Milli Mücadele yıllarının üzerinden dört yıl geçmişti. Seydişehir Kenti, Belediye Reisi Remzi Beyin (Ülker) çabalarıyla yaralarını sarma çabası içindeydi. Reis Beyin Başkanlığı altında, Azalar Mal Müdürü Osman Bey, Adil Bey, Muallimler Birliği adına Rüştü Bey(Ergen), Ticaret Odası namına Hami, Hafız Efendilerin katılımıyla Seydişehir Tayyare Cemiyeti Aralık 1925’te oluşturulmuştu. O günün koşullarında kentin tek hamamı olan Seyyid Harun Hamamı bakımsızlık nedeniyle iki seneden beri çalışmıyordu. Kentin temizliği hususunda hassas olan Reis Bey ve rüfekasının (yoldaşları) dikkatinden kaçmayan bu durum üzerine 50 liralık bir sarfiyatla hamamın kazanı tamir edilmiş ve hamam tekrar çalışmaya başlamıştı. Kent, demirci dükkânlarının sebep olduğu yangınla sarsılmıştı. Arastanın basık damlı, tahta ve köhne kepenkli dükkânları on saat süren yangın neticesi tamamen yanmıştı. Yanan dükkânların çatıları bu defa kiremit veya çinko ile kaplattırılmış, kepenkler ise demirden ikmal edilmişti. Demirci dükkânlarının her yanı teneke ile kaplattırılmıştı. Leblebici ve kunduracı dükkânlarının ise asri bir halde yeniden inşa edilmesi bekleniyordu. Çarşı meydanında Pazar kurulan alanın çukur olması nedeniyle kış ayları boyunca bu alan suyla doluyor, durum pazar kurulmasına mani oluyordu. Yangın sonrası oluşan hafriyat, on üç liralık masrafla çukur alana doldurularak bu sorun halledilmişti. Çarşı caddesi yaklaşık yedi metre genişliğinde bir yol olarak düzenlenmişti. Pazar kurulan alanı ziynetlendiren şadırvan güzel bir şekilde tamir edilmişti. Tütün İdaresi Memuru Reşat Bey’in gayretleriyle tütün işleri düzene sokulmuş, kentte her türlü tütün bulunur hale gelmişti.

