16 Nisan 2026, Perşembe
03:52
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Bilmiyorum Camia bünyesindeki arkadaşlar, kaç zamandır “evlere ateş düşmesi”ni bekliyorlardı? 

Dua-beddua her ne ise yapılmıştı ve onun geri dönmesi mümkün değildi.

Çünkü dua-beddua her ne ise, revaçta olan kanaat sebebiyle onun Peygamberimizin icazetinden geçmemiş olması düşünülemezdi!

En sonunda Soma’ya “ateş düştü!”

Fethullah hoca, bu ateşin kendisinin duasına-bedduasına giren ateşle ilgili olmadığını ifade etti.

Dün, Herkül. Org’un yöneticisi Osman Şimşek, sayın Gülen’in bu konudaki değerlendirmesini açıkladı. Zaman’a haber olarak yansıyan değerlendirmesinde sayın Gülen şu değerlendirmeyi yapmıştı:

“Hocaefendi’nin, musibetzedeler hakkında ‘müstahaklar’ demenin katiyen yanlış olduğunu vurguladığına dikkat çeken Şimşek, şöyle devam etti: “Muhterem Hocamız, ‘Bu türlü mülahazalar musibeti ikileştirir’ dedi ve ekledi: ‘Kim bilir, belki hepimizin başka başka günahlarımız vardır. Herkes kendi muhasebesini yapmalı ve kendi günahına tevbe etmelidir.”

Doğrusu buydu. Herkesin kendi günahları vardı ve herkes ona tevbe etmeliydi.

Ama, Camia’nın her ferdi öyle bakmıyordu. Özellikle “İlahiyat birikimi” olanlar, Kur’an bünyesinde arkeolojik kazılar yaparak, Soma ile güncel gelişmeler arasında irtibat kurmanın yollarını aradılar.

Bunlardan birisi Zaman yazarı Ali Ünal olu. Ali Ünal, pazartesi günkü yazısının başlığına “Musibete davetiye çıkarmak” ifadesini koydu. Daha bu başlıktan, Soma olayına nasıl bakıldığını anlamak mümkün olmaktaydı. Birileri “musibete davetiye çıkarmıştı!” Musibete davetiye çıkarmak dendiğinde, akla, kömür ocaklarındaki yanlışlıklar gelebilirdi ama Ali Ünal onu kastetmiyordu.

YAZININ  TAMAMINI  OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı