3 Şubat 2026, Salı
01:06
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Ev ödevi yeni adıyla performans görevi ve proje çalışmaları olarak ifade edilen ve eğitim ile ilgili herkesin  günlük yaşantısının bir parçası haline gelen önemli kavramlardan birisidir.Biz bu yazımızda performans görevi ve proje yerine ev ödev kelimesini kullanacağız.Çocuklarımız derslerde öğretmenleri ile birlikte işledikleri temaların kazanımlarını  sınıf içerisinde ve sınıf dışında, evde ek çalışmalarla pekiştirme çalışmalarına ev ödevi diyoruz.

 

Günümüzde öğrenciler okulda verilen ve takibi yapılmayan ödevler yüzünden hazırcılığa sevk edilmektedirler.Öğretmenin verdiği ödev konusunu öğrenci,  www.google.com.tr adresine yazdığı zaman bilgisayarının ekranına ?Bedava ödev indir, ödev yükle, okul ödevleri,ödev kapakları, ödev sitesi, ilköğretim ödevleri, kitap özetleri, ödev arşivi, performans ödevleri ve proje ödevleri? gibi internet siteleri çıkmaktadır.Öğrenci verilen konuyu araştırmadan, bir başkasının hazırlamış olduğu ödevi  sadece isimleri değiştirerek kendi hazırlamış gibi sahiplenip öğretmenine teslim edebilmektedir.Milli Eğitim Bakanlığı, İlköğretim Genel Müdürlüğü?nün yasaklamasına rağmen öğrenciler ve öğretmenler bu bilgi alış verişinde bir mahsur görmemektedirler.Öğrenci Türkçe dersinde okuyup özetlemesini yapacağı kitabı bile internet sitelerinden özetini indirip ödevini öğretmenine teslim edebilmektedir.Tabi ki fikir vermesi bakımından bu sitelerden yararlanılmasın demiyoruz.Öğretmenlerimiz ödevlendirilmeleri konu bazında değil de   etkinlik bazında yaparlarsa öğrencileri hazırcılığa kaçmaları engellenebilinir. Buradaki sıkıntı öğrenci ödevlerinin karmaşık, uzun ve öğrencinin yardım almadan yapamayacağı ödevlerin öğrencilere verilmesidir.

İlköğretim okullarında yeni uygulanan müfredat programları  öğretim sürecinde öğrencide öğrenmenin oluşması, konunun sezdirilerek kavratılması  , öğrenme sürecinde öğrenciyi aktif hale getirerek öğrenmenin oluşması hedeflenmektedir.Ancak bizler sistem değişmesine rağmen bu konuyu özümseyemedik.   

 

Öğretmenler tarafından verilen ev ödevleri öğrencilere  verilmeden  önce iyi planlanmalı, hangi kazanımı pekiştireceği ödevin üzerine yazılmalı, ödevler mutlaka öğretmenin rehberliğinde  öğrencinin öğrenme  sürecini izleyerek öğretmen tarafından takip edilmeli ve ek çalışmalar toplanarak değerlendirilmelidir.Bu sürece ebeveynler de katılmalı öğretmenle işbirliği yaparak öğrencinin ek çalışmalarını yapması sağlanmalıdır.Ama burada önemli olan öğretmenin deneyimi, öğrenmeyi öğrencide oluşturma sürecinde veli ve öğrenciye yönelik oynadığı rol önem arz etmektedir.Öğretmen bu rolünü iyi oynarsa öğrenci mutlu bir şekilde okuluna gidip gelmektedir.Tersi durumda ise öğrencide bir bıkkınlık oluşmakta okul fobisinin oluşmasına neden olabilmektedir.

 

Öğrencilere ev ödevi verilmeli mi ?  Ev ödevi verilecekse ne kadar verilmeli.Bu sorular  öğretim sürecinde etkin olan öğrencinin kazanımları edinmeleri için öğretmenler tarafından yanıtlanmalıdır.Eğitim evrensel bir konudur.Karşılaştırmalı eğitim çalışmaları ile ülkeler arası  eğitim ortak kültürü oluşturulmuştur.Amerika?da, İngiltere?de veya başka bir ülkede  bir öğrencinin birinci sınıfta  eğitim öğretim sonucunda elde ettiği kazanımlarla bizim öğrencilerimizin edindiği kazanımlar arasında bir fark olmaması gerekir.

Bu konuyu 18 Aralık 2009 tarihli Vatan Gazetesi?nde Rifat SARICAOĞLU  köşesine taşıyarak ?Ödevin faydası var mı??diye bir yazı yazmıştır.Bu yazıyı sizlerle olduğu gibi hiçbir cümlesine dokunmadan paylaşmak istiyorum.

?Her velinin en çok söylediği veya her öğrencinin en çok duyduğu söz, ?evladım dersine çalış? veya ?ödevlerini yap?tır. Bizler bu sözle büyüdük, şimdi de çocuklarımız bu sözle büyüyor.

Hatta bazı veliler, sanki çocukları ile birlikte tekrar okula gidiyormuş gibi stres içinde.

?Ev ödevleri? müfredatın ayrılmaz bir parçası. Hatta Amerikan sisteminde ?full-time student? yani ?tam zamanlı öğrenci? diye bir kavram var. 1 öğrenci haftada 15 saat sınıfta derse giriyor ve sınıftaki her ders saatine okul dışında da 2 saat ayırması gerekiyor. Yani 30 saat okul dışında + 15 saat okulda olmak üzere haftada 45 saatini ders ve ödevlere ayırması gerekiyor. İş dünyasında da haftada 40-45 saat çalışıldığından yola çıkılarak öğrenciler için ?tam-zamanlı? kavramı oluşturulmuş.

Buraya kadar bir sorun yok gibi görünüyordu. Ta ki dünyanın en iyi eğitim sistemlerine sahip Kanada?da 2 veli (Tom ve Shelli Milley) sistemi, ev ödevlerinin öğrencilere ne katkısı var diye sorgulamaya karar verinceye kadar!..

Milley ailesinin böyle düşünmesine yol açansa, 2 yıl önce Torontolu Chris Corrigan adındaki velinin Kanada?daki tüm basın mensuplarına gönderdiği bir e-postada ev ödevlerinin yasaklanması gerektiğini belirterek başlattığı büyük tartışma. 2 yıl sonra Milley ailesinin aldırttığı karar da son zamanlarda Kanada?da tartışmaların daha da derinleşmesine sebep olmuş.

Shelli Milley iki yıl boyunca verilen ev ödevlerinin öğrencinin daha iyi not almasında bir etken olup olmadığını araştırmış ve devletin eğitim sistemini tekrar gözden geçirmesini önermiş. Sonuçta Milley ailesi 10 ve 11 yaşındaki çocukları için okulla ev ödevi planı konusunda anlaşma imzalamış.

Bu tartışmalar üzerine Kanada Eğitim Birliği (Canadian Education Association) ve Toronto Üniversitesi ortak bir çalışma yaptı ev ödevinin faydaları ile ilgili özet sonucu kısa bir süre önce yayınladı.

Araştırma sonucunda ev ödevlerinin eğitim başarısına çok az pozitif etkisi olduğu, bu etkinin de iyi not alan öğrencilerin diğerlerine göre daha fazla ders çalışma alışkanlığından kaynaklanıyor olabileceği belirlenmiş. Prof. Ben Levin?e göre başarıda tartışmaya konu olan ödev yerine öğrenme yetilerini kazandırma öne çıkıyor.

Kanada?da 5-24 yaş arasında çocuğu olan velilerle yapılan anketin sonuçlarına göre velilerin yüzde 80?i, ödevin bireye daha iyi çalışma alışkanlığı sağladığı görüşünde, ancak yüzde 72?sine göre de evdeki en büyük stres kaynağı ödev! Sonuç olarak Kanada?da hafta sonları ve önemli tatil günleri için ödev vermek yasaklanmış.

Tabii ki her veli çocuğu için en iyisini ister.

Çocuğunun sağlıklı, iyi eğitimli ve başarılı olmasını ister. Zaten Kanada?da çıkan tartışmalar da bu isteğin bir sonucu.

Benim yorumum da eğitim sistemlerinin gelişen teknolojilerin zorlamasıyla yeniden yapılandırılmasının bir zorunluluk olduğu. Öğrenci artık bilgiye çok daha hızlı, değişik araçlarla, her istediğinde ulaşabiliyor.

Öğrenim şekilleri değişiyor. Erkekle kız arasındaki öğrenim hız ve şekillerinin farklı olduğu ispatlandı ve ilerideki yıllarda da kişiye özel eğitim sistemleri ön plana çıkmaya başlayacak.

Artık sanayi devriminde tasarlanan eğitim sisteminin ?herkese göre birer ölçek? mantığı tarihe karıştı. Örneğin ev ödevinin kimi öğrenciler için bir ihtiyaç olabileceğini ama kimi öğrenciler için bir yararı olmayabileceğini anlamamız lazım.

Ve Türkiye?deki eğitim fakültelerinin ezberi bozarak bu konularda daha fazla araştırma yapmalı. Sonuç olarak sistemi sorgulayıp çağımıza uygun eğitim modellerini belirlememiz lazım.?
Diye yazısını bitirmektedir.

 

Gördüğünüz gibi eğitim sorunları evrenseldir.Bazı ülkeler bu sorunları ?ev ödevlerinin? yasaklanmasına kadar indirgemişken biz ise  neler ile uğraşıyoruz..Eğitim sisteminin çözülemeyen yapısal sorunlarının yanında milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren bir katsayı sorununu bile çözemedik.Öğrencilerimizin geleceğini ilgilendiren konularda bile ortak akılda buluşamıyorsak gideceğimiz daha çok uzun yolumuz var demektir.

  

 

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı