9 Nisan 2026, Perşembe
03:37
UST1 Reklam Alanı
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Ayasofya, camilerin başka maksatla kullanılmasının tek örneği değildi. Son örnek de değil. Ancak bunun birçok açıdan sembolik bir değeri var.

Ayasofya, bütün mabedler gibi, bir mabed olarak Allah’a adanmıştır. Artık bu yapı Fatih’e de ait bir “mülk” de değildir. Bu yapı Fatih’in vakfiyesidir. Fatih; metruk haldeki bir mabedi alıp, yeniden mabed olarak imar edip vakfetmiştir.

Bu mabed vakıflara da ait değil. Vakıf mecazi anlamda Allah’a satış yapılan şey ile ilgili satış senedidir.

Ayasofya hem mabed olarak, hem de bir vakıf eseri olarak gayesi dışında kullanılamaz. Bu çok önemli bir konu.

Caminin müzeye dönüştürülmesi bir gasptır. Kültür Bakanlığı burada “fuzuli şagil” konumundaydı. Bu hukuksuzluk sona erdi. Dün “Dünya Hukuk Günü” idi ve bu karar bu anlamda hukukun zaferidir.

Bu gaspın arkasında Vatikan ya da Ortodoks dünyası değil, ABD vardı.

Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu kararı hukuki açıdan geçerliliği olmayan tartışması, çelişkilerle dolu bir garabet örneğidir.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı