16 Nisan 2026, Perşembe
05:44
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Soma'da bütün ülkeyi mateme boğan bir facia yaşadık. Daha ilk saatlerde kazanın büyüklüğüne dair güçlü işaretler vardı ve endişelendik. Ama yine de bir umut dedik. Bu kadar büyümez, kayıplarımız bu kadar artmaz, dedik.

Ama öyle olmadı, iyimserliğimiz kısa sürdü. Türkiye tarihinin en büyük iş kazası gerçeği ile karşı karşıya kaldık. Dünya tarihinin en büyük maden kazalarından birini yaşadığımızı gördük. Her geçen dakika kayıp sayısı artıyordu, herkes son dakika haberlerine kilitlenmişti.

Bütün ülke korkunç bir acıyla ve çaresizlikle yüzleşiyordu. Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın kayıp sayısını 'yüz elli bir' diye açıklayan sözlerinden ve daha fazlasını söylemeye dilinin varmadığını hissetmemizden sonra işin vahameti ortaya serildi. O gece Türkiye uyumadı, uyuyamadı, hala da uyumuyor.

Eminim bütün ülke, o ailelerin, çaresizce haber bekleyenlerin kalp atışlarını hissetti. Hepimiz hissettik. Haber merkezlerimize akan her bilgi kalbimizi sıkıştırdı.

Acının kimliği olmaz, tarifi olmaz, ilacı olmaz. Acı acıdır ve çekilir. Sadece ve sadece paylaşıldığı zaman azcık da olsa katlanılabilir hale gelir.

YAZININ  TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı