banner174

banner176

BİST
ALTIN
DOLAR
STERLİN
EURO

banner185

Genelde yaşadığımız coğrafyada her dakika toplumun temellerini sarsan bir cürüme bir Ahlaksızlığa, bir rezilliğe bir kanunsuzluğa, bir çevre felaketine, bir kadın cinayetine,   bir miras kavgası sonucu yakınlarını katledenlere, bir trafik terörü sonucu ölen masum insanlara şahit oluyoruz.

Özelde ise şehrin en kalabalık caddesinde sabah ezanı vaktinde dahi medeniyetsizlerin sarhoş naraları ile bir birine ettikleri sinkaflı küfürlerle uyanır olduk.

İnsanlar "otursunlar, nefes alsınlar dinlensinler diye yapılan o güzelim parkları, bankları çöp haline getiren görgüsüzler, oraları birer çöplik haline getirir oldular.

Bunlar yetmez gibi kendilerine göre "zula" yerlerde kalan, parklarda gayri ahlaki işler çeviren ucube tiplerden yüzünden utanıp sıkılan ve parkın kaldırılması için dilekçe verir hale gelmiş şehrin insanları...

Şehirde magandalık zirve yapmış.    Gecenin geç saatlerine kadar korna çalarak yüksek sesle muzik çalarak egolarını tatmin için ahlaksızlığı yaşam şekli haline getirmiş, tüm insani erdemleri satın alabileceğini zanneden, parasına malına güvenen şımarık, yeni yetme iş adamı kılıklı tipler türedi...

Çalışmadan, 'helal',  'haram' demden alnını terletmeden, çalarak, çırparak geçinmeye çalışan tipler türedi.

 Teknolojinin imkanının kullanarak şeytanın  aklına   gelmeyen yöntemler  üretir oldular  toplumda. 

 Cahiliye döneminin  en  büyük  özelliği tefecilik yapılmasıydı. Sınıf farkı yaygın olduğu için insanlara çok yüksek faizler ile para verilir ve verilen para misli ile geri alınır, alınamazsa çoluk çocuğu köle  olarak  kullanılırdı.

Eşitsizlik hâkimdi. İnsanların zengin olanları çok zengin, fakirleri ise çok fakirdi. Zenginler hak , hukuk,  helal, haram  demeden, çalışmadan,   alın teri akıtmadan   paraya  para  kazandırarak,   ben kısa yoldan nasıl  zengin olurum"  yarışında  iken    fakir ise   "bu ay  nasıl   geçinirim,  hangi yiyeceğimdem   kısarım da acil giderlerimi karşılarım" derdinde…

Daha bir çok ekleme yapabilirsiniz. Şimdilik bu kadar örnek yeter sanırım…

Bunlar, bu şehirde yaşananlar, bu şehrin sokaklarında gördüğümüz rezillikler. Televizyonlar da verilen kültür de bu! Sokaklara, dizilerden, filmlerden, reklamlardan pompalanan argo kelimelerle konuşmalar aynıyla yansımış.

Sonuç:  Rezillik diz boyu olmuş. Aile  mefhumu  yerle   bir,  toplumu  uçuruma   götüren içi boş kof bir kültür  kuşatmış  toplumu.. 

Sosyal  Medyayla  eğitilen,  okumayan, düşünmeyen, tefekkür  etmeyen, sevgisiz, saygısız  en şerefli olması  gerekirken  kendi isteği  ile   uçuruma  doğru   koşan cahiller  güruhu…

Olaylara yaklaşma tarzı şiddet olmuş ve toplumun her katmanını sarmış durumda. Sorunlara yaklaşma şekli diyalog yoluyla, hukuki yollarla çözmek yerine şiddetle çözülmeye doğru evrilmiş… Gider ayak bu olayların çoğalması toplumu cinnet seviyesine doğru getirmiş en küçük şeylerden "kıl kapan" toplum patlama noktasına gelmiş.

Şiddeti meşru görmeye başlayan bu toplum, olayları kendi yöntemi ile çözmeye yönelmiş durumda. Bunun en son örneği yakın zamanda sık sık karşılaştığımız linç girişimleri.

Tabiî ki böyle bir toplumda yetişen çocuklardan daha iyi davranışlar beklemek abesle iştigal olur. Bunların da olaylara yaklaşma tarzını ve bakış açısını sanırım söylemeye gerek yok.

Kısacası, küreselleşme sürecinin silindir gibi ezip geçtiği insanı insan yapan değerler, yeniden eğitim sisteminin kalbine yerleştirilmedikçe, sokaklardan daha güzel şeyler beklemek çok zor.

Başımıza bir gelecek var sanki.

Rabbim (c.c) insanımızı ıslah etsin.

 

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.