19 Nisan 2026, Pazar
04:19
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Geçtiğimiz Cumartesi günü, kapım çalındı. İçeride "ne yapsak" diye can sıkıntısıyla otururken, bir dostun "Hadi gel, bir dolanalım" teklifiyle kendimizi dışarı attık. İstikametimiz, son günlerde herkesin dilinde olan o meşhur balık tutma mekanlarıydı.

Yağmur çiseliyor, hava hafiften serin... "Bu havada kimse var mıdır?" derken, bir de baktık ki kıyı iğne atsan yere düşmez misali. Kadını, erkeği, en çok da heyecandan gözleri parlayan çocuklarıyla koca bir kalabalık... Yağmura inat, oltalar suya bırakılmış, kısmetler bekleniyor. Gümüş gibi parlayan balıklar sudan çıktıkça yükselen neşeli sesler, insanın içindeki o durağanlığı bir anda dağıtıyor.

Doğanın Fısıltısını Dinlemek

Balıkçıların keyfine kısa bir süre ortak olduktan sonra direksiyonu yukarıya, dağlara doğru kırdık. Yol boyunca suların her taşa, her ağaca bir şeyler fısıldayışını seyrettik. Sadece on dakika... Evet, modern şehrin gürültüsünden çıkıp yaylaya varmamız sadece on dakika sürdü.

Yaradan’ın bu coğrafyaya sunduğu o sonsuz yeşillik karşıladı bizi. Tertemiz bir hava, gürül gürül akan buz gibi sular... İnsan o yaylada derin bir nefes alınca, ciğerlerinin bayram ettiğini hissediyor. Şehrin stresi, yerini derin bir sessizliğe ve huzura bırakıyor.

Evliya Çelebi’nin İzinde Bir Şehir: Seydişehir

Dönüş yolunda Antalya asfalta çıktığımda kendi kendime şunu sordum: "Kaç şehirde bu kadar şanslı olabiliriz?"

Beş dakikada balık tutmaya gidebildiğin, on dakikada yaylanın serinliğine ulaştığın, bir saat sonra ise Akdeniz’in maviliğiyle buluşabildiğin kaç yer var? Aklıma hemen Evliya Çelebi’nin Seydişehir’i anlatırken kullandığı o ifadeler geldi. Yüzyıllar öncesinden bu toprakların bir "yaylak" olduğunu, Akdeniz’in sıcağından kaçanların bu serin sığınakta nefes aldığını yazar seyyahımız.

Şükretmek İçin Çok Sebebimiz Var

Seydişehir hem o kadim "yaylak" ruhunu koruyor hem de modern imkanları yanı başımızda tutuyor. Yaşadığımız bu şehir, her köşesiyle bir şükür sebebi. Yeşiliyle, suyuyla, dağıyla ve en önemlisi hala o samimiyetini kaybetmemiş insanıyla burası gerçekten yaşanılacak bir memleket.

Bazen uzağa gitmeye gerek yoktur; huzur, kapımızın hemen dışındaki o on dakikalık yoldadır. Bu güzel memleketin, bu eşsiz coğrafyanın kıymetini bilenlerden olmak duasıyla...

Huzurunuz bol, yolunuz her daim yeşile çıksın.

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı