8 Nisan 2026, Çarşamba
23:38
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun…” diyorduk ya! O zaman buyurun.

Tamam CEDAW çok önceydi, Lazaranto ile de her ne kadar sözleşme hükümleri mer’i ise de ayrı bir yasal düzenleme yapılmadı. İstanbul Sözleşmesi üzerinden düz bir okuma yapanlar burada ne var diyorlar? Bakıyorlar, ama görmüyorlar.

Kamuoyu araştırması yapıyorlar; Kadınlara yönelik cinayet ve şiddeti önlemek için çıkarılan “İstanbul Sözleşmesi”ni destekliyor musunuz? Sorulanların 90’ı sözleşmeyi okumamış. Sözleşmenin adını haberlerden sosyal mediadan ya da çevresinden duymuş. 70 destek, az bir kısmı karşı çıkıyor, bir kısmının konudan hiç haberi yok. Aslında böyle bir soruya karşı 99 evet olması gerekirdi. Ama sonuç bu. Peki aynı soru şöyle sorulsaydı: Ailenizde bir lezbiyen gelin, homoseksüel bir damat ya da gayrimeşru bir çocuk ister misiniz? Kendi hayatında ahlaki açıdan en kötü durumda olanımızın bile böyle bir soruya vereceği cevap belli. Toplum böyle manipüle ediliyor. 

Aile Bakanlığı, 236 kadın derneği ile masaya oturup, 6284 sayılı yasa tasarısının ön çalışmasını yaptı. Şimdi bakanlığın o günkü kadroları konuşması gerek. O dernekler kimlerden oluşuyordu. 

Bakın bu sözleşmenin 4. madde ve 3. fıkrasında; “Temel haklar, eşitlik ve ayrımcılık yapmaması” başlığı altında, “cinsel tercih ve cinsel yönelim”den söz ediliyor. Temel haklara, eşitliğe ve ayrımcılık yapmamaya kimse itiraz etmez. Bala katılan ağu 4 kelimede saklı: “cinsel tercih ve cinsel yönelim”. Sözleşmenin 16. maddesi, “Bu cinsel yönelimlere ve tercihlere yönelenlere karşı oluşacak şiddet eylemlerinin önlenmesi ve şiddete başvuranların eğitimiyle” ilgili tedbirlerin alınmasını emrediyor.

4. Madde’nin 3. Fıkrası şöyle: Taraflar bu Sözleşme hükümlerinin, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerin, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci
statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın
uygulanmasını temin edeceklerdir.

Madde 14 - Eğitim / 1.Fıkra: Taraflar, yerine göre, tüm eğitim seviyelerinde resmi müfredata, kadın erkek eşitliği, toplumsal klişelerden arındırılmış toplumsal cinsiyet rolleri, karşılıklı saygı, kişisel
ilişkilerde çatışmaların şiddete başvurmadan çözüme kavuşturulması, kadınlara karşı
toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve kişilik bütünlüğüne saygı gibi konuların, öğrencilerin
zaman içinde değişen öğrenme kapasitelerine uyarlanmış bir biçimde dahil edilmesi için
gerekli tedbirleri alacaklardır.

YAZININ  TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı