Dünyada bulunan tüm varlıklar Allah?a ibadet etmektedir. Rabbimiz, onların ibadet ettiğini şu ayet-i kerimeyle insanlara haber veriyor.
?Yedi kat gök, dünya ve arasında bulunan her şey Allah?ı(cc) tespih, tenzih ve takdis eder.?(1)Bu ayete göre, kâinatta hiçbir şey yoktur ki Rabbini överek tespih etmesin! Bu ayet, düşünen akla, işiten kulağa, görecek göze hitap eder. Düşünmeyi bilmeyenler, bu ayetten bir şey anlamaz.
Kur?an?ın muhatabı insanlar ve cinlerdir.
Ey İnsan! Madem tüm varlıklar Allah?ı tespih ediyor, sakın sen gafil olma ve ibadet noktasında onlardan geri kalma.
Çünkü hayvanlar, ağaçlar, dağlar, taşlar Allah?ı ne kadar bilebilir? Bu varlıklar insanlar ve cinler gibi, geniş bir şuura sahip olmadıklarından kâinatın yaradılış hikmetini bilemezler, daracık bir dairede yaşar ve ölüp giderler. Ama insan öyle değildir, ezelî ve ebedî olan Allah?ı kavrayacak kadar geniş bir donanıma sahiptir.
Eğer insan dünyada kendini Allah?a (cc) ibadet etmek için yaratılmış bir kul bilmezse, sair mahlûkatı da insanın ibadetine mukabil Allah?ın yarattığı hizmetçiler olarak bakamaz. İbadetten kaçan insan, aciz varlıklara zelil bir köle olur. Çünkü onların ürettiğini tüketiyor ve kendi de bir şey üretemiyor.
Eğer insan o varlıkları kendine hizmetçi gönderen Rabbini tanımazsa, onların ellerinin üstünde Allah?ın kudret elini görmezse, o aciz yaratıkların her birisi onun için bir ilah olur. Çünkü insan onlara muhtaçtır, Allah onları insan hayatının devamına sebep kılmıştır.
Cenab-ı Hak insanı değerli bir varlık olarak yaratmıştır. Eğer insan görevinde tembellik ederse bütün mahlûkat üstündeki yüksek makamını kaybeder. Çünkü Rabbimiz Kur?an?ı Kerim?de ?Duanız olmazsa ne değeriniz vardır? buyurmaktadır.(2)
Demek Allah katında insanın değeri duası sebebiyle artıyor. Meselemize ışık tutan bir hadisi, Nu?man İbnü Beşîr (ra) şöyle anlatıyor:
?Allah Resulü (sav) buyuruyor ki: ?Dua ibadetin kendisidir.? (3)
Bir diğer hadis-i şerifte de şöyle buyruluyor:
? İnsanların en fazla ibadet edeni en çok Kur?an okuyanıdır. İbadetin en kıymetlisi de duadır.? (4)Değerli bir işi yapan memura, insaflı âmiri elbette takdirname verir. Allah da kendisinin memnun olacağı bir işi yapan kuluna takdirname verir. Yani o kulun Allah indinde değeri artar, onu memnun olacağı bir makama yükseltir. İnsan için en büyük derece, cennet ve cennet içinde kedersiz bir yaşamı elde etmektir. İnsan en mükemmel bir bahçede bulunsa bile, içinde bir sıkıntısı varsa onun için o bahçenin fazla bir değeri yoktur. Burada önemli bir noktaya okuyucunun dikkatini çekmek isterim. Kul, Allah?ı ne kadar severse Allah da kulunu o kadar sever. Eğer insan Allah katında derecesini artırmak isterse, nefsi için en ağır olan bir ibadeti yapmakta ısrar etsin.
Ebu Hüreyre (ra) rivayet ettiği bir hadis-i şerifte, Allah Resulü (sav) şöyle buyuruyor:
?Söyleyeceğim tavsiyelerle kim amel edecek, ya da amel edecek birine kim öğretecek?? diye sordu? Ebu Hüreyre? (ra) ? Ey Allah?ın Resulü, ben.? dedim. Bunun üzerine elimden tutup şu beş tavsiyeyi sıraladı:
?1-Haramlardan kaç ki, insanların en çok ibadet edeni olasın.
2- Allah?ın sana yaptığı taksime razı ol ki, insanların en kanaatkârı olasın.
3- Komşuna iyilik et ki, gerçek mümin olasın.
4- Kendin için sevdiğini başkaları içinde sev ki gerçek Müslüman olasın.
5- Çok gülme, zira çok gülmek kalbi karartır.?(5)
İmkânları sınırlı, istekleri sınırsız bulunan çaresiz insana, ebedi hayatın en önemli anahtarı olan Allah?a iman elbette çok lazımdır. Sonra da iman ettiği, Allah hakkında bilgi sahibi olmak ne kadar gerekli olduğunu izah etmeye gerek yoktur. Allah?ı (cc) tanımaya vesile ve vasıta olan her şey, kul için çok önemlidir. Allah?ı tanımaya perde olan ne kadar güzellikler varsa hepsi anlamsızdır, çoğunun kıymeti yoktur.
Yaratılanların en mükemmeli ve yeryüzünün halifesi olan insan için, hayatî önemi bulunan iman hakkında bilgi sahibi olmazsa; taş ve topraktan daha duyarsız; sinek ve çekirgeden daha akılsız olmaz mı?
Ey insan! İnandığın Allah?ı, onun kelâmı olan Kur?an?ı ve Kur?an?ın tercümanı olan Muhammed (asm) mı tanımaya çalış. O vakit Allah indinde derecen artar, yükseklerin de yükseğine çıkar, şu kâinatın güzel bir takvimi ve meleklerinde alkışladığı bir insan olursun. Böyle bir insanın gittiği yolun sonu, cennete çıkar ve cennette Rabbinin cemalini seyre mazhar olur.
Böyle bir dereceye ulaşmanın usulünü de Resulü Ekrem (sav) Efendimiz tarif etmiş, onu da Hz. Ömer? den (ra) öğreniyoruz. Allah Resulü (sav) buyuruyorlar ki:
?Sizden biriniz eksiksiz abdest alır, sonra da Allah?tan başka kendisine ibadet edilecek bir ilah bulunmadığına ve Hazret-i Muhammed?in (asm) Allah?ın kulu ve resulü olduğuna şahadet ederse cennetin sekiz kapısı onun için açılır. Artık dilediği kapıdan girsin.?(6)
Tirmizi?nin rivâyetinde ise ?Allah?ım! Beni tövbe etmeye muvaffak olanlardan ve temizlenenlerden eyle!? ilâvesi vardır.
Ey insan! Efendimiz Allah?tan aldığı emirleri nefsinde yaşar, abdestini kusursuz alır kelime-i şahadeti getirir, sonra tebliğde bulunurdu.
İnsanda bazen hissiyat galip geliyor ve dengeyi kaybediyor. Sonra da kendisinde bulunan şehvani ve hayvani kuvvetlerin, etkisiyle Allah?ı (c.c) unutturan şeylerin anlamsız olduklarını takdir edemiyor. O kuvvetler akıbeti görmedikleri ve düşünemedikleri için, insanın manevi duygularını felç ediyor. Eğer insan, kör hissiyatın galip gelmesiyle ne gibi tehlikelere maruz kalacağını bir bilse, kalbini kötü şeylerden uzaklaştırır ve dilini duaya alıştırır. İbadet noktasında tembellik eden Müslümanlar, dilini duaya alıştırırlarsa en azından farzları yapmaya muvaffak olurlar. Böylece hazır ve devamsız, geçici lezzetlerle teselli olmazlar.
Vicdanı bozulmamış bir insan kusur işlemenin iyi bir şey olmadığını bilir, bu o kadar tehlikeli değildir. Asıl kusur hatadan dönmeyip inat ve ısrarla günaha devam etmektir. Eğer kusurunu itiraf eder ve Rabbine iltica ederse affa nail olabilir. İnsan ne kadar kusurlu olursa olsun yine de Allah?a iltica ederse kapısından eli boş dönmez. Kur?an-ı Kerim, bil hassa nefsinin esiri olan çokça kusur işleyen insanlar için ümit ışıklarını yandırmakta ve Âdem?in (asm) olayını anlatarak insanlara ümit vermektedir.
Kur?an-ı Kerim, okurken veya dinlerken Âdem babamızın olayına dikkatimizi çekerek bizi günahları işlemek değil uzak kalmaya davet ediyor ve buyuruyor ki:
?Biz Âdem?e dedik: Sen ve zevcen ile beraber, cenneti yurt edinin ve dilediğiniz yerde gezin, yiyin, için; fakat şu ağaca yaklaşmayın. Eğer yaklaşırsanız zalimlerden olursunuz.?(7)
Bu kıssa insanlığa pek çok mesajlar vermektedir. Biz onlardan birini şöyle ele alabiliriz.
Âdem (asm) Cenab-ı Hakk?ın kendine yaptığı tembihi unutarak ya da şeytanın vesvesesine kapılarak, işlediği günahla cennetten atıldı.
Bu olaydan sonra hatadan dönmenin erdemlilik olduğunu bilen Âdem, (asm) Allah tan başka gidecek kapının olmadığını idrak etti ve Allah?a (cc) yalvardı. İlâhi Rahmet imdada yetişti ve kendisine bir takım ilhamlar geldi, derhâl tövbe etti. Allah da tövbesini kabul etti, çünkü Allah tövbeleri çokça kabul eden ve merhameti bol olandır.
Rabbimiz, Âdem?i (asm) yeryüzünde bir kısım sıkıntı ve hizmette bulundurduktan sonra tekrar alıp cennetine götürdü. Kur?an-ı Kerim?in nakil ettiği bu kıssayı şu ayetten öğreniyoruz:
?Olaydan sonra ?büyük pişmanlık duyan Âdem, Rabbinden bir takım kelimeler öğrenip onlara göre hareket etti ve Allah?a yalvarıp yakardı. Allah? da tövbesini kabul etti. Zaten o, tövbeleri kabul eden, merhameti bol olandır.? (8)
Bu mübarek ayetten kendimize şöyle bir mesaj çıkara biliriz!
?Ey insanlar! Eğer kusur etmişseniz ümitsiz olmayın. Allah?ın Rahmeti geniştir, kusur etmişseniz tövbe ve nedamette bulunun. Babanız Âdem ne yaptığının farkına vardıktan sonra, Rabbine iltica etti o da affetti. Siz de babanız âdemin yaptığı gibi onun kapısına gider özür beyan ederseniz, sizi de affeder.? Kaynaklar
(2) Furkan Suresi 25/ 77)
(3) İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:6/513.(4) 500 hadis, No:1; Tirmizi, 3571; Cem-ül fevaid, Büyük, hd, Külliyatı, 9259 müter, N, Erdoğan(5) İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:
(6) Müslim,Taharet17; Riyazüssâlihin 512; Işık yayı 2008,İst
(7) Bakara sûresi 2/ 35)
(8) Bakra Sûresi 2/37)

ALT1
Reklam Alanı

