8 Nisan 2026, Çarşamba
14:50
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Bundan sonra bu kelimeleri daha çok duyacaksınız.

Bunun 4 sebebi var, ikisi tabii, ikisi beşeri. Bu ikiden biri yer, biri gökle ilgili. Beşeri olanı ise bizi yerde yaptıklarımız, ötekisi, alçak ve yüksek irtifada, uzayda yaptıklarımızla ilgili.

Tabii olan kutuplardaki manyetik eksendeki kayma ile +- arasındaki yer değişimi ve güneşteki patlamalar, hepsi yeryüzündeki hayatı etkiliyor. Güneş sisteminin bir parçasıyız. Sistem bizi, biz sistemi etkiliyoruz. Güneş gücü, Ay yakınlığı ile dünyamız üzerinden çok etkili.

Beşeri olanın biri yerde yaptıklarımız. O fiziki ve kimyasal alanda yediğimiz haltları geçtim, şimdi çok ciddi ve yüksek oranda elektromanyetik bir kirlenme söz konusu. Bunun yerdeki en ölümcül olanı 5G, uzayda ise en ölümcül olanı alçak irtifa uyduları. Birinin arkasında Bill Gates var, ötekisinin arkasında Elon Musk. Biri yeryüzü tanrılığına soyunuyor, ötekisi gökyüzü tanrısı olacak. “Yeni normal” böyle bir “norm”u dayatıyor.

IMF’yi, FED’i, LIBOR’u unuttuk, şimdi yeni baş belalarımız Microsoft, Huawei, DSÖ, Starlink.. Covid filan bu işin kandırmacası. Gözümüzün önüne Covid’i dayıyorlar, maskeyle ağzımızı, burnumuzu kapatıyorlar, yeryüzünü ve gökyüzünü işgal ediyorlar. Asıl büyük “digital dönüşüm” burada. NEOM’da siber ordular hazırlanıyor, biz o orduların yolunu açıyoruz. Aşıyla doğmadık çocuklarımızı öldürecekler, biz onlar için ofis açıyoruz. Yakında hepimize chip takacaklar, karşı çıkana hayat hakkı tanımayacaklar neredeyse, biz bunların yasal zeminini oluşturuyoruz. 

Anlamadınız mı hâlâ, bu iş İstanbul Sözleşmesi’nden ibaret değil! Ben bu gidişat karşısında tehditler sıralamasında İstanbul Sözleşmesi’nin yerini unutacağım neredeyse.

Adamlar bir yandan da kendi “yeni normal” düzenlerine karşı çıkanları para cezası ile caydırmak için de kanun teklifini apar topar meclisten geçirmeye çalışıyorlar.

Dünyamızı, hava, su, toprak, ateş/ışık gibi maddenin dört unsurundan ibaret sanıyorduk. Bir de elektromanyetik alan varmış. Onların dalga boyları varmış, o dalga boylarının bir de titreşimi varmış. Evrende bu dev kütleyi bir arada tutan, döndüren, o hareketi sağlayan asıl güç bu enerjideymiş. Aslında biz hava gibi bir enerji balonunun içinde yaşıyormuşuz. Hem de ne enerji.

Şunu da anladık, çok kısa süre önce, dalga boyu ve rezonansla oynarsanız, maddenin yapısını, canlı ve cansız hayatın bütünü üzerinde etki sağlayabiliyorsunuz ve bu enerjiyi dönüştürebiliyorsunuz. Füzyon, plazma dedikleri şeyin özü bu. Dünyadaki bu gizemli gücü ölçümleyebilirseniz, deprem ya da daha birçok tabii ve biyolojik hayatın sırrını anlayabilirsiniz.

Ama bizim “bilim” adamlarımız bunu anlamak istemeyecekler. Çünkü bunların bilimsel anlamda kabul edilmesi için FDA’nın, DSÖ’nün, Dünya Uzay Ajansı’nın ve Dünya Atom Ajansı’nın onayı gerekecek.. Mesela başınızda fes varken, astronomi alimi olup, bir yıldız keşfetseniz kabul etmezler. (Kaynak: Bakınız Saint Expuery / Küçük Prens / Şaka değil ciddi. Tek parti döneminde bu yüzden bu kitap yasaklandı.) Ne o, çocuk kitabını referans gösterince niye dudak büktünüz, siz oradan başlayın okumaya. Ciddi söylüyorum..

İstanbul depremi kapıda. Can, mal ve bilgi enkaz altında kalacak. Birçok şey yapılsa da bazı şeyler kimsenin umurunda değil. O gökdelenler, yapanın, oturanın, izin verenin, dünya ve ahiret kâbusu olacak. İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bütün bir toplum zarar görecek.

Ülkemizde, her hafta bir yerler sallanıyor. Çıkan gaz ve elektromanyetik dalgalar hem insanın, hem de hayvanların hem psikolojilerini hem de biyolojilerini etkiliyor. Ve tabi bitkilerin hayatını da. Daha sancılı, daha sağlıksız bir süreç yaşıyoruz. Ve bir yandan da bu sürecin olumsuz etkilerini daha fazla artırmak için Starlink projesine, 5G projesine, Chip projesine destek veriyoruz.

YAZININ  TAMAMINI OKUMAKİÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı