3 Şubat 2026, Salı
13:50
23.07.2025
MANSET_ALTI Reklam Alanı

Sevgili okurlar bu yazımızda sizlerle yüz sene önce Elbert HUBBART  tarafından yazılmış dünyanın en  fazla okunan makalesi olan ? Garcia?ya Mektup? adlı makalesini paylaşmak istiyorum.Zaman içerisinde bu makalenin yüz binlerce kopyası yapılarak yöneticiler tarafından bakanların, askerlerin ve pek çok meslek grubunda çalışan insanların yanlarında bulunması sağlanmıştır.

 

Elbert HUBBART   Amerikalı bir    gazeteci olup ?Philistine? adlı aylık bir dergide  köşe yazarlığı yapmıştır.Ancak onu diğer gazeteci ve yazarlardan ayıran özellik ise, yazmış olduğu ?Garcia'ya Mektup?  adlı makalesinin, aynı derginin  1899 Şubat sayısında yayımlanması ile birlikte  pek çok dile çevrilip milyonlarca insana ulaşmış olmasıdır.

 

Bu makale yayımlandıktan sonra  başta Amerika, Rusya ve Japonya ülkelerinde büyük ses getirmiştir..Bu ülkelerde üst düzey yöneticiler ve askerler mektubu çoğaltarak çalışanlarına dağıtımını sağladılar.Büyük demiryolu  firmaları  aynı yöntemle çalışanlarına mektubun birer örneğini verdiler.Öyle ki Rus- Japon savaşında Rus komutanları esir aldıkları her Japon askerinin cebinde bu mektubu buldular.Alıp inceleyip kendi askerlerine de dağıtımını yaptılar.Japon İmparatoru mektuptan etkilenip çoğalttırarak kabine üyelerine dağıtımının yapılması için emir vermiştir.ABD deniz Kuvvetleri  Birinci Dünya savaşı öncesi 1913 yılında çoğaltarak  tüm mensuplarına dağıtımını yapıp yanlarında bulunmasını istemiştir.Şimdi sizlere  Elbert HUBBART ?ın makalesini aynısıyla aktarıyorum.Mektunu okurken lütfen günlük olarak yaşadıklarımızı,  çevremizdeki  insan ilişkilerini ve iş yaşamımızı değerlendirerek okuyalım. İçimizde yaptığımız  öz değerlendirmemizi  bundan sonraki günlerde yaşantımızda uygulamaya çaba gösterelim.

 

?Garcia'ya Mektup?
  Amerika Birleşik Devletleri ve İspanya arasındaki savaşın bir aşamasında ABD Başkanı, çok acele olarak Küba'daki isyancıların önderi Garcia'ya bir haber göndermek istedi. Garcia, hangisinde olduğu bilinmeyen Küba dağlarından birinde ve nerede oldukları bilinmeyen onlarca sığınaktan birinde saklanıyordu. Kendisine posta ya da telgraf yoluyla ulaşabilmek olanaksızdı.
  ABD Başkanı'nın ona, ne denli önemli bir haber göndermek istediğini bilen çevresindekiler, Garcia'ya bir haberin, ancak elden götürülebilecek bir mektupla ulaştırılabileceğini bildirmek zorunda kaldılar. Başkanın çaresiz bakışları karşısında yanıt, çevresindeki subaylardan birinden geldi.
  'Benim birliğimde, Rowan adında bir çavuş vardır' dedi. Kimsenin nerede olduğunu bilmediği Garcia'yi o bulabilir ve mektubunuzu kendisine ulaştırabilir.

  Bu yanıta Başkan'ın aklı pek yatmamıştı ama, ortada yapılabilecek başka bir şey yoktu. Rowan çağrıldı. Kendisine, Garcia'ya gönderilecek mektup uzatıldı ve... 'Bunu, Garcia'ya teslim edeceksin' denildi.
  Rowan mektubu aldı, üniformasının yanındaki deri kesenin içine koydu, kesenin ağzını sıkıca büzdükten sonra, göğsünün üzerine kayışla bağladı. Önce Başkan'a selam verdi, sonra komutanlara, en sonra da kendi komutanına selam verdi, dışarı çıktı.

  Rowan, yola çıktıktan tam dört gün sonra, gecenin karanlığından da yararlanarak, üstü açık bir kayıkla Küba sahilinin açıklarına vardı. Küba'nın, balta girmemiş ormanlarına dalıp, gözden kaybolduktan üç hafta sonra, adanın öteki yakasında ortaya çıktı. Ülkesinin düşmanı bir ülkeyi, yürüyerek bir uçtan öteki uca geçti ve Garcia'ya, mektubunu teslim etti.
  Burada size Rowan'in, Garcia'ya mektubu götürebilmek için ne zorluklar atlattığını, ne tehlikeler geçirdiğini anlatacak değilim. Onun, ne denli kahraman bir asker olduğunu da anlatacak değilim. Yalnızca bir noktayı, hem de çok gereksinim duyduğumuz bir noktayı, iyice belirtmek için yazıyorum size tüm bunları.

 
ABD Başkanı'nın makam odasındaki olayı, ana çizgileriyle bir kez daha gözden geçirelim:
  ABD Başkanı Mckinley, Garcia'ya teslim edilmek üzere Rowan'a bir mektup verdi. Ona yalnızca, 'Bu mektubu Garcia'ya teslim ediniz' dedi. Rowan mektubu aldı, göğsüne bağladı, selamını verdi ve odadan çıktı.
  Lütfen dikkat ediniz: Rowan, 'Garcia nerede?' diye bir soru sormadı. 'Garcia kim?' diye bir soru da sormadı. Yaptığı tek şey, kendisine verilen görevi almak oldu. Zaten kendisinden beklenen, onun da yapması gereken buydu.

  Rowan, ülkesindeki her okula heykeli dikilebilecek ve yetişen tüm kuşaklara örnek olarak tanıtılabilecek bir 'ölümsüz kahraman'dır. Fakat bugünün gençleri onun kahramanlığından çok, başka bir özelliğini örnek almak zorundadırlar. Rowan'in örnek alınması gereken özelliği, verilen görevi sadakatle kabullenmek, o görevi yerine getirebilmek için hemen harekete geçmek ve görevi eksiksiz tamamlayabilmek için tüm enerjilerini bir noktada toplamak disiplinidir.
  Özetle, Garcia'ya gönderilecek mektubu almak, hemen götürmek için yola çıkmak ve mektubu Garcia'ya teslim ederek görevi kendinden beklenildiği güven düzeyinde tamamlamak sorumluluğu ve terbiyesidir.

  General Garcia simdi yaşamıyor, fakat yeryüzünde başka Garcia'lar var. Ve o Garcia'lara gönderilecek başka mektuplar var. Çevremize baktığımızda ise, genellikle güçsüz, isteksiz, gönülsüz ve umursamaz kişilerle karsılaşıyoruz.? (www.astroset.com)

 

Ünü tüm dünyaya yayılan bu mektup günümüzde de geçerliğini yitirmemiştir. Bizim mektuplarımızı Garcia?ya kim götürecek ? Şöyle bir etrafınıza bakın Çavuş Rowan  timsali bir adam görebiliyor musunuz ? Karşılaştığımız ya da birlikte çalıştığımız her insanın mutlaka bir mazereti var.Ya zamanı yok ya da yapacak başka işi var.Ama şu bir gerçek ki hiçbir başarı tesadüfi değildir.Başarı disiplin ister, disiplin emek ister.

Bu ülkede yaşayan herkesin Büyük Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK liderliğinde yapılan ? Ulusal Kurtuluş Mücadelesini? tekrar tekrar okumalıdır. Yabancılar tarihlerinde  gerçek olmayan sanal kahramanlarını överek yüceltmeye çalışırlarken  biz  ise tarihe iz bırakan o güzel insanları küçümsemek  için birbirimizle yarışıyoruz. Kurtuluş mücadelesine katılan o güzel insanlar, vatanı kurtarmak için hiçbir mazeret üretmediler. Yiyeceğim, giyeceğim yok demediler. Garcia?ya mektubu canları pahasına götürdüler. Bu vatanı kurtardılar.  Şimdi ise onların torunları olan bizler ;  kendi kendimize soralım  ?Garcia?ya Mektubu?  karşılıksız olarak götürebilecek miyiz. ? 

 

'Bu ülkede Garcia'ya mektup götürecek kişilere gereksinimimiz var. Bu gereksinim hiç de bitmeyecek'

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

MOBIL_UST Reklam Alanı
ALT1 Reklam Alanı