Bir önceki yazımızda aktif imamın gayretini nazara verdik. Bu yazımızda da aktif imam hayalini gerçekleştirme yolunda ki gayretini göreceğiz.
HERKESİN BİR AMACI VARDIR
Arkadaşlar, herkesin bir amacı vardır. Bizim burada bulunuşumuzun amacı olduğu gibi Allah?ın da amacı vardır. Allah bu dünyayı niçin yarattı ve insanları bu dünyaya niçin gönderdi?
Bu sorunun cevabını Kur?an-ı Kerim şöyle açıklamıştır:
?Cinleri ve insanları ancak bana iman ve ibadet etsinler diye yarattım.? (1)
Gençler, demek Rabbimiz, biz insanları bu dünyaya kendisine iman ve ibadet etmek için göndermiş. Hem şu üzerinde oturduğumuz yerleri ve teneffüs ettiğimiz tertemiz havayı bize ikram etmiş, kendisine ibadet edelim diye. İbadet deyince, hep iyi şeyleri yapmak insanın aklına geliyor. Hâlbuki kötü şeyleri yapmamak da ibadettir. Günde beş vakit namaz kılmak ibadet olduğu gibi, içki içmemek, kumar oynamamak, kendisine helal olmayan kadınlardan uzak durmak da ibadettir. Ders çalışmak, yemek yemek, elbiseyi ayakkabıyı sağdan giyip soldan çıkarmak ibadettir. Yenilecek ve içilecek şeyleri sağ elimizle yeyip içmek ibadettir. Hatta bunu da söyleyeyim: ?Ameller niyetlere göredir.? Hadis-i şerifine göre, hem kendine hem insanlığa faydalı olmak niyetiyle okula gitmek, ders çalışmak ibadettir.
Arkadaşlar bu günlük bu kadar yeter, zaten namaz vakti de geldi. Önce ben şu pınardan bir abdest alayım, sonra siz de alırsınız. Şu temiz havada bir namaz kılalım. İmam efendi bir taraftan namaz hazırlığı yaparken, diğer taraftan şöyle düşünüyordu. Belki bugün ömründe hiç secde görmeyen bir baş, ilk defa secdeye gidecekti. Çünkü ben beş senedir bu mahallede görevliyim, bu gençlerin çoğunu hiç görmedim.
İmam efendi o yanık sesiyle güzel bir ezan okudu, gençler âdeta büyülenmişti. İmamın arkasında coşkulu bir namaz kıldılar.
Namazdan sonra imam efendi kısa bir konuşma yaptı:
Arkadaşlar insan akıllı, şuurlu bir varlıktır. Görür, işitir, koku alır ve ebedî yaşamak ister. Hadsiz arzu ve istekleri olduğu gibi nihayetsiz elemleri, kederleri de vardır. Böyle bir varlığa en evvel lazım olan şey, ebedi hayatın anahtarı olan imandır.
İNSANIN EN ÖNEMLİ GÖREVİDİR
Allah?a iman ve Allah hakkında bilgi sahibi olmak insanın en önemli görevidir. Yaşamı boyunca ihtiyaçlarını ondan istemek ve ona yalvarmak, insanı manen yükseltir ve değer kazandırır.
Dünyanın lezzetleri hiç kimseye yar olmamıştır. Eğer insan, kendine güvenip dünya hayatını asıl gaye yaparsa, geçici bazı lezzetler için çalışıp ve bütün ömrünü ona sarf ederse, dar bir daire içinde boğulur gider. Çok yüksek mertebede bulunan insan, âdeta baş aşağı düşer. Sonunda da, ona verilen bütün manevi cihazlar ve duygular ondan şikâyet ederek haşirde onun aleyhinde şahitlik ederler. Demek, insanı yüksek mertebede tutan onun imanı ve ibadetidir.
Gençler, Üstad Bediuzzaman?nın dediği gibi, madem dünya hayatı ve cismanî yaşayış ve hayvanî hayat insanı basitleştiriyor; öyleyse hayvaniyetten çık, cismaniyeti bırak, kalp ve ruhun derece-i hayatına gir. Tevehhüm ettiğin geniş dünyadan daha geniş bir daire-i hayat, bir âlem-i nur bulursun. İşte o âlemin anahtarı, marifetullah ve vahdaniyet sırlarını ifade eden ?Lâ İlâhe İllallah? kelime-i kudsiyesiyle kalbi söylettirmek, ruhu işlettirmektir.? (2)
Arkadaşlar, Allah?a iman, yalnız Allah vardır, birdir, şeriki, benzeri yoktur demekten ibaret değildir.
İMANDA ÇOK MERTEBELER VARDIR.
İmanda çok mertebeler vardır. İmanın mertebelerinden biri taklidî, bir diğeri de tahkikidir.
Taklidî bir iman, bu zamanda dalalet, sapkınlık fırtınaları karşısında çabuk söner. Ama Allah?ın varlığı ve birliği hakkında geniş bilgiye sahip olursa, o zaman sarsılamaz ve söndürülemez. Onun iman ve İslamiyet?i dehşetli dinsizlik kasırgalarına da maruz kalsa, o kasırgalar bu iman kuvveti karşısında tesirsiz kalmaya mahkûmdur. Hakiki imanı kazanan bir kimseyi, en dinsiz filozoflar dahi, bir şüphe ve vesvese veremezler.
İnsanı insan eden imandır ve bütün ilimlerin, marifetlerin en büyüğü iman ilmidir. Bu nedenle biz de tahkiki imanı ders veren, imanı kuvvetlendirip insanı ebedî saadet ve selâmete götüren Kur?an ve iman hakikatlerini öğrenmeye çalışmalıyız. Aksi takdirde, bu zamanda dünyevî ve uhrevî dehşetli musibetler içine düşmek, kaçınılmaz bir hakikat olur.
Arkadaşlar, bizi bir araya getiren amaç neydi? Hocam bizi bir araya getiren amaç basketbol oyunuydu. O halde bununla ilgili bazı meseleleri konuşmamız lazım. Biliyorsunuz ben bir caminin imamıyım. Buradaki görevimde aksamalar olmaması gerekir. Bu takımın sevk ve idaresinde aksamalar olabilir. Bu aksamaların olmaması için, takım kaptanının yetkilerini kullanabilecek içimizden birini seçmemiz lazım.
N0t: Aktif İmam devam edecek
Kaynaklar:
(1) Zâriyat sûresi, 51/56)
(2) Lem'alar ( 137 )


