Bu güne kadar onlarca kitabında ve saygın yayın organlarında yayınladığı makalelerde insanlığın ortaya koyduğu birikimi ele aldı, dünyada olup bitenlerin düşünsel yansımalarını sahadaki sonuçlarıyla birlikte analiz etti. Müslüman dünyanın gündelik yaşamı ve geleceğiyle ilgili belgeseller çekti.
Batılı eğitimden geçtiği halde neden ayağa kalkıp ‘aydınlanmayı’ alkışlamadığını, Aydınlanma’yı tartışmadan içselleştiren İslam dünyasının kimi aydınlarının nasıl bir ‘zihinsel kölelik’ içinde olduğunu kendince kanıtlamaya çalıştı. O da Aliya İzzetbegoviç gibi eleştirel akla olan derin ihtiyacımızın altını çizdi. Akılcılığın gelişiminde büyük rol oynarken ırk kavramını icat eden, başka halklar için işkenceleri, askeri müdahaleleri meşru gören, demokrasi ve insan halklarını şiddetin yıkımın gerekçesine dönüştüren çürümeyi deşifre etti.