Gelişen teknoloji günlük yaşamımızı etkilemektedir. Artık ülkeler ve insanlar arasında sınırların kalktığı, sorunların globalleştiği ve eğitim,sağlık ve günlük yaşama ilişkin sorunların evrenselleştiği bir çağda yaşıyoruz.Olaylarla gelişen teknoloji sayesinde daha çabuk yüzleşiyor, sebeb ve sonuçlarına ilişkin düşünce üretebiliyoruz.Bu nedenledir ki bilişim çağı denen bu dönemde sosyal medyanın gücünü anlamamız ve bu sanal alemde biz de yerimizi almalıyız diye düşünüyorum.
Sosyal medya her geçen gün daha fazla insan tarafından kullanılmaktadır. Anlık gelişen olaylara ilişkin açılan bloglarlarda,oluşturulan facebook sayfalarında ve twitter ile insanlar görüşlerini birbirleriyle paylaşmaktadırlar.Bu sayede önceden sanal ortamda örgütlenerek her hangi bir konuda demokratik tepkilerini ortaya koyabilmekte ve statükoyu değiştirmek için bir güç olabilmektedirler.Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde domino etkisi yapan yönetim karşıtı eylemler sosyal medyanın gücü açısından önemli olaylar olarak karşımıza çıkmaktadır.Ülkemizde ise ?internetime dokunma? eylemi buna bir örnektir.İki örnekte de birbirini tanımayan ve lidersiz bir şekilde binlerce insan sanal alemde örgütlenerek meydanlarda toplanabilmişti.
Teknolojinin bu kadar hızlı ilerlemesi ve sosyal hayatımızı etkilemesi bireylerde ne gibi etkiler yapabilir? Bu soruya verilecek cevap teknolojinin etkisi bireyden bireye değişecektir. Çünkü internetin yaygınlaşması ve kullanan insan sayısının artması sosyal medyanın da gücünü artırmaktadır. Önceden her hangi bir yerde olan eylemin duyulması için pek çok aracı gerekmekteydi. Olay duyulacak, oraya bir muhabir gidecek, resim çekecek, yazılı haber yapacak, gazete ve ya dergide yazılması için de bir hayli zaman geçecek ve son olarak da kitlelere duyurulacaktı. Ama şimdi bu saydığımız aracılar ortadan kalktı. Olayın olduğu an bir cep telefonu kamerası ile çekilen görüntü, anında dünyanın dört bir tarafına sosyal medya vasıtasıyla paylaşılabilinmektedir. İnsanlar olan olaya tepki verip olay hakkında görüşlerini karşılıklı olarak paylaşabilmektedirler. O zaman günümüz dünyasında hiçbir şeyin saklı kalamayacağını, insanların birbirleri ile olan ilişkilerinde daha dürüst ve samimi olmalarının gerekliliğini öğrenmeleri gerekmektedir.
İster kamuda ister özel sektörde çalışanlar işlerini yaparlarken karşılarında hizmet olanlara karşı daha nazik ve hümanist davranmayı alışkanlık haline getirmelidirler. Kimsenin kimseden üstünlüğü yoktur olmamalı da. İnsan yaratılanların en şereflisi ve Yüce Allah?ın yer yüzündeki temsilcisi ise ona Yaradan?dan ötürü zaten saygı göstermeliyiz. Bu evrensel bir insan hakkıdır.İnsanlara saygı göstermez ve olacak işlerini yokuşa sürerseniz ne olur derseniz, işte o zaman devreye sosyal medya girer bir günde ülke gündemine oturur,huzursuz olur ve gelişen olayları kontrol altına alamaz ve kendinizi doğru anlatabilmek için bir sürü çaba harcarsınız.Kısacası yıpranırsınız.O zaman ne yapmalı sorusunu kendi kendimize sormalıyız.
Öncelikle bu sanal ortamda yerimizi almalıyız.Bilginin paylaşıldıkça çoğaldığını, insanlara yardımcı oldukça gönüllerinde yer edileceğini ve toplumsal çıkarları bireysel çıkarlarımızdan önde tuttuğumuz zaman daha çevremizdekilerle daha sağlıklı bir ilişki kurabileceğimizi anlamayız.İnsana önce insan olduğu için değer vermeli, ona hizmetin Hak?ka hizmet olduğunu anlamalıyız.Sorunları karşılıklı anlayış ve işbirliği içerisinde çözmeye çalışmalıyız.
Sosyal medyanın gücü her geçen gün daha artmaktadır. Her olan olayı olumsuz bir bakış açısı ile değerlendirmek yerine sosyal medyanın olumlu tarafını eğitim etkinliklerinde kullanmalıyız.Bunun için tüm öğrencilerimizin bir e posta adresi almalarını sağlamalı , blog oluşturmalı ve eğitsel etkinliklerde bilgisayarı daha etkin kullanabilmeliyiz.Kendi e postamızı öğrencilere vererek onların bize her zaman ulaşabilmelerini sağlamalıyız.Bunun için önce kendimiz üretici olmalı ve ürettiklerimizi, deneyimlerimizi ve tecrübelerimizi paylaşmak için web sitesi açmalı, blog oluşturmalı, facebook ve twitter gibi sosyal paylaşım sitelerine üye olup sanal alemde yerimizi almalıyız.02/06/2011


