3 Şubat 2026, Salı
01:05
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Kısırdöngü kavgaların, hoşgörüsüzlüğün, tahammülsüzlüğün, adamcılığın boy verenleri boğduğu bir zaman mekân beraberliğinde ne kadar başarılı olunabilirse?

Çeşnisi bol onca yerel kemliğin içerisinde, törpü yemiş hislerime ne kadar tahakküm edebilir ve başımı çevirdiğim her yerde göze çarpan onca adem-i muvazenetin, isim isim belli alametleri ortadayken ve benliğime ne kadar meydan okuyabilirsem? O ölçüde cümlelerle, karamsarlıktan öte seslenmeye ve bu anlayışı hâkim kılmaya çalışıyorum yazılarımda?

Geçtiğimiz gün Milletvekili Harun Tüfekçi?nin davetine de işte bu duygu ve düşüncelerle icabet ettim?

Doğrusu basın açıklamasının muhteviyatı ?terane? kıvamında, pekte bilinmedik şeyler değildi ama ilçemizle ilgili önemli gelişmelerinin vekil diliyle birinci ağızdan anlatımıydı. Aleni bir tabloydu? Güzel olanda buydu? Aksi düşünülüyorsa kelama cevap verilebilirdi?

Tam zamanıdır dedim ve muhteviyatın dışına çıkım sordum Tüfekçi?ye?

 ?Seydişehir?de yaşanan küslüklerin, yok saymaların, kurum ve kuruluşlar arasında gittikçe büyüyen diyalogsuzlukların sebebi nedir? Neyi bölüşemiyoruz? Bu kopuklukların Seydişehir?e verdiği zararın farkında mısınız? Bu tablonun oluşumunda sizin payınız hangi ölçüdedir? Bozuk ilişkilerin tamiri adına ne yapmayı düşünüyorsunuz? Mesela; Seydişehir Belediyesine gidiyor musunuz? STK?larımızı sorunları itibari ile ziyaret ediyor musunuz? Gibi daha birçok soru?

Tüfekçinin verdiği cevapları polemik konusu edilebilir korkusu ile yazmayacağım ama aynı soruyu, ilk fırsatta sormam gereken makamlara da hoşgörü, birbirimizi kabullenebilme adına sorma gayretinde olacağım?

İlçemiz bu açıdan neredeyse küsler cenneti? Hâlbuki Hizmet makamındaki kimsenin diğer kimseye küsme hakkı olamaz?

Hadsizliğe meydan vermeden bu satırlardan bıktırıcı olsa bile bu ahvali yinelemeye çabalayacağım?

Zira hiç kimse, herkesçe bilinen küslükleri yok sayıp güneşi balçıkla sıvayamaz? Kimse kendisini bu anlamda suçsuz göremez?  Paylaşamadığımız Seydişehir?se dinime imanıma hepimize yeter?

Laf getiriciler, götürücüler, küçücük menfaatleri, yenemedikleri ihtirasları uğruna bu tablonun gerçek mimarlarıdırlar...  Buna hakları var mı? Her laf getirip götürmenizde Seydişehir?in geleceğinden bir tuğla parçası kopardığınızın farkında mısınız?

Cidden, kim bu çalı kakıcılar, münafıklar? Kim bu gıybetçiler, ilangırkanlar, jurnalistler? Kim bu gammazcılar, arabozucular, menfaatperestler? Seydişehir bu makûs talihini yenemeyecek mi? Bu mahkûmiyetin prangalarını koparamayacak mı?

El hâsılı, bizi yönetme icazeti alan küsler dışlayın bu parazitleri lütfen? Onlarsız daha mutlu olacağınızdan emin olun?  Önyargılarınızın birincil sebepleri onlar?   Husumetlerin, düşmanlıkların körükçü başlarını selametiniz adına lütfen atın etrafınızdan?

Sırası gelmişken sorayım?..

Elin oğlu 7.5 milyonluk fakülte binasının temelini bir çırpıda atarken, 50 bin liralık otlakiye parasını toplayıp yatıramamamızın, acziyetimizin temel sebebi küslükler, gamamzcılar, üç beş ağzı gara, birkaç perveriş değil de ne sizce?

Bu dil küsenlere bir, küstürenlere iki demezde ne der sizce?

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı