9 Nisan 2026, Perşembe
22:39
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Köyün kenarından geçen hoca efendi, bir köylüyü kerpiç yapmak için hazırladığı çamurun içinde zıplarken görür. Merakla yaklaşır ve sorar:

“Ey Allah’ın kulu, ne yapıyorsun böyle?”

Adam mahcup bir tebessümle cevap verir:

“Kerpiç yapacağım hocam. Çamuru çiğniyorum işte… Ne yapacaksın, fani dünya bu.”

Hoca efendi bu kez adamın sırtındaki tuluma bakar:

“Peki bu sırtındaki ne?”

“Yoğurt hocam. Madem zıplıyorum, ayranı ve yağı da ayrılsın dedim. Ne yaparsın, fani dünya bu…”

Bir an durur, adamın elindeki ipi fark eder:

“Şu eğirdiğin şey nedir?”

“Çoraplık yündür hocam. El boş durmasın, onu da satacağım. Fani dünya bu.”

Hoca efendi adamın dudaklarının kıpırdadığını görünce tekrar sorar:

“Ağzınla da bir şeyler mırıldanıyordun…”

“Bazı kimseler ücretle Yasin okumamı istedi. Onlar için okuyordum. Fani dünya hocam, yapacak bir şey yok.”

Bu cevabı duyan hoca, derin bir nefes alır ve şöyle der:

“Ey şaşkın! Ayağınla çamur çiğniyorsun, sırtında yoğurdu yayıyorsun, elinle ip eğiriyorsun, ağzınla Yasin okuyorsun… Burası fani dünyaysa, baki dünyada nasıl çalışacaktın?”


Fani Dünyada Baki Bir Hırs

Tarih boyunca fani dünyanın fani insanları, sanki hiç ölmeyeceklermiş gibi biriktirdiler. Evler dolusu altınlar, kasa kasa paralar, bitmeyen yatırımlar, topraklar, makamlar… Ama hiçbiri yetmedi. Yetmiyor da.

Helal rızık için çalışan, alın teri döken, namusuyla kazanan insana kimsenin söz söyleyecek hakkı yok. Rızık için mücadele elbette bir ibadettir.

Ama…

Serveti dağları aşan; yedi ceddi doyacak kadar malı olup bir kuruşunu Allah rızası için veremeyen; malın, mülkün, makamın, şöhretin kölesi olmuş insanlara ne demeli?

Bugün toplumun büyük bir kısmı, tıpkı Kur’an’da anlatılan Karun psikolojisinin girdabında. Kazandıkça sahip oluyorlar sanıyor ama aslında sahip olduklarının esiri oluyorlar.

Konuşurken Peygamber Gibi, Yaşarken Karun Gibi…

Dillerde Hz. Peygamber’in ahlakı, tevazusu, cömertliği…

Ama iş yaşamaya gelince, çoğu insan Karun gibi biriktiriyor, biriktirdikçe gözünü daha da büyütüyor. Sahip olduğu hiçbir şey yetmiyor. Çünkü hırsın dibi yok. Nefsin boşluğu sonsuz.

Üstelik bu Karun psikolojisini körükleyenler de var: Kapitalizmin acımasız düzeni, şeytanın süslediği senaryolar… İnsanlara sürekli “Daha fazla! Daha zengin ol! Daha lüks yaşa!” diye fısıldıyor. Sonunda insanlar, Karunlara özeniyor; Firavunları bile sevimli gösteren bir düzenin içinde kayboluyor.

Oysa Hakikat Basit:

Ölüm var…
Hesap var…
Ahiret var…
Cennet var…
Cehennem var…

Kazandıklarımızı Allah için harcamıyorsak, infak etmiyorsak, paylaşmıyorsak; sadece ölene kadar mal yığmış oluruz. Evet, daha fazlasını biriktiririz belki… ama sadece geride bırakmak için.


Son Söz

Bugünün dünyasında mal toplamak bir marifet gibi sunuluyor. Ama asıl maharet, malın seni yönetmesine izin vermemek.

Asıl zenginlik, verdiğinle çoğalır.
Asıl kazanç, Allah katında olandır.
Asıl hayat, bu dünya değil; ahirette başlayacak olandır.

Şunu unutmayalım:

Ölüm var, hesap var, Ahiret var…

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı