8 Nisan 2026, Çarşamba
20:58
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Anadolu insanı ailesine önem verir. Aile ilk mektep olarak, sevgi, saygı, dayanışma, empati, fedakarlık, hürmet ve şeref kaidelerinin öğrenilip kazanıldığı yuvadır bizde. Dolayısıyla hem toplumun, hem devletin yapı taşı olarak görülmüştür.

Aile aynı zamanda mahremiyetin kalesidir, yüksek değerlerin onursal makamıdır. Hem Resulullah’ın (s) önerdiği İslam toplum modeli de aile üzerinden inşa edilen bir sosyal yapıydı... Hem de Anadolu tarihinde boy göstermiş milletlerin varoluşsal orijini aile çıkışlıydı. Yani hem dini hem tarihi olarak, aileyle ilgili böylesine güçlü bir belek bağı vardı insanımızın...

Lakin günümüzde, kadın ve erkek cinslerinin sınırsız-koşulsuz rekabete ve sürekli çatışmaya itiliyor oluşu, ailenin sevgi, saygı, emniyet değil de şiddet ve dehşet mekanı olarak tarif ediliyor oluşu, gençler için ciddi güvensizliklere sebep olmaktadır. Gençlere iyi örnek olamayışımız kadar asra dair kuvvetli etkileşimlerin de bunda payı vardır. Söz gelimi şehir mimarisinin 1+1 dairelerle planlanıyor oluşu bile, bize dayatılan tekilci yaşamın geometrisi şeklinde...

Küresel sistem, aileyi sarsarak bireyi tekil haliyle zihinsel anlamda avucunun içine almayı hedefliyor. Modern insan tüm ihtiyaçlarını avucunun içindeki mobil telefonla hallederken ne gerçek anlamda bir aile ferdine, ne de gerçek bir iletişime ihtiyaç duyuyor...

Bireyi ve aileyi sımsıkı halde çevrelemiş bu sistem mimarisinde, söz gelimi ‘’gereksinim’’ kavramı artık klasik anlamını yitirmiştir, içeriği, trendler aracılığıyla büyük oranda genişletilmiştir. Asrımız, mutluluğun anlamını da değiştirmiştir. İnsan sınırsız ve doyumsuz bir çarkın içinde savrularak sonsuz bir panayırda yolunu yitirmişcesine savrulacaktır. İnsana tükettikçe mutlu olacağı fısıldanmaktadır.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı