Bilindiği gibi Türk Eğitim Sitemi ;.Okulöncesi Eğitim , İlköğretim, Ortaöğretim,Yükseköğretim ve yaygın eğitim olmak üzere beş basamaktan oluşmaktadır.Planlı kalkınma dönemine başladığımız 1959 yılından beri 9 kalkınma planı yapılmış , 17 eğitim şurası toplanarak bu eğitim kademelerinin sorunları tartışılmış ve geleceğe yönelik eğitim politikaları oluşturulmaya başlanmıştır.Gerek Dünya Bankasınca ve gerekse Avrupa Birliği fonlarınca desteklenen eğitim projeleri sayesinde sorunlara farklı bir bakış açısı getirilmesi sağlanmaya çalışılmıştır. Bununla beraber . sosyal yaşama yönelik ve eğitim sisteminin anlık sorunlarına çözüm bulabilmek ve bu konuda çözüm önerisi geliştirmek ihtiyacı her geçen gün biz eğitimcileri düşündürmelidir.
Sorunlar ve Çözüm Önerileri
1. Hükümetler eğitim politikalarını oluştururken kıt kaynakları yerli yerinde kullanmalı ve vatandaşını yetiştirmek için eğitim önceliğini belirlemelidir.Okul öncesi eğitimde gelişmiş AB ülkelerinde yüzde 100 olan okullaşma oranı ne yazık ki ülkemizde yüzde otuz üç düzeyindedir.Öncelikle Belediyelerin ve Sivil Toplum Kuruluşlarının desteği ile bu oran ülke genelinde yüzde yüze çıkarılmalıdır.Her bireyin okulöncesi eğitim alması hedeflenmeli ve bunun gerçekleşmesi için politikalar üretilmelidir.Mülki amirler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından anasınıflarını donatmalı ihtiyaçlarını gidermelidirler.
2. 6-14 yaş arasını kapsayan temel eğitim Anayasanın 42. maddesinde ve 222 sayılı Eğitim Kanununda öngörüldüğü gibi parasız olmalıdır.Bunun için vatandaştan para toplanmamalıdır.Devlet genel bütçeden ilköğretim okullarının finansman sorununu çözecek tedbirler almalıdır.
3. Uygulanmakta olan ve bu yıl ilk mezunlarını verecek olan İlköğretim müfredatının başarılı olabilmesi için, öğrenme öğretme süreçlerini düzenleyen ve yönlendiren öğretmenlerin kapsamlı eğitimlerle bilgilendirilmeli, müfredatta kullanılması öngörülen çeşitli materyallerin hazırlanması konusunda desteklenmeleri, önerilen etkinliklerde kullanılacak araç gereç ve materyaller için okullara gerekli desteklerin sağlanması gerekmektedir.
4. İlköğretimde 6,7 ve 8. sınıflarda yapılan Seviye Belirleme Sınavları;sınava herhangi bir sebeple giremeyen öğrencilerin hak kayıplarını ortadan kaldırmak için telafi sınavı konulmalı ve bu yapılan sınavlar ücretsiz olmalıdır.
5. Ortaöğretim de mesleki ve teknik eğitime ağırlık verilmeli, Anadolu ve fen lisesi sayısı artırılarak düz liseler kapatılmalıdır.Ortaöğretim okullarından mezun öğrenciler vasıfsız olmamalı, sanayi okul işbirliği sağlanarak meslek sahibi olarak yetiştirilmelidirler.
6. Ortaöğretim kurumları arasında öğrencilere yatay geçiş hakkı verilmelidir.Öğrenci gelecekte icra edeceği mesleği seçme hakkını kendisi yapabilmesi için programlar esnetilmeli ve programdan programa geçiş hakkı tanınmalıdır.
7. Öğretmenlerin özlük hakları AB ülkeleri standardına çekilerek, onların insanca bir yaşam sürmeleri sağlanmalıdır.AB ülkelerinde ortalama yıllık öğretmen geliri 40 .000 $ iken ülkemizde öğretmenlerin geliri 10.000 $ civarındadır.
8. Öğretmenler de performans değerlendirmesine geçilerek çalışan öğretmene daha fazla ücret verilmelidir.
9. Eğitim sistemimizde ortaya çıkan sorunların tespiti için uluslar arası alanda ve ülke çapında eğitim ile ilgili araştırmaları takip etmeli ve eğitim politikaları oluşturmak için bu araştırma sonuçlarından faydalanılmalıdır. Bu nedenle Eğitim Reformu Girişimice hazırlanan ?Eğitimde Eşitlik; Politika Analizi ve Öneriler? adlı raporunu, OECD?ye üye ülkeler arasında yapılan PISA araştırma sonuçlarını ile 2008 SBS sonuç analizlerini incelediğimizde ?Eğitimde eşitliğin sağlanması hedefi, ulusal planlama belgelerinde daha çok yer alması gerektiğini, ortaöğretime ve yüksek öğretime erişim ile ilgili açık hedefler konularak bu hedefler sürekli izlenmesi ve geliştirilmesi gerektiğini ,eğitime ayrılan kamu kaynaklarının artırılması , dezavantajlı bölgelerin önceliklendirilerek desteklenmesi gerektiğini, okul öncesi eğitimin iller temelinde değil, dezavantajlı çocuklar hedef alınarak ve önceliklendirilerek belediyelerin ve sivil toplum kuruluşlarının desteğini alarak ülke geneline yaygınlaştırılmasını , genel liseler ve meslek liseleri birbirinden bu kadar keskin biçimde ayrılmayarak , okullar arası kalite farklılıklarının giderilmesini anlamalı ve bu doğrultuda çalışmalarımızı planlamalıyız.?O zaman öğrencilerimizin çağın gerektirdiği nitelikleri kazanmasını sağlayarak, yetenekleri doğrultusunda eğitebiliriz.
