Ülkemiz tehlikeli süreçlerden geçiyor. Her sabah uyandığımızda bugün ne olacak sorusunu sormadan edemiyoruz kendimize. Darbeci askerlerin tek tek tutuklandığına şahit oluyoruz. Derin bağlantıların ortaya çıktığında ilk tepkimiz “Vay be o adam mı da darbeciymiş” sorusunu kendimize soruyoruz. Türkiye düşmanlarının ve yerli işbirlikçilerinin bu işin içinde oldukları ortadadır. Bunda hiçbir şüphe yok. Darbeyi planlayanların, icra edenlerin ve halka silah çekenlerin en ağır bir şekilde cezalandırılması gerekir.
Ancak diğer sivillere işlem yaparken yaşla kuruyu ayırmak gerektiği kanısındayım. Bu konu ile ilgili Devlet Büyüklerimiz herkesin müsterih olması gerektiğini ve Yüce Türk adaletine güvenmeleri gerektiğini devamlı dile getirmektedirler. Bu sözlerin toplumun tüm kesimlerinde şüpheye gereksinim duyulmadan savunulması ve dile getirilmesi gerekmektedir. Çünkü bu konu ile ilgili sorgulanan içeriye alınan veya serbest bırakılan siviller masumiyet karinesi ilkesine göre mahkeme veya ilgili kurul suçlu buluncaya kadar suçsuzdur. Masumiyet karinesi ilkesi çiğnenirse hukuk çiğnenmiş olur ve insanlar hukuka güvenlerini kaybederseler maazallah ülkemizde “kaos”olur. Bu nedenle toplumsal uzlaşı kültürünü işleterek bu kötü günleri de geçireceğimize inanıyorum. Birbirimizi sevmeden ülkemizde insanlar arasında sinerji oluşturamayız. Kötülük tohumları ekerek toplumu bir arada tutamayız. Ayrışma kültürünü sembolize eden kavramları ve sözleri elimizin tersi ile itmeliyiz. Güzel günler görmek için gelecekte çocuklarımızın yaşayacağı bu topraklarda nefret tohumlarının yeşermesine müsaade etmemeliyiz.
Bu nedenle bu darbe girişimini tiyatro diye küçümseyenleri, dış kaynaklı haber ajanslarında konunun nasıl ele alındığını, izleyici ve seyircilerine nasıl aktarıldığını yazılı basında veya internette yayımlanan videolardan izlemelerini öneriyorum. Böyle düşünenler şunu da görmeliler ki, 15 Temmuz darbesine tepki gösteren Yüce Türk Milleti “Söz konusu vatan ise gerisi teferruattır.” diyerek şehirlerin meydanlarında hala parti gözetmeksizin demokrasi nöbeti tutmaktadır. Ey kurgucular buda mı tiyatro? İnsanlar gündüz işine gece demokrasi nöbetine gece uykusunu terk ederek bir oyunun parçası olarak mı gidiyorlar? Buna kargalar bile güler. Vatan hainleri asker elbisesi giymiş teröristler, 15 Temmuzda darbe girişiminde bulunmuştur. Yüce Türk Milleti ve onun bağrından çıkan vatansever evlatları bu girişimi püskürtmüştür nokta.
28 Mayıs 2016 günü Ankara’ya gitmiştim. Ziyaretim sırasında Hacı Bayram Veli, Kocatepe ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Millet Camisini ziyaret ettim. Ne güzel yapılar Allah bu mabetlerin yapımını sağlayanlardan razı olsun. Millet Camisine gittiğimizde arabamızı Jandarma Genel Komutanlığı karşında bulunan yola park etmemizi yolu trafiğe kapatan polis arkadaşlar söylemişlerdi. Bizde talimata uyup arabamızı oraya park edip camiye yaya olarak gitmiştik. Hain darbeciler yaya olarak jandarma köprüsünden geçerek gittiğimiz o cami yolunu ve köprüyü bile üzerinde sivil halk olduğu halde bombaladılar. Bizde hasbelkader ayın yirmi sekizin de değil de ayın on beşinde gitmiş olsaydık bombalanan sivillerin içinde olacaktık. Bizde demokrasi şehitlerinin içinde anılacaktık ama nasip olmadı. İnşallah Yüce Allah bize de vatan uğruna şehit olmayı nasip eder.
28.07.2016 Cemal ŞAHİN, Seydişehir