12 Nisan 2026, Pazar
18:25
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

حم وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُّبَارَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

 

فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

 

“Açık olan ve gerçeği açıklayan bu kitaba yemin ederim ki

 

Biz onu kutlu bir gecede indirdik. Çünkü Biz haktan yüz çevirenleri uyarırız. O, öyle bir gecedir ki her hikmetli iş, tarafımızdan bir emirle, o zaman yazılıp belirlenir.” (1)

Bu mübarek ayetler berat gecesi ve bu gecede cereyan eden olaylarla ilgili bilgiler vermektedir. Bu gecede cereyan eden pek çok olay vardır. Bunların başında Kur’an-ı Kerim’in nazil oluşu gelir. Çünkü Kur’an şu kâinat kitabının tercümanı ezelisidir.

Kur’an’daki surelerin hususan mevzuumuza ser levha yaptığımız surenin başında bulunan ve heceleyerek okuduğumuz harflere huruf-u mukattaa denir. Âlimlerimiz, “Bu harflerin manasını anlamaya beşerin ilmi gücü yetmez. Bu harfler, Allah ile Efendimize arasında bir şifredir! Efendimize verilen gaip âleminin anahtarlarıdır! Allah Resulü o anahtarlarla gaip âlemlerinin kapılarını açar ve bilmediğimiz bazı sırları okur, gerekli görürse ümmetine bildirir. Rabbimiz, bu anahtarları hem Efendimize, hem de onun vârislerine vermiştir. Yani insan kendi kesbiyle ve çalışmasıyla, bu harflerin ifade buyurduğu manaları anlayamayız” demişler.

Sadece geleceğe ait verilen bazı haberleri, ehli keşif ve velayet izni ilâhi ile görüp gerekli gördüklerini açıklamışlardır.

Üstad Bediüzzaman bu konuyu şöyle anlatır:

“Muhyiddin-i Arabî  الم غُلِبَتِ الرُّومُ  suresi’nde pek çok ihbarat-ı gaybiyeyi bulmuştur. İmam-ı Rabbanî, surelerin başındaki mukattaat-ı huruf ile çok muamelât-ı gaybiyenin işaretlerini ve ihbaratını görmüştür ve hâkeza. Kur’an, ülema-yı bâtın için, baştanbaşa ihbarat-ı gaybiye nev'indendir”.  (2)

Bir zaman Benî-İsrail âlimlerinin bir kısmı huzur-u Peygamberî’de surelerin başlarındaki آلم كهيعص

gibi, mukattaatı hurufiyeyi işittikleri vakit, hesab-ı cifrî ile dediler: “Ya Muhammed! Senin ümmetinin müddeti azdır.” Onlara mukabil dedi: “Az değil.” Sair surelerin başlarındaki mukattaatı okudu ve ferman etti: "Daha var." Onlar sustular.

İkincisi: Hazret-i Ali Radıyallahü Anh’ın en meşhur Kaside-i Celcelutiyesi, baştan nihayete kadar bir nevi hesab-ı ebcedî ve cifir ile te'lif edilmiş ve öyle de matbaalarda basılmış.

(3)

 

 Şu كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ  “Emrin hakîm” yani; (her hikmetli iş) cümlesi iki ayrı manaya işaret ettiği kanaatine varılmıştır:

 

Birincisi:

 

- Hikmetli, hiç bir yanlışı olmayan doğrudan doğruya Allah tarafından verilen mühim bir emir.

İkincisi:

- Kesinleşmiş, geri dönüşü olmayan muhkem emirlerdir.

 

Bu Kur’an insanların doğru bildiği yanlışları düzeltmek için tarafı İlahiden gönderilmiş bir kitaptır. Böylece insanlar eğri büğrü yaşamaktan kurtulsunlar. Hem hakkı ve bâtılı bir birinden ayırıp açık bir surette beyan eden şu Kur’an, mübarek bir gecede indirilmiştir. Hayrı bol olan bir gecede uyarıcı olarak indirilmiştir. O hayrı bol ve mübarek gece, muhtemelen leyle-i berattır. Çünkü ayette inzal tabiri vardır. İnzal bir defada indirilmesi anlamına gelir. Hâlbuki Kur’an, ayet ayet yirmi üç senede tamamlanmıştır.

Cebrail (asm) Kur’an’ı, levhayı ezeliyeden bir cümle olarak Şaban ayının on beşinde, yani berat gecesinde almış ve nushalanması için, yazıcı meleklere vermiş. Yazıcı melekler de Berat gecesi başlamış, Kadir gecesinde bitirmişler. Yani nüshaları Leyle-i Kadir gecesine kadar çoğaltıp tamamlamışlar. Hz. Kur’an’ın Levhayı ezeliyeden bir defada alınışına “İnzal” tabiri kullanılır.  Yeryüzüyle tanışması ise Leyle-i Kadir’de olmuştur. Daha sonra ayet âyet yirmi üç senede tamamlanmıştır. Bu safhaya da “Tenzil” tabiri kullanılır.

 

Kur’an-ı Kerim’in her hikmetli iş, o gecede sınıflandırılır demesi, gelecek şu noktaları haber veriyor:

Bir sene içerisinde cereyan edecek olan olaylar ve onların vaki olacakları zamanlar, mekânlar, ilgili meleklere ayrıntılı olarak bildirilir. Mesela, kulların erzakı, eceli ve sair işleri yazılır, belli olur. Bir de denilmiştir ki bu işleme Berat gecesinde başlanır, Kadir gecesine kadar tamamlanır. Erzak nüshası Mîkâil (asm); harpler, zelzeleler, hasifler, sâikalar nüshası Cebrail (asm), ameller nüshası dünya sâhibi İsrafil’e, musîbet nüshası da Azrail’e (asm) verilir.

Nitekim bu konuya ışık tutan bir Hadis-i Şerif İbni Abbas (ra) tarafında şöyle rivayet edilmiştir:

“Bir sene içinde vukua gelecek olan hayırlar, şerler, Rızalar, eceller “ümmülkitap” denilen bir levhaya Kadir Gecesi’nde yazılır, tespit edilir. Bütün bu takdirler ise zaten Cenab-ı Hakkın ezeli ilminde sabittir.”(4)

Bu gecede vukua gelen olaylardan birini de

 

Hz. Ayşe (ra) rivayet etmiştir. Hadisi Şrifte Efendimiz (sav) şöyle buyuruyorlar:

 

  عن عائشة رَضِيَ اللّهُ عَنْها قالت: ]قَالَ رَسُولُ اللّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَنْزِلُ اللّهُ تَعالى لَيْلَةَ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ الى سَمَاءِ الدُّنْيَا فَيَغْفِرُ ‘كْثَرَ مِنْ

 

عَدَدِ شَعْرِ غَنَمِ كَلْبٍ  

 Allah Teâlâ Hazretleri, Şaban ayının 15. gecesinde dünya semasına Rahmetiyle tecelli eder ve Kelb kabilesinin koyunlarının tüyünün adedinden daha çok sayıda ateşe müstahak olanların günahı affolunur.” (5)

 

Berat kandili ile ilgili olarak Hz. Ali’nin (ra) rivayet ettiği Hadis-i Şerifte Allah Resulü (sav) şöyle buyurmaktadır:

 عَنْ عَلِيِّ بْنِ أبـى، طَالِبٍ قَالَ: قَالَ رَسُولَ للّهِ صَلَّي اللّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ : ) إذَا كَانَتْ لَيْلَةُ الـنِّصْفِ مِنْ شَعْبَنَ ، فَوقُ مُوا لَيْلَهَا وَسُو مُوا نَهَارَهَا. فَإنَّ اللّهَ يَنْزِلُ فِيهَا لِغُرُبِ الشَّمْسِ إلى سَمَاءِ الدُّنْيَا. فَيَقُولُ: أَ مِنْ مُسْتَغْرٍلِي فَأغْفِرِ لَهُ! أَ مُسْتَرْزِقٌ فَأرْزُقَهُ! أَ مُبْتَلىً فَأُعَافِيَهُ أَ كَذَا أَ كَذَا، حَتَّى يَطْلُعَ الْفَجْرُ( .فِي الزوائد: إسناده ضعيف، لضعف ابْنِ أَبِي يسرة، ولسمه أَبُو بَكْرٍ بن عبد اللّه بن مُحَمَّد أَبِي يسرة. قَالَ فين أحمد بن حنبل و ابْنِ معين: يضع الحديث.

 

 “Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman gecesinde namaz kılın, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Allah Teâlâ hazretleri, o gün, güneşin batmasıyla, dünya semasına iner ve şöyle der: "Bana istiğfar eden yok mu mağfiret etsem! Benden rızık isteyen yok mu rızık versem, belaya maruz kalan yok mu afiyet versem. Şöyle olan yok mu, böyle olan yok mu?” Bu hal fecrin sökmesine kadar devam eder.” (6)

 

حم وَالْكِتَابِ الْمُبِينِ

“Açık olan gerçeği açıklayan şu kitaba yemin olsun ki her şey apaçık bir şekilde yazılıdır.” (7)

 

 

 

Cenab-ı Hak yemin ediyor. Şimdi düşünüyoruz. Ne yemin eden sıradan birisidir, ne de adına yemin edilen sıradan bir kitaptır. Yemin eden Allah, yemin edilen Allah’ın kelâmıdır. Kitaba nazarımızı gezdirdiğimizde, ey insanlar ve cinler, diye sesleniyor! Demek Kur’an’ın muhatap seçtiği insanlar ve cinlerdir. O vakit biz bu kitabı ciddiye almak zorundayız. Çünkü bu kitapta insan için hayati önemi bulunan değerler var demektir. Yoksa basit bir şey için yemin edilmez. Bir de yemin eden İzzet ve Azamet sahibi Allah olursa meselenin ciddiyeti bir kat daha artar.

Kaynaklar:

(1) Duhan Sûresi, 44/1-2-3

(2) Söyler, Bediüzzaman Said Nursi, Sayfa No: 405, Envar neşr, İst.

(3) Sikke-i Tasdik-i Gaybi, Bediüzzaman Said Nursi, Sayfa No: ( 95 )Akçağ Yayınları. Feza Gazetecilik, Aş. Envar neşr, İst.

 

(4) Hak Dini Kur’an Dili, Elmalılı M. Hamdi Yazır, Cilt, 7, Sayfa No: 68, Feza Gazetecilik Aş. Yeni Bosna, İst.

(5) Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan Hadis No:4567 cilt, 12, Sayfa No: 496, Akçağ Yayınları. Feza Gazetecilik AŞ, Yeni Bosna İst.

(6) Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof. İbrahim Canan Hadis No:6400 cilt, 17, Sayfa No: 84, Akçağ Yayınları. Feza Gazetecilik AŞ, Yeni Bosna İst. Envar neşr İst.

 

(7) Duhan Sûresi, 44/1-

 

Not:

01.06.2015. Pazar ertesi günü Berat kandilidir. Bu mübarek günün, gündüzünü oruçlu gecesini de ibadetle geçirmenin çok büyük fazileti vardı. Bu gece kendimizi af ettirip beratımızı almaya çalışalım!  

Bu vesileyle umum İslam âleminin Leyle-i Beratını tebrik eder âlem-i İslam’ın saadetine vesile olmasına dua ederim.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı