3 Şubat 2026, Salı
01:05
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

 Ebu Hüreyre?nin (ra) rivayet ettiği bir: bir hadis?i şerifte Allah Resulü (asm) buyurdular ki:

  ?Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, bir şehri ilâhi olan muharrem ayıdır. Farz namazdan sonra en efdal namaz da gece namazıdır.?(1)

 

Muharrem ayının faziletiyle ilgili olarak, bir başka hadis-i şerif?te Hz. Ali? den (ra) öğreniyoruz buyuruyorlar ki; ?bir adam Allah Resulünden sordu: ?Ey Allah?ın Resulü! Ramazan?dan sonra hangi ayda oruç tutmamı tavsiye edersiniz??

Allah Resulü buyurdular ki: ?Ramazan?ın dışında oruç tutmak istersen Muharrem ayında tut, çünkü o şehri ilâhidir. O ay da bir gün vardır ki, Allah onda bir kavmin günahlarını affetti, bir başka kavmin günahını da affedecek.?(2)

1431.Hicri yılınız mübarek olsun!

 Medine-i münevvere de, Müslümanların ilk defa takvim olarak belirledikleri hicret yılının 1431 ci senesini idrak etmiş bulunuyoruz.  Bu hicret yılının birinci ayı muharrem olarak kabul edilmiştir. İslam âlemine ve tüm insanlığa hayırlar, uğurlar getirmesini temenni ediyor, mutlu gelecekler diliyoruz.

Hiç merak ettiniz mi içinde bulunduğumuz hicri yıl, nasıl başladı, birinci ay ve birinci sene kimin zamanında nasıl tespit edildi?

Devrin halifesi Hazreti Ömer, (ra) hicretten 16 yıl sonra miladi 638 yılında kafa karışıklığına sebep olan bir hadiseyle karşılaşır.  Devletin işlerini yürütürken Arabî ayları kullanıyordu. Bir gün kendisine gönderilen bir yazıda şaban ayı tarih olarak yazılıydı, ama bu şaban hangi senenin şabanıydı. Buna bir çare bulmalıydı, çünkü devletin başında kendisi vardı. Oğlu Abdullah?a meşveret heyetinin çağırılmasını emretti.

Abdullah, aldığı emri yerine getirmek için Medine sokaklarında hızla dolaşıyordu.  Vardığı kapının önünde önce görünmeyen ev sahiplerine yüksek sesle selam veriyor, sonra da selamını alan sese haberini verip bir başka adrese doğru hızla yol alıyordu.

Güneş, yakıcı sıcaklığını Medine sokaklarında olanca etkisiyle hissettirirken kapıları dolaşma görevini tamamlayan Abdullah, tekrar dönüp geldiği meşveret binası girişinde bekliyordu. Az sonra kapı kapı dolaşarak çağırdığı istişare meclisi üyeleri de gözükmeye başladılar.

İlk defa ashabı kiramın ileri gelenlerinden Saad bin ebi Vakkas, (ra) ardından Talha (ra) gözüktü. Şu gelen de İmam-ı Ali olsa gerek diyordu, Yolda görünenler vakit kaybetmeden meşveret binasına giriyorlardı.

Daha sonra aceleci adımlarla gelen biri daha göründü. Bu, Emirel mü?minin Halife Ömer?in  (ra) ta kendisiydi. Zaten meşveret meclisini de o davet etmişti zaten.

Hazreti ömer (ra) içeriye girince vakit kaybetmeden, Allah?a hamd, Resulüne de salat-ü selamdan sonra meşveret heyetinin davet edilme sebebini anlatmaya başladı.

- İstişare meclisinin aziz üyeleri! Devlet işlerini sıralamakta zorluk çekmekteyim. Bana gönderilen bir yazıda şaban ayı tarih olarak yazılmıştır. Bu şaban, hangi senenin şabanıdır. Bu senenin mi yoksa geçtiğimiz senenin mi, belli değil? Basra Valisi Ebu Musa?nın da bu konuda evrak karışıklığından şikâyeti vardır. Farklı olaylarla tarih başlatılması bizi şaşırtmaktadır. Kendimize göre bir tarih başlatmalıyız artık. İstişare meclisinin muhterem üyelerini bunun için davet etmiş bulunmaktayım dedi.

Mecliste hazır bulunanların hepsi de böyle bir tarihe gerek görüyorlar; ancak hangi olayı tarih başlangıcı olarak kabul edeceklerini pek kestiremiyorlardı. Zira Allah Resulünün hayatının her günü tarih başlangıcı sayılmaya layık olaylarla doluydu.

Netice Saad bin ebi Vakkas, kendince mühim gördüğü olaya ait teklifini yaptı: -Ey Emirel  mü?minin, ben Allah Resulünün  vefat gününü tarih başlangıcı olarak teklif ediyorum.

-Peki, sen ne dersin ya Talha? Saad?ın teklifini duydun? Uygun buluyor musun?

-Ben böyle üzüntülü bir günü tarih başlangıcı yapmayı uygun bulmuyorum. Bunun tam aksine Allah Resulünün üzüntülü ölümünü değil de, sevindirici doğumunu tarih başlangıcı olarak teklif ediyorum.

-Ya Ali! Sen ne dersin? Bir de seni dinleyelim.

-Ben üçüncü mühim olayı teklif etmek istiyorum.

-Pekiyi senin mühim gördüğün olay nedir?

-Hicret! Müslümanların İslam?ı yaşamak ve yaymak için her şeylerini terk ederek Mekke?den Medine?ye hicretleri. Bir torba içine koydukları bir avuç hurma ve bir tutam kuru ekmekle Medine?ye doğru yola dizilişleri unutulmayacak bir başlangıç olmuştur. Ben hicreti tarih başlangıcı olmaya layık görüyor ve teklif ediyorum.

-Allah Resulünün halifesi (hz) ömer (ra) şöyle der Ey Efendiler Efendisinin ashabı! Ne dersiniz?

-Ben Ali'nin bu teklifini çok yerinde buluyorum. Meşveret heyeti, hepsi birden ey müminlerin emiri! Biz bu fikre iştirak ediyoruz dediler.

Hicretten 16 sene sonra Halife Hazret-i Ömer?in başkanlığında Medine?de toplanan meşveret meclisinin bu kararını kapıda bekleyen Abdullah, Medine sokaklarında halka ilan etti:

-Ey Müslümanlar! Bundan sonra ashabın hicreti başlattığı mübarek muharrem ayı birinci ay, sene de birinci sene olarak tespit edilmiştir. Birinci muharrem ayınız ve on altıncı hicret seneniz mübarek olsun.

Biz de Abdullah'ın o günkü duasına âmin diyor, tüm Müslümanlara girdiğimiz muharrem ayı ile başladığımız 1431. hicret yılı hayırlı, uğurlu olsun diyoruz.

  (1)  Müslim, Sıyam 202, (1163); Ebu Davud, Savm 55, (2429); Tirmizi, Salat 324, (438); Nesai, Kıyamu'l-Leyl 7, (3, 207,. 208).

    (2)  Tirmizi, Savm 40, (741).

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı