isteniyor.Peki biz ne yapıyoruz nimetlere saygısız davranıp yok bayatladı,yok arttı,bunu dün yemiştik deyip çöpe atıyoruz oysa bizim israf ettiklerimize muhtaç olan o kadar çok insan var ki unutmayalım!!
PEYGAMBER EFENDİMİZ BUYURUYOR Kİ''BEŞ ŞEYDEN ÖNCE BEŞ ŞEYİ GANİMET BİL:
-İhtiyarlığından önce gençliğini,
-Hastalanmadan önce sağlığını,
-Fakirliğinden önce zenginliğini,
-Meşguliyetten önce boş zamanını ve
-Ölümünden önce hayatını!!!


