Ülkemizin bir kez daha genel seçim sürecine girmesi ile birlikte, hareketlenmeye başlayan siyaset mekanizmasının işleyişine ışık tutması açısından, ülkemizde gerçek anlam ve amacından farklı bir algılamaya sahip olduğunu düşündüğüm ?siyaset? kavramı üzerinden sizlere bazı çözümlemeler yapmak istiyorum.
Siyaset, günlük hayatta her an için karşımıza çıkma olasılığı olan, hepimizin en az bir kez, bir şekilde kullandığımız, üzerine yorumlar yaptığımız bir kavram.
Siyaset, ilk, orijinal anlam olarak ?at tımar etmek, yetiştirmek? demektir. Daha sonraları ?şehirlerin ve insanların yönetimi? anlamında kullanıldığında, ?onların refahını artırmak için belli bir yöntemle onları yönetme sanatı?nı ifade etmeye başlamıştır. ?Politika? kavramı da ?siyaset?in eşanlamlısı olarak kullanılan, kökleri Eski Yunan?a kadar uzanan ve yine ?devletin yönetimine ilişkin işler, devletle ilgili faaliyetler? anlamına gelmektedir.
Bununla birlikte politika kavramının, genel anlamda belli bir sorun ya da talep ile ilgili olarak, ilgili kişilerin izledikleri bir amaca yönelik eylemler bütünü olarak da tanımlanması ve kullanılması da mümkündür.
Siyasetin (veya politikanın) farklı açılardan yaklaşıldığında farklı anlamlara geldiği görülmektedir ancak bizim için önemli olan ve günlük dilde en çok kullandığımız anlamı şudur: Toplumun tümünü ilgilendiren ilişkileri, son aşamada meşru zora dayanarak düzenleyen eylemler bütünü... Bu anlamıyla siyaseti, en genel anlamda günlük sorunlara kolektif çözümler bulabilmek olarak da algılayabiliriz.
Açıkça görünmektedir ki siyaset, günlük hayatta ilk anda kafamızda oluşan anlamından farklı bir içerik taşımaktadır. Pek çok kişi siyaseti, maddi ve manevi rant sağlama aracı olarak görmekte; yalanla, boş avuntularla bu işin yapıldığını düşünen insanımız, siyaset yapanlara da doğal olarak güvenmemektedir. Bu bağlamda da halkımız, siyasetten uzak kalmayı tercih etmektedir. Siyasete yaklaştığı zaman da genelde bunu, kendi menfaatini, aslında çok da meşru olmayan yollarla, sağlamak için bir araç olarak gördüğü için yapmaktadır. Pek tabii ki bu konuda istisnai davranan pek çok siyasetçi ve siyasetle ilgilenen vatandaşımız mevcut ancak bu, gelenekselleşmiş siyasi yapımız içerisinde, belki de on yıllardır, oluşan kaideyi bozmaya yetmemektedir.
Uygulamaya özgü bu görünüme karşın siyaset, gerçekten en iyi sorun çözme yöntemi olarak yüzyıllardır insanoğlunun hayatında varlığını sürdürmektedir. Siyasi iktidarın nimetlerini otorite ve rızaya dayalı olarak kullanarak halkın yararına sunmak da bu açıdan önemli bir fonksiyon icra etmektedir.
Siyaset ve kullanımına ilişkin olarak ifade edilen tüm bu hususlardan da açıkça anlaşılacağı üzere siyaset doğru kullanıldığında, bırakın tedirgin olunan, çekinilmesi gereken bir şey olmayı, tam tersine halkın huzur ve refahı için gerekli olan temel unsuların başında gelmektedir.
Bu nedenle siyaseti, doğru anlama, doğru uygulama ve daha da önemlisi uygulanmasına fırsat vermemiz büyük önem taşımaktadır. Bizler sırf kendi çıkarımız öyle gerektiriyor diye siyasi işleyişi suistimal edici bir tavır içerisine girer veya girilmesine göz yumarsak, siyasetin kötü uygulamaları devam edecektir. Bu da hem sorunlarımıza uygun çözüm yolları bulmamızı engelleyecek; hem de toplumsal bir güven sorununun daim kalmasına neden olacaktır.


