Ya da siber diktatörlük! Madem bilgi artık sorun değil, robotlar her şeyi yapabiliyor. RF ya da lazer silahları ile veya genetik yapısı dönüştürülmüş canlılar üzerinden, global networke sızan birileri tarafından her şey tersyüz edilebilir.
Artık zaman ve mekan farklılığı fazla bir anlam ifade etmiyor. Kişi ya da küçük topluluklar büyük devletleri bu anlamda tehdit edebilirler.
Buradan baktığınızda, siber terör geleceğin en önemli gündem maddelerinden biri olabilir. Bugün siber terör deyince daha çok hackerler akla geliyor, peki ya yarın.
Kontrolden çıkan, Neurolink ve Chip bağlantısı üzerinden insan-makine etkileşimli sistem manupile edilir ya da beklenmedik bir riskle karşılaştığında, sistem kontrolden çıktığında ne olacak?
Geçen gün Hariri bu konuyu tartışıyordu.
Batı “Yeni Normal” döneme geçerken, çoğulculuktan, siber tekilciliğe, siber monarşiye geçmeye hazırlanıyor sanki. Burada Monark / Tek adam aslında ma’şeri aklı temsil eden yapay zeka. Yani sentetik bir tanrı, sonuçta “yeni put”, “siber bir put”.
Tamam bir sistem kuruluyor. Peki sistemin anahtarı kimin elinde olacak!. O kim! O da anahtarı tekrar makineye teslim edecekse, aslında makine insanın kullandığı bir alet olmaktan çıkıp, insan makinenin kullandığı biyonik bir robota dönüşüyor.
Her konuda olduğu gibi yine geç kalıyoruz. Kafamız duvara çarpınca aklımız başımıza geldi ve İstanbul sözleşmesini konuşmaya başladık. CEDAW böğrümüze saplanmış bir kurşun gibi bir yerlerde duruyordu.
Peki bu “Yeni Normal” döneme doğru dolu dizgin giderken, bizim filozoflarımız, ilahiyatçılarımız, bilim adamları bu konuda ne yapıyorlar, uluslararası sistemin önlerine koydukları raporları izlemekten başka.
Aslında bu konu bütün bakanlıkları, bütün bilim dallarını, bütün sektörleri, hukuk düzenimizi, ekonomik ve politik düzeni yakından ve derinden etkiliyor.
Biz İstanbul sözleşmesini konuşuyoruz da “Yeni Normal” dönemde, “Norm” değişince, “Norm Hukuk” da değişecek. Global köyün anayasası ya da yasası olmayacak. “Yeni Norm hukuk” tüm dünyada geçerli olacak ve siber istihbarat, siber polis, siber savcı ve yargıçlar tarafından anında sonuçlandırılacak.
Bana söyler misiniz, burada “insan” nerede?. Hangi “din”den, hangi “ahlak”tan söz ediyorsunuz. Hangi “politika”, hangi “ideoloji”!