inna lillah ve inna ileyhi raciun
Celal Abi
kalbimin yanında huzur bulduğu insan!
kalbi yüzlerce, binlerce kalbe sığınak olan insan!
sadık dost
vefalı kardeş
emin abi
içi dışı bir insan
sevdi mi adam gibi seven, kızdı mı adam gibi kızan, sonsuz atlısı
gönlü gül gibi taze ve nazenin
siması alev alev
öfkesi de Allah için sevgisi de
İslam'a ihanet edeni affetmez sadece
geri kalan herkese kanatları açık
bir düşkünü görmeye görsün kaldırır
bir açı fark etsin doyurur
bir yaralı gönül görsün sarar!
verdiği herhangi bir söz için 25 yıldır bir kere olsun bahane ürettiğine şahit olmadım!
derdin varsa onun derdi, ihtiyacın varsa onun ihtiyacı
dört elle sarılmak nedir ondan öğrenmeli insan!
son yıllarda 40 yıllık eski dostlarını arayıp bulduğuna şahit olurduk!
sanki hiç ayrılmamışlardı!
sarhoşu, bağımlısı, evsizi, kaçkını ona bir kez selam vermişlerse bir daha ondan yakalarını kurtaramazlar!
öyle şefkatle kucaklar! öyle merhametle sarar ki adam "ben dünyaya yeni doğdum" demeye başlardı!
yetimlik nedir
yetim kime denir şimdi bana sor sen!
yıllar önce vefat eden bir sevdiği "Celal Abi olmadı mı İstanbul boşalıveriyor" demişti!
ben de ona özendim "abi benim için İstanbul sensin" demiştim
gözleri dolmuş olmalıydı ama göstermedi
doğru söylemiştim "Abi bana istanbul sensin"
kaybım çok büyük
hadis diye işitmiştim: "ahir zaman da ele an az geçecek olan şey, sıddık-ı vefiy'dir. bulursanız sakın peşini bırakmayın!"
sıddık-ı vefiy, vefalı dost
25 yıldır ben ona karşı vefalı olamadığım çok haller oldu!
lakin o bana karşı vefasını hiç bozmadı!
çoklarının yanında kaybettiğimiz değeri, onun yanında her zaman hazır bulduk!
her zaman sırtımı yasladığım bir dağdı
gölgesi kaybolmazdı üzerimizden!
ne zaman yanına varsam içimdeki öfke, gıybet, ye's kaybolur; yerini huzura bırakırdı! bu onun Allah'ın dostu olduğuna bir delildi!
yanlızca bana ya da yakın çevresine karşı değil
ona yakın duran herkes için aynı dosttu o
kalbi ne kadar geniş derdim!
hafızasında binlerce isim vardı
bir dostu bir ihtiyaç ile muzdarip ise "suç bizim niye zamanında haberdar olamadık" der hayıflanırdı.
alem-i İslam'ın çektiği felaketler için üzülür, adam gibi ah ederdi.
hiç bir işi desinler tarzında yapmazdı.
yürürken dimdik, ok gibi doğru yürürdü!
hiç bir köşeyi kavis yaparak dönerken görmedim
dik açı yürür keskin dönüş yapardı.
kıvırma, yalan, tevil, sessiz kalma yoktu onun dünyasında
bir şeyi hak bilirse onun aksine hiç bir sözü dinlemezdi!
ehl-i imanın arasına atılan fitne çok acıtmıştı canını
onun canı acıdı mı adam gibi acırdı
bu acıya hiç bir kalbin dayanması mümkün değildi
bir duaya durmuştu son zamanlarında!
"ya Rab benim vücudumu parça parça et! lakin ehli fesadın yüzlerindeki maskeyi düşür!"
kendini kurban etti
bizi yetim bıraktı!
ben şimdi yetim kaldım işte!
keşke bunları şimdi yazıyor olmasaydım!
aziz dostlar siz de yetim kaldınız
bir sütunu daha devrildi dünyanızın
gecenin bu saatinde bunları yazmam
yarın ikindi namazı Eyüp Sultan Camisinde vedalaşmaya gelin demek içind