İnsanlığın iftihar tablosu peygamber Efendimizin, Allah katında öyle yüce bir mevkisi var ki; O?na yapılan hürmet ve saygı Allah?a yapılmış sayılır. Eğer O?na saygısızlık yapılırsa, o saygısızlıkta Allah?a yapılmış sayılır. İnsan O?na olan bağını koparırsa, o vakit yaptığı bütün iyilikleri yok oluverir. Çünkü Allah, rızasını onun rızasına bağlamıştır. Onu seven Allah?ı sevmiş, sevmeyen de Allah?ı sevmemiş sayılır.
Rabbimiz Kur?an?ı Kerim?de bu noktaya şöyle işaret buyurur: ?Ey Resulüm, deki: Ey insanlar! Eğer Allah?ı seviyorsanız, gelin bana tabi olun ki Allah?ta sizi sevsin? (1)
Demek bizim Allah?a olan sevgimizin derecesi, peygamber Efendimizin sünnetine verdiğimiz önemle ölçülür.
Bu konuda Üstad Bediüzzaman, Lem?lar isimli eserinde güneş misaliyle okuyucularını ikna eder. Güneş geldiğinde gündüz olduğu gibi, gidince de gece olur. Mantıkça, bu müspet ve menfi iki neticeye itiraz edilmez. ?Aynen böyle de muhabbetullah varsa Habibullah?a ittiba edilecek. İttiba edilmezse, netice veriyor ki: Allah'a muhabbetiniz yoktur." Muhabbetullah varsa, netice verir ki: Habibullah'ın Sünnet-i Seniyesine ittibaı intac eder.? (2)
Resulü Ekrem Efendimiz (sav) bizim istikamet imamımızdır. Bir misalle konuyu aydınlatmakta fayda umuyorum.
Mesela: siz namazda imama uydunuz, bir iki rekât kıldıktan sonra imamdan ayrılsanız, bütün namazı yeni baştan kılmanız lazım gelir. Çünkü bunun şartı imam namazı tamamlayana kadar arkasında kalmaktır. Namaz bitince imam selam verir o bağda kendiliğinden çözülür. Ama Allah Resulüne olan bağlılık böyle değildir, çünkü O bizim rehberimizdir. Bir saniye ondan ayrılsak bütün amelimiz boşa gider.
Evet, Cenab-ı Hakk?a iman eden, elbette O?na itaat edecektir. İtaat yolları içinde en makbulü ve en istikametlisi ve en kısası, şüphesiz peygamber efendimizin gösterdiği ve takip ettiği yoldur. Yani O nun sünnetidir. Ohalde O?na tabi olmak en akıllı bir harekettir. Çünkü varlığımızın sebebi odur. Evet, O yaratılış itibariyle hem bir ilk hem de sondur.
İbni Said? ın (ra) rivayet ettiği bir hadis?i şerif?te Efendimiz şöyle buyurmakta dır:
?Ben yaradılışta insanların evveliyim. Peygamber olarak gönderilenlerin sonuncusuyum.?(3)
Diğer bir hadis?i şerif?te ise Hz. Cebir (ra)
Peygamber efendimizden sormuş. ?Ey Allah?ın Resulü eşya yokken Allah ilk defa neyi yarattı??
Allah Resulü (sav) şöyle buyurur:
?Ya Cabir Cenâbı Hak evvelâ benim nurumu veya risalet vazifesiyle görevlendirmek üzere ruhumu yarattı. Bilâhare bütün peygamberlerden sonra da cismimi yarattı, umum insanlığa peygamber olarak gönderdi.? (4)
Şu varlık âlemine gelişimiz onun nurundan olduğuna göre, biz O?na teşekkür borçluyuz. O?na teşekkür ise O?nun izinden yürümektir.
Kur?an?ı Kerim ?sesinizi peygamberin sesinden daha yüksek tutmayın.?(5)
Yani getirdiği esasların ötesinde bir esas beyan etmeyin ve kabul edin. Bana kalırsa bu böyledir demeyin. Şayet itiraz ederseniz dalâlete düşer sapıtırsınız, mesajını vermektedir.
Cenab-ı Hakka iman eden, elbette O?na itaat etmelidir. O?na itaat etmek peygambere tâbi olmakla olur. O?na tâbi olmak ise şüphesiz O?nun gösterdiği ve takip ettiği yolda yürümekle olur. Evet, bu kâinatı bu derece nimetlerle dolduran Kerim bir Zat?ın, elbette şuur sahiplerinden şu nimetlere karşı Resulüne ittibaı istemesi O?nun hakkıdır.
Kaynaklar
(1) Ali İmran, 3/31)
(2) Risale-i NurLem'alar ( 52 - 53 )
(3) 500 hadis No: 296, Ömer, Nasuhi
Yıl, 1963 Bilmen yayınevi; Câmiüssağir;
(4) Keşfü?l-Hafâ Aclumî 1/265 hadis no:827; Ris, Nur, Kuts, Kayn, Sa 658 A.K. Badıllı
(5) Hucurat Suresi 49/2


