Bir kişisel gelişim uzmanı diyor ki İZLEDİĞİNİZ HER PROGRAMDA BİLİNÇ ALTINIZA YERLEŞTİRİLEN BİR ŞEYLER VAR.
Gazeteci yazar BANU AVARIN katılmış olduğu bir programda aynen ifadeleri şu şekilde ‘Türk toplumuna bir operasyon uygulanıyor.
Bunların hepsini şöyle bir düşündüğümüzde SURVİVÖR,KADIN PROGRAMLARI,İZDİVAÇ PROGRAMLARI,FEER FACTOR bunların hepsi tek elden bütün dünya ülkelerine pazarlanıyor hatta peşkeş çekiliyor.
Özellikle bizim toplumumuz gibi örf ve ananelerine bağlı inançlı,ekonomisinde ve toplum düzeninde farklılıklar olan milletler üzerinde oynanıyor bu oyun..
Programda ben seni istemem onun daha çok malı var, o daha çok yakışıklı gibi bizim dinimizin emirlerine ters iletişim oyunları kuruluyor.
Emir nedir önce imanına bak, sonra soyuna ailesine,daha sonra malına mülküne …
Hiç duydunuz mu sen namaz kılar mısın, senin anne baban kardeşlerin ne iş yapar, ailenizde hafız var mı?
Survivör denilen program resmen aman arkadaşına güvenme yeri ve zamanı geldiğinde onu arkasından vurmalısın gibi mesajlar vermektedir.
Toplumumuzda tamamen bir değişim sağlayacak bu programları günlük hayatımızdan çıkarabiliyor isek en başarılı aile biziz demektir.
Bir büyüğümü dinler iken onu ne kadarda küçümsemişim.
İzlediğiniz filmlerde, reklamlarda başarılı olan insanların ne yediğine, ne giydiğine, kimlerle beraber olduğuna dikkat çekerler…
Bizlerde başarılı olmak istiyor isek onlar gibi yaşamamız gerektiğine inandırıyorlar ve zamanla karşılaştığımız en küçük zorlukta bilinç altında saklanmış olan birikintiler bizi bu yaşantıya götürüyor.
Mesela bir enerji içeceği reklamında adamın içeceği kullandıktan sonra ne kadar aktif ne kadar hızlı ve çevik olduğu bilinç altına işlenmiştir.
Bazen bende görüyorum 7-8 yaşlarında çocuklar bu enerji içeceklerinden alıp içiyorlar.
Arka planda bu çocuğun sağlığını sorgulayan hiç kimse yok, bu gibi içeceklerin insan vücuduna verdiği zararı bile bile alınıp satılan bu içeceklere tepki bile yok.
Bu tip içecekler belirli bir yaş altına satılmaz ise ne kadar mutlu oluruz.
Özellikle son zamanda ülkemize sokulan ETLER,GEDEOLU PİRİNÇLER,DENEME SAFASINDAKİ İLAÇLAR bunların hepsi bizler üzerinde oynanan oyunun bir parçasıdır.
Aman çocuk yapmayın nasıl bakacaksınız..İkisi neyine yetmiyor neden üç gibi cahilce sarf edilen kelimeler 1980 yıllardan buyana dillendirilen ve görselleştirilen bir oyunun bilinç altına kazınmış halleridir.
Son yıllarda yapılan çalışmalar bu gibi oyunları bozucu rol oynar iken toplumda da öze dönüş yaşanmaktadır.
Kısacası sevelim sevilelim toplumumuza sahip çıkalım genç nesiller bizim geleceğimizdir.
Onları doğru bir şekilde yetiştirelim, oyunlardan uzak tutalım onlar için oyun körebe veya dokuz taş olarak kalsın.
KÖTÜ ZİHNİYETLER BİZDEN UZAK OLSUN..
HAYIRLI RAMAZANLAR BOL BEREKETLİ GÜNLER GEÇİRMENİZ DİLEĞİM İLE ALLAHA EMANET OLUNUZ.


