12 Nisan 2026, Pazar
09:40
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Şimdilik ismi mahfuz o milli şef dönemini yaşayan Kurucuovalı 80’lik dede anlatıyor:

“ Sene (1940) yıllarıydı Konya’nın Beyşehir kazasında cuma camisi denilen ve yanında pazar kurulan bir caminin içi gözümle gördüm ağzına beraber buğdayla dolu idi. diğer camilerde bundan farksızdı!” İnsanlar aç, sefil, çaresiz ayakkabı zaten yokta, yalın ayak gezmeye razı olup çarığını yiyerek açlığını gidermeye çalışyordu. Ama milli şefe bir dane bile vermiyordu.

80’lik dede şunu da ilave etti:

“Milli şefe demişler: “Millet aç buğdaylar camilerde çürüyüp gider, neden halka vermiyorsun?” O şöyle cevap vermiş: “Bunların karnı doyarsa bana itaat etmezler, onlar midesiyle uğraşırken benimle uğraşmaya vakit bulamazlar.” (Milli şef bu sözü ister söylesin isterse söylemesin ama gerçek payı var! Çünkü bu hükümetten önce açlıktan nefesi kokanlar şimdi sıfır kilometre arabaya biniyorlar. Buna rağmen hükümete de düşmanlık ediyorlar. Bu kadarda nankörlük olur mu?

80’ LİK DEDE DEVAM EDİYOR:

“Adnan Menderes geldi o buğdayları nüfusa göre halka taksim etti. Ayasofya hariç bütün camileri de ibadete açtı. Halkın refahını önlemeye yönelik engellerin bir kısmını kaldırdı. Bu duruma öfkelenen milli şef ordumuzu kandırıp ihtilal yaparak Menderes’i idam ettirdi.

O engellerin bir kısmını da Turgut Özal kaldırdı. Ellerinde kuvvet bulunan aynı zihniyet onu da zehirleyip öldürdüler.

Erdoğan, Menderes ve Turgut Özal’a göre biraz daha şanslıydı! Çünkü barikatların büyük ve ağırlarını, o iki merhum kaldırmıştı. O zalimlerin bir kısmını hesap vermeleri için, Azrail (asm) götürüp gitmişti! Erdoğan geriye kalan engelleri bir bir kaldırmaya başlayınca, Erdoğan’ı engelleyecek güçleri de kalmayınca, bu sefer de zelil ve aşağıların silahı olan yalan ve iftiraya başvurup ağızlarıyla üflemeye başladılar.

Seni de Menderes gibi yapacağız diyorlar! Ama nafile gayret yapamayacaklar! Bu vatanı sevenler onların boyunu aşmıştır.

Ey vatan evladı! Sakın ha oyuna gelmeyesin!

Herkes biliyor ana sol koalisyon hükümeti zamanında, faizler % 80 den yukarı çıkıyor aşağıya inmiyordu!

BU NE DEMEKTİ?

Türkiye’nin milli gelirinin % 80’ini o hain ve zalimler yiyor, % 20 si de 77 milyona kalıyordu! Erdoğan gelince faizleri tek haneli rakamlara çekince, yani % 80’ni 77 milyona 20 si de onlara kalınca adamlar şok oldular.

Bu nedenle Erdoğan’a düşman kesildiler. Erdoğan hırsızdır demeye başladılar. Adamlar haklı, çünkü % 80’ni kaybetmişler, devletin kaymağı ellerinden alınmış!

Bu zalimlerin kızmasını anlamak mümkün.

Fakat Erdoğan’dan önce kör eşeği bulunmayanların, şimdi altında son model araba bulunmaktadır. Bunlar da Erdoğan düşmanlığı yapıyorlar. İşte ben bu beyinsizleri anlamıyorum!

SAĞLIKTA DEVRİM

Havva koyuncu, Erdoğan’dan öncesini anlatıyor:

“Sene 1997 Sosyal Sığatalar Kurumuna kayıtlıyım.

Hiç unutmuyorum hastanende sezaryenle doğum yapmıştım. Sezaryenle doğum yaptığım için para ödemek zorunda kaldım. Kolumdaki bileziğimi satıp ameliyat parasını ödedim. Sekiz yataklı hastane odası ziyarete gelenlerle birlikte 40-50 kişi oluyordu. Üstelik odada iğrençlik diz boyuydu. Onları geçiyorum, bebeğim hasta doğdu, doktor kontrolü gerekliydi. Rahmetli babam hemşirelere, doktoru çağırmalarını söyledi: “Çocuğun durumu ağır doktor gelip baksın” dedi. Hemşireler de doktoru aramışlar. Doktorun cevabı ise hazin, saat 1 de özel muayeneme gelsinler. Yani özel muayenesinde hastadan özel para alacak. Bunun üzerine babam haklı olarak hastaneyi ayağa kaldırdı. Hastane yetkililerine bağırarak “Biz zaten hastanedeyiz, doktor burada olması lazım. Ben şimdi hastayı hastaneden çıkarıp niye özel muayenesine götüreceğim” dedi. Haklı olarak öyle çıkıştı ki; bir anda doktor geldi çocuğa istemeye istemeye bir kere baktı. İkinci seferde çocuğa doğru düzgün baksın diye, hastaneden çıkıp ayağına yani özel muayenehanesine gittik. Çocuğumuzun sıhhati için epeyce paralar ödedik. Para ödemezsen ilgi yok, paran var mı yok mu onu soran zaten yok. Özel muayeneye gitmezsen ölürsen öl, hiç önemi yok. Doktorun istediği parayı vermeden muayene olmak mümkün değildi.”

MEVLAM o günlere düşürmesin, öyle yazmakla saymakla bitmez 12 sene öncesine kadar bunlar vardı. Ama çok şükür artık bunlar yok. 12 sene önceki koalisyon hükümeti benzer olayları herkes yaşamıştır, kimse nankörlük etmesin.

Arkadaşlarınıza dostlarınıza söyleyin bu günlerin geri gelmesini itemiyorlarsa tek başına iktidar olabilecek bir partiye oylarını versinler. Ak parti yine birinci parti olur, onun bir kaybı olmaz ama bizim kaybımız büyük olur. Üç ay önce bir (Euro) için 2,80 kuruş verirken şimdi yetmiş kuruş daha fazla veriyoruz. Kaybeden Ak Parti değil sen ve ben oluyoruz! On bin yüz bin (Euro) ve (Dolar ile borçlananları düşünün. Bunlar haklarını helal etmezlerse sebep olanların vay haline burada ceza görmese bile ahirette ahu vah edecektir.   

Sevgili vatandaşlarım! Kolumdaki bileziği satıp yine ameliyat parası ödemek istiyor musun?

Tekrar hastanede 8 veya 12, kişilik odalarda yatmak istiyor musun?

Sosyal güvencen olduğu halde, tekrar kolundaki bileziği satarak çocuğunun tedavisini yaptırmak istiyor musun?

Çocuğumuzun sıhhati için tekrar yine paralar ödemek  istiyor musun?

Özetle söyleyecek olursak eski günlerin geri gelmesini istiyor musun?

O zaman sana bu iyilikleri yapanlara istediğin kadar sövebilirsin!

Ama şunu unutma bir mahkemeyi kübra seni bekliyor!

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı