1982 Anayasası?nın bazı maddelerinde değişiklik yapılmasına ilişkin tasarının TBMM?de görüşülmesi ve bir maddesi haricinde (bir de bu maddeyle ilgili geçici madde) gerekli oyun sağlanmasıyla kabul edilmesi, referandum tartışmalarının bir kez daha alevlenmesine neden olmuştur.
?Halk oylaması? anlamına gelen referandum kavramı, ?seçmenlerin belli bir devlet siyasası konusunda görüş belirtmelerini sağlayan oylamalardır?. Referandumlarda halkın iradesi idareye doğrudan yansıdığı için doğrudan demokrasinin en güzel örneklerinden birisini oluşturur. Örneğin, en son yapılması düşünülen anayasa değişikliği bir devlet siyasasının konusunu oluşturur ve şayet gerekli şartlar (meclis üye tamsayısının beşte üçü ile üçte ikisinden az oyla kabul edilmesi ve Cumhurbaşkanı tarafından tekrar görüşülmek üzere meclise iade edilmemesi) oluşursa bu değişiklikler halkın oyuna sunulacaktır. Böylece vatandaşlar bu konudaki görüşlerini oy kullanmak yoluyla belli etmiş olacaklardır.
Referandum, ülkemizde örneği olmamakla birlikte, yerel düzeyde de gerçekleşebilmektedir. Yerel referandumda yine belli konularda halkın görüşüne başvurulmakta ancak yalnızca o yörede yaşayan yerel halka ve yine yalnızca, yerel nitelikteki konular hakkında görüş beyan imkanı sağlanmaktadır.
Ülkemizde şu ana kadar beş kez referanduma gidilmiştir. İlk referandum, 1961 Anayasası?nın kabulüne ilişkindir ve anayasa, referandum sonucu kabul edilmiştir. İkinci referandum uygulaması, 1982 Anayasası?nın kabul edilip edilmediğini ortaya çıkaracak olan oylamadır. Burada da anayasa, oy verenlerin büyük çoğunluğuyla kabul edilmiştir. Ülkemizde yapılan üçüncü referandum, 1987 yılında yapılmıştır ve 1982 Anayasası?nın Geçici 4. maddesinde belirtilen 5 ve 10 yıllık siyasi yasakların kaldırılıp kaldırılmaması konusundadır. Bu referandum sonucunda da ?evet? oyları fazla çıkmış ve 4. madde yürürlükten kalkarak söz konusu siyasi yasaklar kaldırılmıştır. Dördüncü referandum ise 1982 Anayasası?nın 127. Maddesi?nde belirtilen yerel seçimlerin bir yıl erkene alınıp alınmaması ile ilgilidir. 1988 yılında yapılan bu referandum sonucunda ?hayır? oyları fazla çıkmış ve seçimler erkene alınmadan zamanında yapılmıştır. Son referandum ise 2007 yılında yapılmıştır ve ?Cumhurbaşkanı?nın halk tarafından seçilmesi, görev süresi? ve ?genel seçimlerin hangi aralıklarla yapılacağı? gibi bazı düzenlemeleri içermektedir. Bu referandum sonucunda da oy verenlerin çoğunluğu ile bu düzenlemeler halkın oyu ile kabul edilmiştir.
Nihayet görülmektedir ki referandum, katılımcı demokrasinin hayata geçirilmesinde büyük öneme haiz bir katılım yöntemidir. Her ne kadar uygulama süreci ve sonrasında bazı sakıncaları da beraberinde getirmiş olsa da referandum, vatandaşın görüşlerinin doğrudan iletilmesi anlamında büyük bir fırsat olarak kabul edilebilir. Tüm bu nedenlerle, şayet gerekli şartlar oluşursa bir sonraki referanduma, olumlu veya olumsuz oy vererek, mutlak surette katılmalı ve en önemli vatandaşlık görevimizi yerine getirmek hususunda duyarlı davranmalıyız.
