9 Nisan 2026, Perşembe
01:06
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Şiddet savunulamaz, cinayet asla!

Yargı, önüne gelen her suç dosyasına, bir hayat hikayesi olarak dikkatle yaklaşır. Tarafları, şahitleri, bulguları, uzman görüşlerini de kendi işleyiş harmonisine katarak, hem olayı çözümler, hem de cezai müeyyidelerle, mağduriyeti tazmin etmeye gayret eder...

Pınar Gültekin adlı kadının hunharca vahşi şekilde öldürülmüş olması bugün Yargı’nın gündeminde. Hangi koşullarda olursa olsun, ölümün, öldürülmenin, katledilmenin yanında yer alamaz hiç bir vicdan. Yargı, çok kapsamlı ve hızlı bir araştırmayla bu dosyayı neticelendirecektir eminiz.

Nitekim Pınar Gültekin’i öldüren kişinin sevgilisi olduğu hemen ortaya çıkartıldı.

Cinayet haberiyle vicdanlarda kopan fırtınayı, kendi politik bagajlarına eklemlemekte ustalıklarıyla namlı çevreler, buradan acilen bir politika çıkartmakta hiç gecikmediler. ‘’Kadın cinayetleri politiktir’’ dediler.

Oysa insan hayatı poltik olmaktan evvel biriciktir, özeldir, karmaşıktır, dramatiktir.

Herşey zebrlediğimiz gibi değildir hayatta. Mesela Pınar Gültekin, evli ve çoluk çocuk sahibi olduğunu bildiği bir adamla birlikteydi, ölmeden evvel. Bunu Pınar Gültekin’in özgürlüğüyle açıklayanlar, birlikte olduğu adamın evli olduğu karısının özgürlüğü hakkında ne söyleyecekler? Ayrıca iddialara bakılırsa, adamı ‘’karına söylerim’’ diye tehdit etmiş olmaları, adamdan bitip tükenmeyen istekleri ve en son büyük meblağlarda para istemeleri de dikkat çekici diğer ayrıntılar... Tabi bunlar katilin iddiaları. Ona inanabilir miyiz? Katil, soğukkanlı bir şekilde, ince ayrıntılarla örülü bir plan hazırlamış, aşk hikayesi dehşetli bir kavis yaparak cinayete dönüşmüş. Feci bir son...

YAZININ  TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı