7 Nisan 2026, Salı
20:31
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

CHP solcu mu? Yok canım.. Hem sağ mı kaldı, sol mu? Herkes “futbolcu” oldu.

CHP, Cumhuriyet gazetesi gibi! “Kemalist” olduklarını söylüyorlar da, hangi Mustafa Kemal, ya da Atilla İlhan’ın deyimi ile “Hangi Atatürk?” Nadir Nadi de, 12 Eylül’den sonra “Ben Atatürkçü Değilim” diye kitap yazmadı mı? Herkes Atatürkçü olmak zorunda olunca, herkes kendine göre bir Atatürk icat etti. Zaten Mustafa Kemal da siyasi anlamda oportünizme varan Pragmatik bir yol izledi.

Hangi Mustafa Kemal gerçek, Selanik’te Alatini efendinin de bir parçası olduğu oradaki, İttihatçı Masonik yapının içinde yer alan, Harekât ordusu ile İstanbul’a gelen Mustafa Kemal mi gerçek, Vahdettin’in yaveri olan mı?

Trablus’a giderken Filistin’de Musevi bir grupla sohbetindeki sözleri mi Mustafa Kemal’in gerçek fikirleri, yoksa Trablus için yola çıkarken ve vardıktan sonraki fikirleri mi gerçek anlamda samimi fikirler. Gözünden yaralanıp Bad Godesberg’e gittiğindeki Mustafa Kemal mi gerçek, Bulgaristan’da Ateşemiliter olduğu zamanki Yeni Çeri kıyafeti altındaki mi gerçek? Aşk mektuplarında anlattıkları mı? Selanik günlerinden beri tanıdığı, Bad Godesberg’e gözünden tedavi olurken yardımını aldığı İbrahim İhsan’ın manevi koruması ile Selanik ve İstanbul’daki o çevresi mi onun gerçek kimliğinin bir yansımasıdır.

Samsun’a çıkmadan hemen önce, ardından gemiye bindikten sonraki, Samsun’a inerkenki, Sivas’taki, Erzurum’daki, daha sonra Ankara’ya gelip, Vahdettin’e, “Heyet-i temsiliye adına” “Halife ve Hakan efendimiz” diye mektup yazan Mustafa Kemal mi gerçek. “Burjuva Kemal” diyenler kimlerdi, ya da “Gardrob devrimcisi” diyenler kimlerdi! Ecevit ya da Nazım Hikmet. “Trabzon’dan bir motor açılıyor / sa-hil-de-ka-la-ba-lık / motoru taşlıyorlar / son perdeye başlıyorlar!”

10. yıl albümü’nde, Hitler’le ortak ideallerden söz edilir. Falih Rıfkı Atay, “Son Saat” isimli kitabında Mussolini’ye övgüler dizer ve Mussolini’yi bir “Terbiye Diktatörlüğü” kurduğu için över. O yıllarda “Anadolu yaylalarında, çıplak ayakları ile şaraplık üzüm ezen Normandiya köylülerini arar”.

Siyasette her grubun kendine göre bir Atatürk’ü var, CHP’de de tek bir Atatürk yok.

Nadir Nadi, 16 Aralık 1965’de Cumhuriyet gazetesinde “… ulusal bağımsızlık başkalarının uydusu halinde yaşamak anlamına geliyor ve halkçılık ilkesi halkın bir mutlu azınlık elinde cennet vaatleri ile ömrü billah sömürülmesi sayılıyorsa biz Atatürkçü değiliz...” diye yazıyordu. Nadir Nadi’ye bir zamanlar kendi arkadaşları “Nadir Nazi” diyordu. Hitlerin doğum günü kutlamasına gidiyorlardı. O da çok partili döneme girerken gitti, DP listesinden bağımsız aday oldu. Şeriatçı yayınlar da yaptı, Fethin 500. yılı dolayısı ile. Netekim “dün dündür, bugün de bugün”. CHP bugün solcu geçiniyor ama bir zamanlar Ecevit, İnönü’ye karşı “ortanın solu” fikrini savunduğu için topa tutulmuştu. İnönü ekolüne göre, sağ da sol da CHP’nin meselesidir.. Komünist olunacaksa da, dindar olunacaksa da CHP bunu yapabilir. DP’yi de zaten CHP’nin içinden çıkan bir grup kurmuştur. O iş bir ayrılık değil, bir görevlendirmedir. CHP’nin, Cumhuriyet gazetesinin bugün Nazım Hikmet’e sahip çıktığına bakmayın, geçmişte “resimlerini yüzüne tükürülsün” diye basıyorlardı.

YAZININ  TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı