Rüzgâra karşı tükürürseniz, o tükürük sonunda sizin suratınıza yapışır. İşte aynen öyle de havaya, toprağa, suya verdiğimiz zarar, fıtratı zorlayan her adımımız dönüp bizim alnımıza yapışıyor.
Biz kirlendik ve kirli ellerimizle tabiatı kirletiyoruz ve tabiattaki kir bize yansıyor.
Biz insanoğlu olarak birbirimize merhamet etmiyoruz ki, tabiata merhamet edelim.
2 gün ayrıkotunu yazdım. Tarım konusunu nereden tutsanız elinizde kalır. Felaket bir durumdayız. Yönetim, meslek odaları, üniversiteler, iş dünyası bu konuya nasıl bu kadar yabani kalabilirler. Gözleri WHO, FAO, FDA’dan başka bir şey görmüyor sanki. Tarım birilerinin gözünde pazar ve paradan ibaret.
Pestisitlerin 47’lik kısmı herbisitlerden oluşur. Herbisit toksitesi hava, su, toprakta, bitki, hayvan ve insana, daha doğrusu her canlıya zarar vermekle kalmaz, gelecek nesiller için tehdit oluşturur. Bu zehirli maddelerin 0.015-6’sı hedef alınan canlı üzerine ulaşmakta, geri kalan 94-99.9’luk kısım ise tarım eko sisteminde hedef olmayan organizmalara ve toprağa ulaşmakta, çevredeki tabii ekosistemlere zarar vermesinin ötesinde, buharlaşarak ya da bulaşık savrulması ile havaya ve akıntı nedeniyle kimyasal kirleticiler olarak sulara karışmakta, toprakta kimyasal tortular bırakmaktadır.