25 Nisan 2026, Cumartesi
00:35
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

Eğer denilse niçin Hz. Muhammed?e (asm) miraca çıkarılmıştır?

Bunun birçok nedenleri vardır. Birisi şudur:  

Efendimizin Mekke müşriklerine yaptığı tebligata mukabil, onlar alay ediyor, bir türlü kabullenmiyorlardı. Sürekli eza, cefa yapıyor, âdeta hayatı yaşanmaz hale getiriyorlardı. Allah Resulü onların bu davranışlarından fevkalade rahatsız oluyor ve üzülüyordu. 

Belki safi bir kalp bulur, İslam?la tanışmalarına vasıta olurum düşüncesiyle, Zeyd ibni Harise?yi de yanına alarak Taif?e gitti. Maalesef orada da aradığını bulamadı. Görgüsüz, anlayışsız ve taşlaşmış kalplerle karşılaştı. Kimse yüzüne bakmadı. Çocuklara, kölelere taşlattılar, köpekleri üzerine saldırttılar. Pek çok işkenceyi ona reva gördüler. Oradan da eli boş, mahzun ve kederli olarak dönmek zorunda kaldı.

Taif?te başına gelenler çoktan Mekke?ye ulaştırılmıştı. Bu olaydan sonra Mekke müşrikleri, zulümlerini bir kat daha artırdılar.

Sonunda bir de O?na ?epter? dediler. Yani onlara göre Efendimizin anlattıkları hâşâ saçma sapan şeylerdir. Kim onun söylediklerine itibar edecek, birkaç gün sonra söyledikleri unutulur anlamında epter dediler. Allah?ın Resulünü (sav) rahatsız eden asıl mesele de bu idi.  Bu nedenle Rabbimiz Efendimizi huzuruna davet edip inandığı iman esaslarını ve o zalimlerin acı akıbetlerini, ona gösterdi.

İkinci husus:

Rabbimiz Resul-i Ekrem (sav) Efendimizi, beka âleminin mahlûklarına göstermek için, ona böyle bir seyahati yaptırdı. Beka âlemin mahlûkları, Resul-i Ekrem?in (sav) nuruyla pek alâkadardırlar. Çünkü onun getirdiği nur sayesinde cennet ve ahret yurdu, insanlar ve cinlerle şenlenecekti. Eğer Efendimiz olmasaydı, ebedi saadette olmayacaktı.

Bir üçüncü nokta da şudur:

Eğer devlet reisi bir valiyle görüşmek isterse telefonla görüşür mevzuatla ilgili bilgilendirmeyi yapar. Eğer umum ülkeyi ilgilendiren bir mesele olursa o zaman başbakanı köşke çağırır, konuyla ilgili görüşmesini yapar, yapılması lazım gelen işleri bildirir.

Efendimizden evvel gelen peygamberler, bir şehrin valisi hükmünde belli bir beldeye ve cemaate peygamber olarak gönderilmişlerdir. Ama Resulü Ekrem Efendimiz ise tüm insanlığın hatta umum varlıkların peygamberi ve temsilcisidir. Bunun nedenle en büyük mucizelerinden biri olan, miraç olayı cereyan etmiştir. Resulü Ekrem Efendimizin umum peygamberin de peygamberi oluşunun en büyük kanıtlarından biri şu miraç olayıdır.

Efendimizin, diğer bir fazileti de mucizelerinin çeşitliliğidir. Her çeşit mahlûkata mahsus mucizeleri vardır. Allah Resulünden önce gelen peygamberin mucizeleri ise genelde yöre halkının, o günkü aktüel konuları cinsinden oluyordu.  

Ama Resulü Ekrem Efendimizin risâlet-i umumî olduğu için, kâinattaki varlıkların ekserisiyle ilgili mucizelere mazhar olmuştur.

Bir şehrin valisi kazaları teftişe gitse o şehrin çeşitli kademelerinden birer temsilci o valiyi karşılamaya gider.

Kâinat şehrinin en büyük valisi hükmünde olan, Resul-i Ekrem (asm) dünyaya teşrif ettiklerinde, dünya ahalisi onu karşılamıştır. Efendimiz dünya ya geldiği anda cereyan eden olaylardan birini, Süleyman Celebi mevlidi şerifinde şöyle anlatır: ?İndiler gökten melekler sâfu-saf Kâbe gibi kıldılar beytin tavaf.?

O gece Kâbe?de asılı bulunan putların çoğu başı aşağı düşmüştür.

Aynı gece meşhur fars kıralı Kisra?nın meşhur saray-ı sallanıp, on dört şerefesi parçalanıp yere düşmüştür. Misaller çoktur siz okuyucularımı yormamak için, bu iki misalle iktifa ediyorum.

Bu konuda Üstad Bediuzzaman?ın eserinden küçük bir paragraf aktaracağım:

?Sultan-ı Ezel ve Ebed?in en büyük yaveri olan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, âleme teşrif edip ve küre-i arzın ahalisi olan nev?-i beşere meb?us olarak geldiği ve umum kâinatın Hâlıkı tarafından umum kâinatın hakaikına karşı alâkadar olan envâr-ı hakikat ve hedaya-yı maneviyeyi getirdiği zaman; taştan, sudan, ağaçtan, hayvandan, insandan tut tâ Ay?dan, Güneş?ten, yıldızlara kadar her taife, kendi lisan-ı mahsusuyla ve ellerinde birer mu?cizesini taşımasıyla, onun nübüvvetini alkışlamış ve hoş-âmedî etmişlerdir.? (1)

Yukarıda anlatılan sebeplerden dolayı, sadece peygamberimize şu miraç bahşedilmiştir.

Böyle bir peygamberin sünnetlerini, kendine rehber edinen ötede mahcup olmayacaktır.  

 

Kaynaklar

   (1) Bediuzzaman Said Nursi, Mektubat, Sa. 91. İstanbul,

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı