8 Nisan 2026, Çarşamba
16:07
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Dün gibi gözümün önünde duruyor.

Meclis’te, iktidar kulisinin girişinde Başbakan’ı bekliyorduk.

Korumaların koşuşturmasından Ecevit’in geldiği anlaşılıyordu.

Ankara gazetecilerinin ‘Emel Abla’sı Emel Aktuğ, çok eski dostu olan Ecevit’e “Başbakanlık’ta bir şey mi atılmış ne, öyle söylüyorlar” dedi. Ecevit’in rengi kül gibiydi. Dudakları titreyerek, “Evet, öyle olmuş” diyerek yanımızdan hızla geçti.

Başbakanlığın önünde Ecevit’e yazarkasa fırlatılmıştı.

MGK’da Cumhurbaşkanı Sezer ile Başbakan Ecevit arasında patlak veren kriz, Türkiye’yi tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birine yuvarlamıştı.

Ecevit, Ahmet Necdet Sezer’in Cumhurbaşkanı seçilmesini sağlamış ancak MGK toplantısından Sezer’in önüne Anayasa kitapçığını fırlatmasıyla büyük bir siyasi kriz patlak vermişti.

Dünya ekonomileri büyürken 2001’de Türkiye ağır bir ekonomik kriz yaşadı.

Dünya ekonomileri genişlerken 2001’de Türk ekonomisi dibe vurdu.

Gecelik faizler yüzde 7500’e çıktı. Dolar bir gecede yüzde 40 oranında değer kazandı, 18 banka TMSF’ye devredildi, çoğunluğu beyaz yakalılar olmak üzere 1.5 milyon insan işsiz kaldı.

Bu tabloyu uzatmak istemiyorum. Ama ekonomik krizin sosyal boyutu yıkıcı olmuştu.

DÜNYADAN BÜYÜME RAKAMLARI

Koronavirüs nedeniyle ikinci çeyrekte;

- ABD yüzde 31.7,

- İngiltere 22.8,

- İspanya 22.1,


- Fransa 19.2 oranında küçülürken Türk ekonomisi 9.9 oranında küçüldü.

Türkiye 9.9 oranında küçüldü diye sevinenler var. Hatta niye çift haneli küçülme çıkmadı diye üzülenler olduğu gibi. Yapmayın, başka Türkiye yok.

Koronavirüs salgınının zirveye çıktığı ikinci çeyrek, aynı zamanda “korona çeyreği” olarak isimlendiriliyor. Uçakların uçmadığı, tedarik zincirinin kimi zamanlarda tamamen durduğu bu süreçten elbette ki Türkiye de olumsuz etkilendi. Biz ayrı bir dünyada yaşamıyoruz. Ayrı bir dünya ile ticaret yapmıyoruz.

DOĞRU KARARLAR OLMASAYDI

Ancak bu süreçte Türkiye, doğru kararlar almak suretiyle krizin etkilerini azaltmayı başardı.

1- Erdoğan’ın güçlü liderliği ile güçlü yönetim, bir siyasi istikrar sorununu gündeme getirmedi.

2- Dinamik bir kriz yönetimi uygulandı.

3- Sağlık sistemi virüsle mücadelede dünya çapında başarılı bir performans ortaya koydu.


4- Koronavirüse rağmen ekonominin çarkları durmadı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak başta olmak üzere, ekonomi yönetimi yerinde kararlar aldı. Düşük faizli kredi ile piyasanın canlanması sağlandı. Vergi ve SGK primleri ertelendi.

5- Kısa çalışma ödeneği ile işverenin üzerindeki prim yükü azaltıldı.

6- KOBİ kredileri ile küçük esnafa can suyu sağlandı.

7- İşten çıkarma yasağı ile milyonlarca çalışanın işsiz kalmasının önüne geçildi. Çok yerinde bir karardı. Yoksa biz koronavirüsü bırakıp işsizliği konuşacaktık. 2001 krizinde en büyük patlama işsizlikte ve iflaslar nedeniyle esnafta yaşanmıştı. Türkiye, tarihinin en büyük esnaf eylemlerine sahne olmuştu.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı