Sekizinci Uluslar arası Türkçe olimpiyatları yabancı öğrenciler için, ?konuşma, yazma, dil bilgisi, şarkı, şiir, sunum, genel kültür, özel beceriler, halkoyunları, okuma, deneme ve ülke tanıtım stantları? olmak üzere 12, anne babası Türk olanlar için ise kompozisyon, şiir ve genel kültür olmak üzere toplam 15 farklı kategoride yapıldı.
Yarışmalarda altın madalya kazanan öğrencilere 1.500 lira, ikinci olanlara 1.125 lira, üçüncü olan öğrencilere ise 900 lira ödül verildi. Ödüllerin tamamı sponsorlar tarafından karşılandı.
Türkçenin yıldızları yarışmasına katılan öğrencilere bir haftalık eleme maratonundan sonra finaller yapıldı. Burada hangi ülkenin birinci olduğunun benim için hiçbir önemi yok. Önemli olan Türkçe? nin İngilizce ve Fransızca gibi evrensel dil olma yolunda attığı büyük ve önemli adımdır.
Okuyucularım bilir, yazılarımda Seydişehir ve yöresini kaleme almaya gayret ederim. Bunun tek sebebi var; yaşadığım bölgeye faydalı olmak. Mütevazi köşemde gündeme getirdiğim konularda ne denli başarılı olduğumu okuyucularım bilir. Bu yazımda Seydişehir dışına çıkacağım.
Olimpiyatlar her yıl başka bir güzelliği beraberinde getiriyor. Sevgi, barış ve kardeşlik dili olan güzel Türkçemizi öğreten tüm öğretmenlerimize, bu işin akıl hocası değerli büyüklerimize ve emeği geçenlere ne adar teşekkür etsek azdır.
Türkçe olimpiyatları bize neler kazandırıyor?
Bir zamanlar İngiltere için topraklarına güneş batmayan ülke denirdi, şimdi ise İstiklal marşımızın üzerine güneş batmıyor. Marşımız dünyanın bir ucu Kamboçya?da başlıyor ve en son Amerika?da günün 24 saati aralıksız söyleniyor.
Sekizinci Uluslalar arası Türkçe olimpiyatlarına bu yıl 120 ülkeden gelen yüzlerce öğrenci katıldı. 27 ülke ile başlayan Ülke sayısı 120 ye çıktı. Önümüzdeki yıllarda hedefimiz tüm Dünya ülkeleri öğrencilerini Türkçe Olimpiyatları yarışmasında görmek
Evrensel barış adına, kültürler arası diyalog adına, Türkçe nin Dünya dili olması adına Türkçe olimpiyatlarından daha güzel atılmış bir adım olabilir mi?
Bir dilin öğrenilmesi o dilin arkasındaki medeniyetin ve kültürün de öğrenilmesi demektir. Şimdi Dünya genelinde Türk okullarında okuyan öğrenciler sadece Türkçe öğrenmekle kalmıyor, bizim kültürümüzü ve medeniyetimizi de öğreniyorlar.
Yıllardır Türk kültürüne saldıran iç ve dış düşmanlarımızın da bu durum karşısında hevesleri kursaklarında kalmaya başladı. Dünya ülkelerindeki okullarımız çok önemli bir misyonu yerine getiriyor. Ülkemi en çok ben seviyorum demekle olmuyor. Böyle güzel çalışmalar ülkemizi sevenleri gün yüzüne çıkarıyor.
Hepimizin bildiği gibi kültür ve medeniyetimize kendi ülkemizde yeterince sahip çıkılmıyor. Durum böyle olunca bu büyük organizasyonu yapanlara gönül borcu olduğunu düşünen halkımız Türkçe Olimpiyatlarına her vilayette büyük ilgi gösteriliyor. Gözyaşları ile izlediği programlarda organizasyonları yapanlara vefa borcunu ödüyor, teşekkür ediyor.
Evrensel dil olarak İngilizler, Fransızlar diğer devletlerin kendi dillerini öğrenmesine ve kendilerine sunulmasına alışmış olabilir. Ama bizler sekiz yıldır yabancı ülke insanlarının kendi dilimizi Türkçemizi bizlere sunmasına şahit oluyoruz, gururlanıyoruz, benliğimize dönüyoruz, kendimize güvenimiz artıyor.
Türkçe Olimpiyatları ile Türkiye Dünyaya açılıyor.
Türk Okullarının bir önemli unsuru daha var; bu okullarda öğretmen olarak görev alan dürüst ve ahlaklı kardeşlerimin sayesinde bu ülke insanları, devlet yöneticileri gerçek Türk insanını tanıma fırsatı buluyor.
Böylece Türkler hakkında oluşturulmak istenen kötü önyargı ve düşünceler bir bir ortadan kalkıyor.
Türkçe Olimpiyatlarını Ülkemizin bir gururu ve başarısı olarak görüyorum,
Sekiz yıldır olduğu gibi, bu yıl da, ?Türkçe Olimpiyatları yine Gururumuz oldu?
Emeği geçenlere minnet ve şükranlarımı sunuyorum.


