12 Nisan 2026, Pazar
10:55
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Anadolu atomun son çekirdeğidir

Çekirdek patlarsa geriye Nagazaki ve Hiroşima kalır

 

nicedir ülkemi yakan yangın hakkında bir şeyler söyleyeyim derim!

amma gönlüm daralır vaz geçerim!

geçenlerde yıllardır kapadığım yüreğimi açtım, yavrusunu kaybeden analar için bir ağıt yazdım! o acılar kendi acılarımdı esasen! yürek bir kere kanarsa yıllarca kan akıtır!

şu çiçeğe dikkat edin! kalbinizde bir şeyler kıpırdıyor mu?

eğer öyleyse beni hala anlayabilirsiniz!

kalbe ya sevgi ya da nefret hakimdir! bir şeyleri sevebiliyorsanız muhatabınızı hala anlama imkanınız var demektir. yok nefret hakimse nisan yağmuru içseniz onu zehire çevirirsiniz!

eğer öyleyse her şeyden önce kalbinizi kurtarın!

en çok yardıma muhtaç olan siz siniz demektir!

 

ah vatanım

boşuna değil bu sözler! bizim nesil yıllarca Balkanlardan, Kafkasya’dan, Filistin’den geri çekilişin acı hikayeleri ile büyüdü. İslam medeniyetinin kurucu unsuru Türk  milletini yeryüzünden silmek isteyen batılı güçler, bu bölgelerdeki farklı unsurları aleyhimize kışkırttılar.

azından beşyüz yıldır yurt edindiğimiz topraklardan kırıla sürüle Anadolu’ya toplandık. Balkanlardan geri çekilirken 50 yılda 5 milyon şehit verdik! son Balkan kıyımından (1912) geri çekilirken meşhur Rus siyasetçi Leon Troçki şöyle yazmıştı. (o tarihte henüz gazeteciydi.):

 “Haçlı ordusunun geçtiği yol, tüylerini diken diken edecek, mideni bulandıracak suçların izleriyle kaplı! Müslüman Pomak köylerinde evleri, çiftlikleri, insanları, hayvanları, kadınları, çocukları yok eden top ateşini seyretmek! Suyun içine sürüklenen Türklere yaban ördeği avlar gibiateş etmek, süngülerin ucunda köprüden atılan kurbanları izlemek görülmeğe değer manzaralar doğrusu! Tırnova’dan Kırcali’ye kadar yol boylarında, elleri arkadan bağlanmış, boğazları boyun kemiklerine kadar kesilmiş sakallı Müslümanlar, evinin bahçesine serilmiş ihtiyar kadınlar, toplanmamış ganimetler gibi yolları işaretleyen çocuk cesetleri! Al sana medeniyet, daha ne istiyorsun!”

Kafkasya'dan çekilirken durum daha iyi değildi. Çerkez, Çeçen, Karaçay, Kazak vs Müslümanlar hurda gemilerle Karadeniz üzerinden Anadolu'ya sevk edilmiş, çoğu haşin dalgalarda gark olmuştu. geri kalanlar günlerce karanlık dalgalarla boğuşmuş, açlığa ve susuzluğa dayanamayan bebeler ölmüş, annelerinin kucaklarından zorla koparılan minik bedenler, denizin soğuk karanlıklarına atılmıştı. o yüzden Kafkas göçmenleri yıllarca balık eti yemedi. Çünki çocuklarının etini yiyen balıkları yiyemezlerdi.

Ah vatanım

 

kanının son damlasına kadar Filistin’i Yahudi hamisi İngiliz kafirine karşı savunan mehmetler hasta, perişan ve ihanete uğramış bir halde geri çekilmek zorunda kalmışlardı.

bir yanda "bizi kime bırakıp gidiyorsunuz" diye ağlayan Filistinli kadınlar diğer yanda İngiliz ajanı Lavrens'in çeteleri tarafından kıyıma uğratılan hasta ve yaralı kafilelerinin bir yudum su diye inleyen feryatları vardı!

Sonunda atalarımızın misak-ı milli diye çizdikleri son hudutlarda lazı, çerkezi, kürdü kucaklaşıp yaralarımızı sarmaya ve medeni bir millet olmaya çalıştık.

bu kara günlerde bunları niye anlatıyorum!

Şu hakikatın bilinmesi için “Anadolu Türkler için atomun son çekirdeğidir. atomun son çekirdeği bölünemez! bölünürse geriye nagazaki ve hiroşima kalır!

bu ülke kurulurken Kürdlerin ataları Türklerle kaderini birleştirme kararı aldılar. bu kararı bozmak için tarihte sırpların, yunanlıların ermenilerin yaptığını bütün cedleri müslüman olan bir toplum yapabilir mi?

Cihan harbinden bu güne çok zaman geçti, çok acılar yaşandı, Kürdler Hakkari’den  İstanbul’a kadar Türklerle et ve tırnak gibi oldu.Gül gülistan bir hukuk devleti kurmak yerine terörü seçmek kime hizmettir.

oysa yapılabilecek ne kadar çok şey var!

beldeleri imar etmek!

Halkın cehaletten kurtarılmasını, medeniyetin nimetlerinden istifade etmesini sağlamak!

Hakkari ve Bingöl dağlarında bir Türk ailenin rahatça piknik yapabileceği kadar kardeş ve emin olmak!

Kürt kültür ve dilini geliştirip güzelleştirmek! ve sair -uzatmamak için kısa kesiyorum-

bunlar yerine halkın cehaletini ve vahşeti derinleştirerek güç sağlamak en vahşi usullerle bin yıllık cihat arkadaşı olan Türk ordusuna saldırmak Kürd davasına hizmet eder mi?

kanun hakimiyetini sağlayıp modern idare usulleri ile bölgesel yönetimi ve güvenliği güçlendirmek yerine Türklerin can damarı olan bayrağa ve devlete saldırmak, Kürtlerin iyiliğini isteyen bir zihniyetin işi olabilir mi?

sığındığımız son vatanda bizi can evimizden vurmak isteyen güçler kürt olabilir mi? biz kardeş değil miyiz! bunlar olsa olsa İslamın son kalesini kan ile boğmak isteyen haçlı ordularının ilkel şovelye artıkları olabilir!

Sözüm gençlere

bizim çocukluğumuz "gök kubbeyi üzerlerine yıkacağız! köklerini kazıyacağız" diye nutuk atan siyasetçilerin ninnileri ile geçti. terör kansere benzer! ne gök kubbe yıkılır! ne kökü kazınır! kanser ancak dikkatli bir bakım ile kontrol altına alınabilir!

devletin terörle mücadele edecek güçleri vardır. bu iş devletin işidir!

Mü’minin  yüreği  ağlayan anaların acılarına saygı duyar! Sevgi her şeyden önce gelir. Hele doğuda işlenen bir cinayet yüzünden batıda bir Kürde düşmanlık beslemek mü’min insanın işi değildir.  Suç şahsidir. Katilin anne babası ve kardeşi masumdur.  Katilin  cinayeti yüzünden  akrabasına düşmanlık etmek hele aynı ırktan diye hiç haberi olmayan bir masumu cezalandırmak, zulümlerin en büyüğüdür.

Hz. Peygamberin ordusunda asker olma şerefini arayan gençlerin böyle bir zulme izin vermesi mümkün değildir. güzel ülkemizi zulümden temizlemek en önemli görev olmalıdır!

Beni anlamışsanız mesele yok ! yok anlamamışsanız yine de sizi kucaklıyorum! Kalbinizi kin ve nefretin işgal etmesine izin vermeyin! İngiliz ve İsrail ajanları en çok bu manzarayı görmek istiyorlar!

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı