16 Nisan 2026, Perşembe
02:20
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

27 Mayıs, “Tek Parti” ideolojisine göre siyasi hayatı yeniden tanzim hareketidir. “Gerekirse kelleler alınır” zihniyetinin gerçekten “kelle avcılığı” yaptığının göstergesidir. Altında Terakkiperver Cumhuriyet ve Serbest Fırka’nın kısa sürede iplerinin çekilmesi iradesi vardır. Yassıada, İstiklal Mahkemeleri’nin uzantısıdır. Sadece askeri bir eylem değil, siyasi - askeri - medyatik bir komplodur. 

En temelinde, halkın, “Yeni bir toplum üretme” tarzındaki jakoben projeye itirazının hep diri olduğu - olacağı kuşkusu ve onun şiddet kullanılarak etkisiz hale getirilmesi alt şuuru vardır.

Ne yazık ki bu alt şuur, aradan geçen bunca zamana rağmen bir kesimde varlığını sürdürmektedir.

28 Şubat günlerini hatırlarsak, bir emekli amiral, o günlerde, “1950’de çok partili hayata erken geçildiğini, o tarihte devrimlerin halka yeterince mal olmadığını, sonraki dönemde de partilerin karşı devrim yolunda birbiriyle yarıştığını, o yüzden askerin zaman zaman devreye girip halkı hizaya soktuğunu” yazmıştı. Ak Parti’nin yüzde 50’lerde oy aldığı ve buna rağmen kapatma davasına maruz kaldığı günlerde bir rektörün, “Yüzde 95’lerde oy alınsa bile sistemin kutsalları söz konusu olduğunda bunun bir anlam taşımayacağı”nı söylemesi de aynı alt şuurun yansıması idi. Ben o günlerde “Bu rektör rahatlıkla yüzde 99 oy alsanız bile” diyebilir. Acaba öteki yüzde 1’in kıymet-i harbiyesi nereden geliyor?” diye sormuştum.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı