Öncelikli olarak Büyükelçimiz Oğuz Çelikkol' u kasıtlı olarak alçak bir koltuğa oturtarak aşağılamaya çalışan İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon'un bu hareketine gerekli tepkiyi vakit geçirmeden gösteren ve İsrail? i Dünya önünde özür dilemek zorunda bırakan, Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül? e, Başbakanımız Recep Tayip Erdoğan? a, Dış İşleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu? na, aynı doğrultuda tepkilerini dile getiren CHP genel Başkanı Deniz Baykal? a ve MHP Genel başkanı Devlet Bahçeliye teşekkür ediyorum.
Şimdi gelelim Seydişehir gündemine. Hatırlanacağı üzere önceki haftaki yazımda ?Kampus alanı genişledi, Ama? başlıklı yazımda ?180.713 metrekarelik bir alanın 4342 sayılı mera kanunun 14. maddesi ?C? bendine göre mera vasfından çıkartılarak Üniversiteye kazandırılmasına karar verilmişti.
Ancak mera vasfı kaldırılan araziler için yasa gereği otlakiye parası yatırılması gerekiyor. Bahsi geçen arazinin otlakiye parasının 49.000 lira tutarında olduğunu ve bu paranın hazineye yatırılması halinde 180.713 metrekarelik arazinin üniversite bünyesine kazandırılmasının kesinleşeceğini ifade etmiş, adı geçen paranın bir an önce toplanması gerektiğinin altını çizmiştim.
Konu ile ilgili Belediye Başkanı Abdulkadir Çat çalışma başlatmış İlk olarak iş adamı Mehmet Gülpınar 10.000 lira bağış yapma sözü vermişti. Başkan kalan paranın toplanması için kapıları aşındırdı. Ve şu isimler yardım yaptı.
Ticaret Odası 5.000, Muzaffer Çatal 3.000, Osman Topaç 3.000, Mahmut Dumlupınar 1.000, Mehmet Gül 2.000, Kutun Ticaret 2.000, Rahmi Kürük 1.000, Güvenalgaz 500, Ahmet Gülşen 500, Talat Ticaret 500, Fatih Güneş 1.000, Mustafa Şekerci 1.000 Zilan ticaret 500 Kral ekmek 500, Erdoğanlar fırını 500, Tadım ekmek 500, Seydişehir ekmek 500, Başak ekmek 500, Çağlayan ekmek 500, Doyum ekmek 500, Lüks ekmek 500, Yol fırını 500, Üçpınar emek 500, lira olmak üzere toplam 41.000 lira bağış toplandı.
Kalan 8.000 liranın da kısa süre içinde toplanacağına inanıyorum. Ancak Türk halkının ödediği vergiler ile binlerce lira maaş alan, her kürsüye çıktığında yapmadığı, yapamadığı hizmetleri yapıyormuş gibi lanse eden, yedi yıllık milletvekilliği döneminde şapkasını asacak bir çivisi dahi bulunmayan Milletvekili Tüfekçi ne yapıyor. İnsanların ekmeği ile oynamaya devam ediyor.
Oysa, ekmek ile oynamayla geçirdiği zamanı bu ve bunun gibi hizmetlere ayırması, halkın karşısına çıkıp bahsi geçen otlakiye parasının ilk bağışını kendisinin yapması, kalanını da toplamaya çalışması, gerekmez mi? Böyle bir çalışma yapsaydı, yapabilseydi, buradan kendisine teşekkür etmeyi bir borç bilirdim.
Ama onun daha önemli işleri var. Kendi basınını oluşturacak, emrettiği yazılacak, istemediği yazılmayacak, bunlardan daha önemli ne olabilir.
Bu memleket seni şapkasını asacak bir çivisi dahi bulunmayan milletvekili olarak anacak. Seni sırtından ilk vuracaklar ise, şu an yalakalık yapanlar olacak. Sağ olursak bunu sende göreceksin ben de göreceğim.
Şimdi görevleri olmadığı halde parayı temin etmek için çalışanlar mı? Cebinden parasını çıkarıp bağış yapan hayırsever insanlarımız mı?
SEYDİŞEHİR SEVDALISI,
Yoksa bizim verdiğimiz vergiler ile binlerce lira maaş alan ve şapkasını asacak bir çivisi dahi bulunmayan Milletvekili Tüfekçi mi?
SEYDİŞEHİR SEVDALISI
Varın bu kararı siz verin.
