3 Şubat 2026, Salı
12:30
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı


 
SÜREKLİ GÖZ HAPSİ

Üstad Nursi, 1943?te Isparta savcısından gelen talimat üzerine yeniden tutuklanmak üzere Kastamonu?dan alınır. Ağır hasta olmasına rağmen Ankara?ya, oradan da trenle Isparta?ya ve daha sonra Denizli?ye getirilir.
Yeni hapishane dönemi ve yargılama safhaları. ?Bediüzzaman, Denizli hapishanesi bizim için bir Medrese-i Yusufiyedir, tahsilimize burada devam ederiz? der. Risale-i Nur?un yazımına ara vermez.
1944?te Denizli Ağır Ceza Mahkemesi?nin verdiği beraat kararı Yargıtay tarafından onaylanmasıyla birlikte Bediüzzaman resmen serbest sayılır. Buna rağmen Hz. Üstad hakkında defalarca tutuklama kararı çıkartılır, içeri alınır ve yeniden soruşturma açılarak yıldırılmak istenir, ama o asla yılmaz.
Sözde serbest kalan Üstad Nursi, Afyon?un Emirdağ ilçesinde zorunlu ikamete tabi tutulur. Hükümet binasının karşısında bir odaya yerleştirilerek gözetim altına alınır. Camiye gitmesine bile müsaade edilmez. Üstad Nursi için Emirdağ sürgünü, Denizli hapishanesinin şartlarından daha ağır ve zordur.
Böyle zulümler yaşanırken bile, Hz. Üstad ve talebeleri Risale-i Nurları çoğaltarak Kur?an?ın nurlarını geniş kitlelere yayılmasını sağlarlar.
Menderes Dönemi
Bu dönemde de Bediüzzaman rahat bırakılmaz. Burada konuyla ilgili olarak bir hatıra nakil edeceğim.
Hz. Üstadın talebelerinden Abdullah Yeğin Urfa?da hapsedilir. Hapisten çıktıktan sonra Hz. Üstadın yanına gelir, Üstad ona der ki, ?Kardeşim sizin bu hapse girmeniz çok iyi oldu. Çünkü İslam âlemi bizimle alakadardır, eğer biz bu dönemde kovuşturulmaz, hapis edilmezsek bizi siyasi bir parti sanırlar. Şimdi kendi adamları iktidarda, onun için bunlara kovuşturulma yapılmıyor.?
Ocak 1960?ta Bediüzzaman?ın Ankara?ya girmesi polis tarafından engellenir, o da buradan Isparta?ya gider. Bu dönemde ağır hasta olan 83 yaşındaki Üstad Nursi, daha sonra talebeleriyle birlikte Urfa?ya gitmek üzere Isparta?dan ayrılır. Durumu haber alan emniyet kuvvetleri, Bediuzzaman?ı yakalamak için bütün yolları keser. Fakat Üsted Nursi, Isparta?dan ayrıldığı sırada kırmızı bir çamur yağar. Arabanın rengi ve plakası polis tarafından fark edilmeyecek derecede yağan çamurdan etkilenir. Bediuzzaman yolda yakalanmaz, Urfa?ya varıp bir otele yerleşir.
Yürüyemeyecek kadar hasta olan Üstad Nursi?nin yerleştiği otele gelen polisler, İçişleri Bakanı?nın emriyle Isparta?ya geri dönmesi için uğraşırlar. Said Nursi?ye bu baskılar sürerken 23 Mart 1960 tarihinde Hakk?ın rahmetine kavuşur.
İnsanlılığın ebedi hayatını kurtarmak içi, harcanan 83 senelik bir ömür Urfa?da noktalanmış olur, ruhu şad olsun.
Bu münasebetle bir noktayı hatırlatmakta fayda umuyorum:
Tarih boyunca birçok Müslüman, Allah yolunda yaptıkları faydalı çalışmaların karşılığında inkârcı kesimler tarafından hapisle cezalandırılır. Ama onların hapiste bulunmalarının nedeni bir suç işlemeleri ve kanunlara karşı gelmeleri değildir. İnsanlar arasında İslam?ın güzel ahlakını hâkim kılma çabasıdır. Eğer İslam güneşi doğarsa, onların karanlık işleri ve tüm kötülükleri ortaya çıkacaktır. O zaman kötülüklerle elde ettikleri çıkar ve menfaatleri yok olacaktır. Bu sebepten Müslümanlara hep iftiralar atmışlar, halkı ve resmi makamları onlara karşı kışkırtmışlardır.
Benzer olaylar Bediüzzaman?ın yaşamı boyunca da sıkça tekrarlanmıştır. Kendisi ve talebeleri Kur?an ahlakını anlatmak için samimi bir çaba harcamışlar, hiçbir zaman mevki, makam hırsı, onlarda görülmemiştir. Özellikle siyasetten uzak durmuşlar, imansızlık akımlarına karşı imanlı göğüslerini siper etmişlerdir. İnsanları Kur?an?ın sunduğu barış ve huzur ortamına davet etmişlerdir. Bilhassa devletin bütünlüğüne, milletin milli ve manevi değerlerine zarar verenlere karşı mücadele etmişlerdir. Buna rağmen hep asılsız ve çirkin iftiralarla itham edilmişler, haklarında soruşturma başlatılmış ve yıllarca hapiste tutulmuşlardır. Her defasında ise aklanmışlar ve hiçbir suçlarının olmadığı görülmüştür. Ancak bu esnada tutuldukları hapishaneler onlar için birer Yusuf (asm) Medresesi olmuş, manevi dereceleri, samimiyetleri, kararlılıkları, birbirlerine olan bağlılıkları, güçlenmiştir.
Bediüzzaman?ın maruz kaldığı uygulamalar, kendisine atılan iftiralar Kur?an ayetlerinin birer tecellisidir. Hayatı kısaca gözden geçirildiğinde, Kur?an?ı Kerim?de vasıfları beyan edilen samimî müminlerin karşılaştığı, olayların benzerleriyle karşılaştığı görülecektir. Buna mukabil yine Hz. Kur?an?ın haber verdiği güzel ahlaklı müminler gibi davrandığı açıkça görülebilir. Bu nedenle Bediüzzaman?ın hayatına kısaca bakmak, bugüne örnek olması açısından da faydalı olacaktır. İslam davası uğruna hayat-ı hakir gören Bediüzzaman?ı Rahmetle anarken, Sözler yayınevince neşredilen sözlüklü Bediüzzaman Said Nursî adlı eseri tavsiye ederim.
([email protected]

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı