Merkez mahallelerin muhtarları ikinci kez Belediye Başkanı Abdulkadir Çat?a konuk oldular... Amaçları mahallelerin belediyeyi ilgilendiren sorunlarına birinci elden çare aramak? Sıfır bütçeli, üç-beş kuruş maaşlı makamlarının yükünü belediye gücü ile biraz hafifletmek?
Bütün dertlere merhem olunabiliyor mu bilmem ama niyetler halis? Muhtarlarda memnun olmalı ki Şehrü-l Eminle ikinci buluşmalarında birinci toplantıda söz konusu edilen hizmetlerin yerine getirilmediğine dair bir serzenişte bulunmadılar.
Toplantıya katılan birim Müdürleri ise; Muhtarların bir önceki isteklerinin yerine getirilip getirilmediği ve yeni taleplerin belediye imkânları nispetinde olup olmadığı hususunda belediye başkanına yüz yüze bilgi verdiler. Hâkim oldukları konuları ayrıntıları ile anlattılar.
İnsan, ?keşke bütün kamu hizmetleri bu denli şeffaf, belediye çalışmalarının bütünü bu denli yüz yüze yapılsa?? demekten alıkoyamıyor...
İşte tam buradan halkayı vilayete, iktidar iradesine ve yıllardır ilgililerine birebir dillendirdiğim ama bir türlü gerçekleşmeyen içimdeki ukdeyi paylaşmak istiyorum sizlerle?
Sanırım TBMM?nin XIX. Dönemine denk gelen 1992 yılıydı? Bozkır spor salonu hınca hınç doluydu.
Salonun ortasına kurulan ince uzun bir masada; Konya Bayındırlık il Müdürü, MEDAŞ Müessese Müdürü, Karayolları il Müdürü, Köy Hizmetleri İl Müdürü,DSİ İl müdürü, Kamuya bağlı diğer İl müdürlükleri yada temsilcileri ve bölge milletvekilleri hazır bulunmuştu...
Bozkır?ın tüm köy muhtarları, kasabalarının belediye başkanları ve halkın izleyici koltuklarının hınca hınç doldurduğu bir akşamdı?
Birinci ağızdan talep, birinci elden sorun giderme organizasyonu olarak değerlendirdiğim organizasyonun program yöneticisi bir milletvekiliydi.
Nezih bir toplantıydı. Herkes birbirine saygılıydı? Hiç kimse bağcı dövme peşinde değil, salkımlardan üzüm koparmak derdindeydi. Hayran olmuştum bu organizasyonun büyüklüğüne ve gücüne?
Mikrofon salonun en ücra köşesine kadar gitti ve en ilgisiz gibi görünen vatandaşlar belki de ömrü hayatında göremeyeceği makam sahiplerine taleplerini göğüsleri havada sıraladılar. Sorunlarını yaralarına merhem olabilecek mercilere bölge milletvekilleri ile dirsek teması pozisyonunda aktardılar.
İletilen taleplerin hangi oranlarda yerine getirildiğini takip etme imkânım olmadı ama bu güç beni çok etkilemişti. O gün bu gündür demediğim kimse kalmadı ama böyle bir organizasyon ne mümkün Seydişehir?de gerçekleştirilemedi?
Hani diyorum ki!!!
Bu tabloyu seçimlere bir yıl kadar varken acep Seydişehir?de gerçekleştirebilir miyiz?
İlçemizin çözüm bekleyen sorunlarını birinci el güçlere birinci ağızlardan, duyurabilme imkânı sağlanabilir mi?
Milletvekili Harun Tüfekçi TBMM?nin XXIII. Döneminin son demlerinde böyle bir organizasyona imza atma gayretkeşliğine girer mi? Tevessül eder mi? Edemeye bilir mi?
Ve diyorum ki!!!
Havalem size Harun Bey... İktidar gücü bunu gerçekleştirebilir?
Bendenizden; âcizane ama ileri bir görüş;
Sayın vekil; ?Harp olur darp olur?? Hâlihazırdaki durumunuz son anda beklenmedik şekilde beklentilerinizin dışında bir şekil alabilir ve bakarsınız 24. Dönem şahsınız adına ?garp? olur?
Gerçekleştirmediğiniz böylesine bir organizasyon da içinizde ukde kalır?
Bende kaldı böylesine bir ukde?
Sizde kalmasın sayın vekil...
