İçinden geldiğim camia' ifadesinden hareketle kimileri malum yapıya eleştiri getirdiğimi sanmışlardı.
Evet, öyle sanmışlardı.
Çünkü 'hizmet' ve 'cemaat' kavramlarının ardından 'camia' kavramı da belirli bir 'yapıya' mahsus kılınmıştı.
Hem 'çoğulculuktan' bahsedip hem de kavramlara varıncaya değin tekelleştiriyorlardı.
Çok tuhaftı.
İhale kazanan firmaların sözleşmelerde 'yüklenici' diye tanımlanmalarını çağrıştırıyorlardı.
'İhaleyi' kim nasıl vermişti bahsi diğer; ancak böylesi bir 'ihale' sonucu bu kadar 'tekelleşme' mümkün olabilirdi.
Sanki dersin Türkiye'de kendilerinden başka bir cemaat, kendilerinden başka bir camia, kendilerinden başka hizmet veren yoktu.
İnsan diğer cemaatlerin, camiaların varlığını aklına düşürür de birazcık hicap eder.
Hicap ne ki, tam aksine, müktesep hak gibi kabullenildi.