23 Ocak 2026, Cuma
16:18
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

 

Kur’an’da Hz. Nuh (a.s.) kıssası, sayılarla değil hakikatle ölçülen bir mücadelenin adıdır. Uzun yıllar süren bir tebliğ, bitmeyen bir alay ve değişmeyen bir inkâr… Ve sonunda, azınlıkta kalanların sabırla kazandığı; çoğunlukta olanların ise gürültüyle kaybettiği bir tarih sahnesi.

Kur’an’a göre Hz. Nuh (a.s.), kavmini 950 yıl boyunca hakka davet etti:

“Andolsun ki biz Nuh’u kavmine gönderdik; o da onların arasında bin yıldan elli yıl eksik kaldı.” (Ankebût, 14)

Bu süre, hızlı sonuçlar çağında unutulan bir gerçeği hatırlatır: Hakikat mücadelesi kısa vadeli değil, istikrarlı bir duruştur.

Çoğunluk Yanılabilir mi?

Hz. Nuh’un karşısındaki toplum kalabalıktı, güçlüydü ve kendinden emindi. Nuh’a inananlar ise azdı. Kur’an burada net bir ilke koyar: Hak, çoğunlukla ölçülmez.

Nuh (a.s.)’a yöneltilen itirazlar tanıdıktır:

“Biz seni ancak bizim gibi bir insan olarak görüyoruz.” (Hûd, 27)

Hakikati söyleyeni küçümsemek, hakikati dinlememek için kullanılan en eski savunma mekanizmasıdır. Dün peygamberlere yöneltilen bu sözler, bugün de doğruları dile getirenlerin kulağına fısıldanır.

Alay Kültürü ve İnşa

Hz. Nuh, kendisine inanan az sayıda insanla birlikte gemi yapmaya başladığında, kavmi onu alaya aldı. Kur’an bu sahneyi özellikle kaydeder:

“Onun yanından her ileri gelen geçtikçe onunla alay ediyorlardı.” (Hûd, 38)

Alay edenler kalabalıktı; ama gemiyi inşa edenler azdı. Tarih gösterdi ki, alay edenler değil; sabredenler yol alır.

Tufan: Son mu, Başlangıç mı?

Kur’an’da tufan, sadece bir felaket anlatısı değildir. Aynı zamanda ahlâkî bir kırılma noktasıdır. Burada yok olan, yalnızca bir kavim değil; inkârın kurumsallaşmış hâlidir.

“Zalimlerden başkası kalmadı.” (Hûd, 40)

İman edenlerin kurtarılması ise ilâhî adaletin ölçüsünü gösterir: Helâk kör değildir; adalet seçicidir.

Bugüne Bakan Yönü

Hz. Nuh (a.s.) kıssası, bugün için rahatsız edici ama gerekli bir soru sorar: Doğruyu savunmak çoğunluğa uymakla mı olur, yoksa doğru bildiğini sabırla taşımakla mı?

Toplumlar zaman zaman yanlışta birleşebilir. Güç, medya ve kalabalıklar hakikatin yerini doldurabilir. Kur’an’ın uyarısı açıktır: Azınlıkta olmak, haksız olmak değildir.

Sonuç

Hz. Nuh (a.s.) kıssası, sayılarla değil değerlerle ayakta durmanın mümkün olduğunu öğretir. Yalnız kalınsa da doğruyu terk etmeyenlerin hikâyesidir bu.

Bugün için geçerli ders şudur: Tufanlar gelir geçer; ama hakikatin gemisi, sabırla ve inançla inşa edilenler tarafından yüzdürülür.

“Biz onu ve onunla birlikte olanları gemide kurtardık.” (Yûnus, 73)

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı