Mehmet Erkan
KAZANDI ŞAHİN BEY
İbadet, kulun ?Allah?a olan kulluk vazifesini yerine getirmek ve Allah?ın emirlerine boyun eğmek? demektir. Rabbimizin kutsi fermanı olan Kur?an?da şöyle buyrulur:
?Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki, takva mertebesine nail ve vâsıl olasınız.? (1)
İnsanın, dünyada yerine getirmekle yükümlü bulunduğu bir vazifesi de, gaflet uykusundan uyanarak ibadete karşı kalp ve ruhunu zindeleştirmektir. Oysa insan çoğu kez, dünyanın bin bir türlü oyalayıcı ve aldatıcı hallerinden kendine dönüp bakamıyor.
İnsan dışarıda çok dolaşıyor, kendine vakit ayıramıyor. Yâni insan kendisini hiç ilgilendirmeyen, maddi ve manevi hiç bir fayda sağlamayan işlerle meşgul oluyor ve kendisi için çok önemli olan şeylere vakit ayıramıyor.
Bir gün imam efendi camiden çıkıp eve giderken, kahve önünde oturan bir iş adamına rast gelir. Selam verir ve ?Şahin Bey, şurada komşuyuz bu kadar da vefasızlık olur mu, insan bir ziyarete gelmez mi?? der. Şahin Bey, imamın ne demek istediğini anlamakta gecikmez ve şöyle der.
?İmam efendi çok güzel söylüyorsun fakat o kadar çok işim var ki; inan başımı kaşımaya vaktim yok.?
İmam efendi, iş adamı Şahin Bey?le tatlı bir diyalog başlatmıştı. Bu fırsatı değerlendirmesi lazımdı. İmam, Şahin Bey?e ?Ben biraz hava almak için dışarı çıktım, hava da güzel parka doğru biraz yürüyeyim dedim. İstersen gel beraber adımlayalım, ne dersin? Şahin Bey de ?olur? dedi. Parka doğru ilerlerken imam efendi söze başladı. ?Biliyorsun rahmetli Şevket Bey de iyi insandı, ne zaman caminin bir ihtiyacı olsa, söylesem onu iki etmez derhal o iş olurdu. Sana takıldığım gibi ona da takılırdım ama işinin çokluğundan bahseder bir türlü camiye gelemezdi.
Geçen geldi, kendisini gönderdik. Ne dersin acaba işlerini bitirdi de öylemi gitti? Bak Şahin Bey, her bahar bir vagon gibi, görünmeyen bir padişahın hazinesinden getirilip, binlerce çeşit nimetler gayet mükemmel olarak, her ihtiyaç sahibinin önüne konuyor. Bunlar, bizi düşünen ve acıyıp merhamet eden bir zatın iltifatını gösteriyor.
Her canlının ihtiyacına göre, yeryüzünde serilmiş erzak paketleri içinde, yavrular için hazırlanan süt konserveleri ve annelerin sinelerinde asılan şekerli, süt tulumbacıkları gönderiliyor. O kadar şefkatle, merhametle ve hikmet içinde bir Rahman ve Rahîm tarafından terbiye ediliyoruz. Bizi böylesine terbiye eden Rabbe karşılık, bir insan olarak teşekkür etmemiz gerekmez mi?
Şahin Bey, birisi sana bir salkım üzüm verse ona karşı teşekkür etme ihtiyacı duyarsın. Bir yemek yedirse ilk fırsatta sen de ona yedirmek istersin. Falan günü falan yerde arkadaşlarla buluşacağız, seni de orda görmek isterim. Bak mutlaka gelmelisin beklerim, gelmezsen darılırım ha demez misin? Şimdi bak bir salkım üzüm veya bir öğün yemek için teşekkür etme ihtiyacı duyuluyorsa, bizi yoktan var eden, el, ayak, göz kulak, dil, dudak veren Rabbe karşı ne yapılmalıdır?
Adam ayağının birini kayıp ediyor, sonra ona bir protez takıyorlar. Onunla iyi kötü yürüyebiliyor. Üstelik onu da herkes yaptıramıyor. Adama soruyorsun halin nasıldır, ?çok şükür ayağımın biri sağlam da yürüyebiliyorum.? Şahin Bey, iki ayağıyla bu şükrü yapmayanlar, ne kadar gaflet içindeler değil mi?
Allah günde beş defa müezzine çağırttırıyor ve bize diyor ki; ?Siz size verilen nimetleri ne sayabilirsiniz ne de şükrünü eda edebilirsiniz, ama müezzinin davetine icabet ederseniz o nimetlerin hesabını sizden sormam? diyor.
İmam efendi Şahin Bey?e ?Buraya kadar gelmişken şu kadim dostumuz Şevket Bey?i de ziyaret etsek ne dersin?? Şahin Bey ?Hoca, sen başımıza epeyi iş açtın, haydi bakalım onu da bir ziyaret edelim? der ve gidip ziyaret ederler. İmam efendi mezarlığın girişinde yatan Sami Bey?i göstererek bunun da çok işleri vardı. Sonra orada yatan diğer hatırlı kişileri göstererek, ?Ne dersin sence bunlar işlerini bitirip de öyle mi buraya geldiler??
Şahin Bey imamla birlikte hem yürüyor hem de zihninde kendine sorulan bu sorulara cevap ararken Şevket Bey?in mezarına geldiler. İmam efendi besmele çekip Kur?an okumaya başladı. İmam Kur?an okurken bir aralık gözleri Şahin Bey?in gözlerine ilişiverdi. Şahin Bey?in gözlerinden Sicim gibi yaşlar boşanıyordu. Artık eski Şahin Bey gitmiş, yerine yeni bir Şahin Bey gelmişti. Şahin Bey:
?Hocam, önce Allah?a sonra sana söz veriyorum, bundan sonra müezzinlerin davetine koşacağım.?
Konumuzla ilgili olarak Büreyde (ra) rivayet ettiği bir hadis?i şerif?te Allah Resulü (sav) buyurdular ki:
?Kabirleri ziyaret ediniz. Çünkü onlar size ahreti hatırlatır, düşünme fırsatı verir.? (2)
Evet, Allah?ın Resulü hak söylüyor, çünkü onu Hak terbiye etmiştir. Nitekim Malik (ra) rivayet ettiği bir hadis-i şerif?te Allah? Resulü buyuruyorlar ki:
?Benim dünyaya gelişimin hikmeti, ahlâk-ı haseneyi ve güzel hasletleri tekmil etmek ve beşeri ahlâksızlıktan kurtarmaktır.? Cem?ül fevaid, Büyük, Had, Külliyat-ı:7852; Tercüme Naim Erdoğan; 500, Hdi No, 102, Ömer?i Nasuhi (3)
1- Bakara Sûresi, 2/21 (2) Kütüb-ü Sitte, 5443;
2- Müslim, Cenâiz 106, (977); Ebu Dâvud, Cenâiz 81, (3235); Tirmizî, Cenâiz 60, (1054); Nesâî, Cenâiz 100, (4, 89).
3- Cem?ül fevaid, Büyük, Had, Külliyat-ı:7852; Tercüme Naim Erdoğan; 500, Hdi No, 102, Ömer?i Nasuhi


