Arkadaşlar, takım kaptanı olmak onurlu bir görevdir.Takım kaptanında üç özellik aranır:
1. Takıma rehber ve örnek olma.
2. Takımı koruma.
3. Cesaret ve tutarlı bir davranış sergilemesi beklenir.
Bu görev, takım kaptanına saygı duyan ve bu kaptanın takıma doğru yolu göstereceğine inanan diğer sporcu arkadaşları tarafından verilir. Bununla beraber bu onurlu görev büyük bir sorumluluk gerektirir. Arkadaşlar, biliyorsunuz bu bir mahalle takımıdır. Büyük takımlarda aranan özellikler bunda aranmamalı, ileride takımımız büyüdükçe onlar da olur. Bunun için takım kaptanı, takımın kötü bir performans sergilemesinde sorumluluğu omzuna alır ki; takım içine kötü bir sonuç getirmesin. Kaptanların performansının yüksek olması ve takımı zafere götürmesinde öncülük etmesi beklenir.
YEDEK KAPTAN GELİYOR
İçinizde bu yeteneklere sahip olduğunu gördüğünüz bir arkadaşınızı, yedek kaptan olarak seçersiniz. Basketbol takımı yedek kaptanını da seçtikten sonra, imam söz aldı ve şöyle dedi: ?Arkadaşlar hepinizin huzurunda söylüyorum. Bu yedek kaptan Serkan kardeşiniz, benim bütün yetkilerimi kullanabilir. Ama görevi kötüye kullanmak yok. Her meslekte olduğu gibi, bu meslekte de küçük bir yanlış takımı olumsuz yönde etkiler, belki de dağıtır. Bu nedenle bütün çalışmalarımızı müşterek akılla yürüteceğiz. Hatta şahsi meselemizi gündeme getirip, onu da müşterek akılla değerlendirsek zararımız olmaz.Müşterek akılın, verilecek kararların isabetli olmasında çok önemli rolü vardır. Bir mesele hakkında iyiden iyiye düşünülmeden, başkalarının fikir ve tenkitlerine arz edilmeden verilen kararlar, çok defa hüsran ve hezimetle neticelenmiştir. Düşüncelerinde kapalı, başkalarının fikrine hürmet etmeyen, kendi kendine büyük bir yeteneğe sahip, hatta dâhi de olsa her düşüncesini meşverete arz eden, bir diğer insana göre daha çok yanıldığı görülür.?
Gençlerden biri söz aldı. ?Hocam müşterek akıl ne demektir?? dedi. İmam efendi konuyu şöyle izah etti: Toplumu ilgilendiren bir konuda, toplumun görüşünü almak ve konuları enine boyuna tartışarak bir karara bağlamak demektir. Kur?an-ı Kerim?de bunun adına meşveret denir ki; Rabbimiz meşvereti emretmiş ve ?Onlar, işlerini istişare ile yürütürler,? buyurmuştur. (1) Bir diğer ayette ise şöyle buyurulur: ?Onları affet, onların bağışlanmaları için dua et ve işlerini de onlarla istişare et.? (2) Peygamber Efendimiz ben peygamberim emrediyorum yapın dememiş, o da Allah?tan aldığı emir doğrultusunda hareket etmiştir. Yapılması lazım gelen işleri ashabıyla meşveret etmiştir. Bu ayetlerden ve Efendimizin davranışlarından anlaşıldığı üzere, takım kaptanının nasıl bir sorumluluk aldığını görüyorsunuz. Bu noktada arkadaşınıza yardımcı olacak ve zor durumda bırakmayacaksınız değil mi? Arkadaşlar vakit bir hayli geçti, toparlanıp gidelim. Gençler toparlanıp minibüse bindiler. Güzel bir gün geçirmenin heyecanıyla, hani derler ya felekten bir gün çaldık. Felekten bir gün almanın neşesiyle, marşlar söyleyerek yol alırken imam gençlere seslendi.
Kaynaklar:(1) Şûrâ Suresi,42/38 (2) İmran Suresi, 3/159


