7 Nisan 2026, Salı
22:01
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Edirnekapı’dan Balat’a doğru giderken, orada eski İstanbul’un yoksul bir köşesinde Kariye Kilisesi varmış.. İstanbul’un Fethi’nden sonra bir çok ‘mâbed’ler, cemaatsiz kalınca, bu mekânlar harabeye dönüşmesin diye, ‘mescid’, yani, inşa ediliş maksadına uygun olarak yine ‘mâbed’ olarak kullanılmaya başlanmıştı. Yoksa, Müslümanlar, mâbedlerini yapamayacak durumda değillerdi. Buna, dünyanın en güzel ‘mimarî eserler’i olan mescidlerimiz birer örnektir.

Ayrıca, İslâm, bilhassa da özü itibariyle ‘ilahî vahy’e dayanan dinlerin mâbedlerine, Sinagog ve Kilise’lere saygı gösterilmesini emretmiştir ve İslâm kültür ve medeniyet tarihinin sahifeleri bu yolda da ilginç örneklerle doludur.

Başkalarının, ele geçirdikleri İslâm mâbedlerinde hangi ahlâksızlıkları sergiledikleri bilinmiyor değil.. Ama, biz Müslümanız; hareketlerimiz, tavırlarımız, tepkilerimiz inancımıza göre şekillenmek zorundadır.

Bu mâbedleri müzeye çevirmek, materyalist-laik kafaların ahmakça tasavvurlarından kaynaklanıyordu ve, ‘Bu mâbedlerde yapılan ibadetler, geri kalmış toplumların uydurmalarıdır..’ gibi hezeyanlarla bu mekânları müzeye çevirmişlerdi.

*

Bugün (30 Ekim Cuma Namazı’yla birlikte) Bizans’tan kalma o Kariye mâbedi de, Ayasofya’dan sonra, şimdi yeniden mâbed özelliğine kavuşmakta olup, Kariye Camii, Müslümanların gelecek nesillerinin uyanık bekçiliğine tevdi olunmaktadır. İslâm Milleti'ne hayırlı olsun.

*

**

Gelelim asıl konumuza..

Dün Trump , bugün Macron.. Yarın bir başkası..

Evet, Fransız halkı, bizim kültürümüzde neredeyse bütün Avrupalıları temsil eden bir halk olarak algılanmıştır, asırlarca.. Onlara kısaca, ‘frenk’ denilirdi, asırlarca..

Karacoğlan, hangi küfür diyarına kadar gittiyse, oraları toptan Frengistan diye anar.

‘İndim seyreyledim, Frengistan’ı,

lleri var, bizim ile benzemez

Levn tutmuş goncaları açılmış

Dilleri var bizim dile benzemez

Akılları yoktur, küfre uyarlar

İmanları yoktur, cana kıyarlar,

Kara domuz etini yiyerler

Dinleri var, bizim dine benzemez..’

*

Karacoğlan’ın bu anlattıklarının ötesinde, bizim toplumuza hele de Lâle Devri denilen eğlenceler çağında ârız olan bir hastalık vardır, ‘frengi’ diye anılır. Avrupalıların tabâbet dilinde ‘syphilis’ denilen bu illet, geldiği yeri gösteren bir isimlendirmeyle anılmıştır: Frengi..

Yeni nesiller işbu ‘Frengî’ hastalığın ne büyük sosyal yıkımlara sebeb olduğunu anlamazlar şimdi.. Hattâ, cüzzamdan bile beter sayılırdı. Çünkü, Cüzzam da nihayet, bir bulaşıcı hastalık idi, ama, bulaşmasında frengi’nin ve gonorrhée’nin bulaşma yolları gibi ahlâksızlık ilişkileri çok etkin değildi..

Bu korkunç illet, kadın-erkek münasebetlerinin ahlâksızlık boyutlarını göstermek için ‘frengi’ diye anılmış, kadîm zamanımıda.. Yani, böylece, ‘frengi’ hastalığının ahlâksız ilişkilerden kaynaklandığı anlatılmış, zımnen ve Müslüman aileler, böyle bir rahatsızlığa duçâr olduklarında kendilerini gizlemek zorunda kalmışlar ve de Müslüman toplum nazarında dışlanmışlar.. Ki, hem ‘Gonorrhée’, hem de ‘Frengi’, her ikisi de ahlâksız ilişkilerin kaçınılmaz sonucu olarak Avrupa halklarını da asırlarca mahv’u perişan etmiş..

Bu asırda aynı ahlâksız ilişkilerin başka şekilde tezahürleri ortada..

‘Frengistan’dan bize gelen saçmalıkların başında yer alan bir takım ideolojilerin toplumumuza ‘kurtarıcı fikir’ gibi sunulduğunu da gördük.. Hele de, son 150-200 yılımız boyunca, Müslüman toplumlar, bu ideolojik frengî’lerin tasallutuna mâruz kaldı.

*

Şimdi.. Mösyö Macron, ‘Marie Le Pen’ isimli ırkçı ‘madam’dan kıl payı kazandığı başkanlığı 2022’de yapılacak seçimde kurtarmak istediğinden, onun elindeki argümanları almaya çalışıyor, bazı siyasî gözlemcilere göre..

Ve böyle bir hengâmede, Hz. Peygamber (S)’e hakaretler içeren karikatürlerin gösterilmemesi ihtarlarına aldırmayan bir -sözde- öğretmenin, o alçaklığı irtikap ettikten hemen sonra, -Çeçenya’lı bir Rus vatandaşı olan müslüman isimli genç tarafından-, kafası kesilerek katledildiği dünyaya açıklanıyor. Ve polis de hemen o anda orada o kaatil zanlısını öldürüyor.

Görüntü var mı, yok!. Hiçbir belge yok..

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı