Sigara , alkol ve bağımlılık yapan maddeler; her geçen gün çevremizdeki insanların bir bahane ile kanatlarının altına sığındıkları ve bir türlü vazgeçemedikleri yaşam kalitelerini düşüren unsurlardır.Bu maddeler herkesin her yerde bulup satın alabildiği ve evinin haricinde kapalı mekanlarda içemediği toplum sağlığına ve bireysel sağlığa zarar veren keyif maddeleridir.Parası olan ve sağlığını düşünmeyenler içsin.Özgürlükleri var içebilirler.Ama başkasının sağlığına zarar veriyorlarsa orada hepimizin hava sahamızı koruma görevi var.Kimse görevden kaçmamalı, hava sahasını sigara dumanı ile kirlettirmemelidir.
Sevgili okurlar çevremizde olan bitenlerden galiba biraz habersiz yaşıyoruz.Kitle iletişim araçlarında yayımlanan bazı programlarda , haber bültenlerinde ve çevremizde gördüğümüz 12-18 yaş aralığındaki çocuklarımızın bu saydığımız keyif verici maddeleri kullandığını maalesef gözlemliyoruz.
Bu tür bağımlılık yapan maddeleri kullanan gençler kimi zaman akranlarına özenti ve girmiş olduğu arkadaş gruplarının baskısı, kimi zamanda kendisini bulunduğu grupta varlığını hissettirme davranışı olarak bu maddeleri kullanıyorlar.Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerin ciğerleri ve sağlıkları tehlikededir.Bunu hepimiz görüyoruz.Ama hiçbirimiz bir şeyler yapmıyoruz.Sinema filmi gibi seyrediyoruz.
Toplum sağlığı herkesi ilgilendirmelidir.Toplum sağlığının korunması için toplumsal yaşamı paylaşan herkes sorumluluk üstlenmelidir.Bu sorumluluğu üstlenmesi gerekenler öncelikle ebeveynler, okullar, mahalli yönetimler ve kamu kuruluşlarıdır.
Ebeveynler çocuklarını takip etmelidirler .Çocuğunun kimlerle arkadaşlık yaptığını ,gününü kiminle nerde geçirdiğini cebinde parsının olup olmadığını,parası ile ne aldığının ,okula devam edip etmediğini her gün kontrol etmelidirler.Bunu yaparken öncelikle çocuklarına güvenmelidirler.Onlara en yakın arkadaşları gibi davranarak onları adam yerine koyarak konuşmalıdırlar.Bu güven duygusunu 0- 6 yaş arasında çocuklarına kazandırabilirler.Çünkü ağaç yaş iken eğilir.Çevrenizde olup bitenlere habersiz ve duyarsız kalırsanız,erken yaşlarda ilgilenmediğiniz çocuklarınızı ileriki yaşlarda eğitemezsiniz.
Bunun için her veli çocuğunu mutlaka anasınıflarına ve anaokullarına göndererek bu konuda profesyonel bir yardım almalıdır.Okulöncesi eğitim kurumlarında çocuklara oyunla birlikte günlük yaşam kuralları, özgüven becerisi , paylaşma ve dayanışma alışkanlıkları kazandırılmaktadır.Günümüzde anasınıfı ve ilköğretim 1 ve 2. sınıfta velilerimiz çocukları ile ilgilenme düzeyleri çok yüksektir.Bu ilgi çocuğun sınıfı ilerledikçe maalesef düşmektedir.Bu düşüş çocuk tarafından da fark edilmektedir.Bu ilgi eksikliğini çocuk çevresinde bulduğu okul ve mahalle arkadaşları ile doldurmaya çalışmaktadır.Burada da arkadaşlarının iyi ve ya kötü huylarını kazanmaya başlamaktadır.Şansına arkadaşları iyi ise çocuğumuzun davranışları da iyi olmaktadır.Ama arkadaşları kötü ise kontrol edemediğimiz davranışlar sergileyen bir robot icat ediveriyoruz kendi elimizle.O zaman anne ve baba olarak çocuklarımızın eğitimleri için sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz. Bahane üreterek, suçu başkalarına atarak çözmek yerine kendimizi sorgulamalıyız.O zaman kötü alışkanlıklardan çocuklarımızı korumak için çaba göstermiş oluruz.
Bu konuda okullar ve okullarda çalışan personele de büyük görevler düşmektedir.Sigara, alkol ve madde bağımlılığı konusunda öğrenciler anasınıfında itibaren bilinçlendirilmelidir.Velilerle ve sağlık kuruluşları ile işbirliği yaparak okulları ve derslikleri bu maddeleri kullanan insanların durumlarını gösteren afişlerle donatmalıdırlar.Okul personeli okul içinde ve dışında öğrencilerin görebilecekleri yerlerde kesinlikle tütün mamülleri içmemelidirler.Anne babalarda çocuklarının yanında bu mamülleri tüketmemelidirler . Öğretmenler haftada bir Hayat Bilgisi , Fen ve Teknoloji ve yeri geldikçe diğer derslerde madde kullanımının zararları ile ilgili bilgilendirme yapmalıdırlar. Bu konuyu basite almamalı,gençlerimizi korumak için elimizden geleni yapmalıyız.Öğretimi önemseyip eğitimi göz ardı etmemeliyiz.Biz eğitimciler; hem velilerimizi hem de öğrencilerimizi eğitmek için bir misyon üstlenmeliyiz.
Evet bu konuda anne,babalar, okullar ,emniyet teşkilatı,belediyeler ve sivil toplum örgütleri sorumluluk üstlenmelidirler.Bu konu sadece anne,baba ve okul işbirliği ile çözülemeyecek kadar büyük ve kapsamlıdır.Herkesin desteği gerekir.Çocuklar madde bağımlılığı yapan yapıştırıcıları, bakkallardan veya marketlerden bulup alabilmektedirler. Onlar satıcıdırlar.Anlıyorum ama gecenin bir vakti çocuk gelip sizden beş on kutu yapıştırıcı istiyorsa ve bunu her gün tekrar ediyorsa bunda satanında sorumluluğu olmalıdır.
Gelin birlikte, işbirliği yaparak gençlerimizi bu maddelerden koruyalım. Korumanın yollarını birlikte arayalım.Birbirimize destek olalım.Onların bu zararlı maddelere alışması, bizim geleceğimizin yok olması anlamına geldiğini unutmayalım. Lütfen çocuklarımızı sevelim, onların kötü alışkanlıklar kazanmasını engellemeye çalışalım.Çocuklarımıza yaptıklarımızla kötü örnek olmayalım.Evde okulda kısacası her yerde çocuklarımıza karşı olumlu yaklaşıp onların kötü alışkanlıklar edinmesini önlemeye çalışalım.Bunu birlikte başarabiliriz.
Cemal ŞAHİN
04/11/2009
