24 Nisan 2026, Cuma
04:11
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

Bundan önceki yazımızı okuyanlar hatırlayacaktır. Aktif imam, cemaatine bir kısım çalışma ve uygulamaların yapılması hususunda bazı telkinlerde bulunmuştu. Bu yazımızda o telkinlerin bir kısmını veriyoruz.

Aktif imam, cemaatine şöyle dedi:

?Kıymetli kardeşlerim! Elimizde bulunan nefis ve malımız bizim mülkümüz değil, bize emanettir. Mülkün asıl sahibi, her şeye kâdir, her şeyi bilen bir ?Rahîm-i Kerim?dir.? O ?Kerim ve Rahîm? olan Allah, müminlerden cennet karşılığında canlarını ve mallarını satın almıştır. Eğer o emanetler bizim elimizde kalırsa, biz onları zayi ederiz. Biz asker gibi o Kerim zatın muvazzaf memuru olursak, onun adına çalışır ve onun hesabına iş görürsek cenneti kazanırız. Muhtaç olduğumuz şeyleri bize rızk olarak O gönderiyor. Gücümüzün yetmediği zararlı şeylerden bizi O koruyor. Eğer onun adına kullanmazsak, zaten hiç kimse elindekini muhafaza edemez. Sizden öncekilerin elinden çıktığı gibi sizin elinizden de çıkacaktır. Hem beyhude gidecek hem de o yüksek makamdan mahrum kalacaksınız. Ayrıca emanete hıyanet cezası göreceksiniz. Rabbimiz Kur?an?ı Kerim?de cenneti kazanacakların vazifelerini böyle açıklıyor:

?Onlar Allah yolunda mücadele ederler, öldürürler ve (gerekirse) öldürülürler. Bu, Allah?ın Tevrat?ta, İncil?de ve Kur?an?da üstlendiği gerçek bir vaadidir. Verdiği sözde Allah?tan daha sadık kim olabilir? O halde yaptığınız bu alışverişten dolayı sevinin ey müminler! Müjdeler olsun size, işte en büyük mutluluk, işte en büyük başarı!?(1)

Ayet-i kerimede ?öldürürler ve öldürülürler? cümlesi geçmektedir. Bugün bizden bu istenmiyor, bizden istenen şey çok azdır, binde biri bile değil. Ama ücreti ise değişmez, çünkü harp devam ediyor. Devletler milletler harbi insan gurupları arasına terki mevki etmiştir. O nedenle biz mücadelemizi devam ettirirsek, ayette belirlenen vasıflara sahip olursak, o sınırsız ücretimizi alırız.

Gerçek Mü?min, Rabbinin kendine verdiği emaneti, onun namına ve izni dairesinde istimal edendir. Kâfir ise, hıyanet edip nefsi emmare hesabına çalıştırandır.

Bizde bulunan bütün o aza ve âletlerin ibadet ve tesbihatlarının karşılığını en muhtaç olduğumuz bir zamanda, cennet yemişleri suretinde alacağımızı, peygamberler ve veliler müşahede edip ittifakla haber vermişlerdir.

Değerli kardeşlerim! Şimdi cenneti kazanmak için elimize bir fırsat geçti. Bu gençleri bir araya getirdik, lâkin devamlı elimizde tutmak pek kolay bir iş olmadığını siz/de bilirsiniz. Bunlara kendilerince rahat edebilecekleri bir yer bulmamız lazım. Şimdilik caminin çayhanesine getirdik fakat burada bunları fazla tutamayız. Bu nedenle hep beraber gençleri kontrolümüzde tutabileceğimiz bir yer bulmalıyız.

Ayrıca şu müjdesini verdiğim yediden yetmişe herkese Kur?an öğretmek benim için çok ağır bir iştir. Kur?an okumasını bilenler, zamanlarının bir kısmını bu iş için ayırmalarını rica edeceğim. Yalnız şunu özellikle belirteyim ki; ben yaşlıyım artık öğrenemem demesin. Zira benim eski imamlık yaptığım yerde bir kişi atmış yaşında Kur?an okumayı öğrendi. Adam kendi gayretiyle imamlık yapabilecek dereceye geldi. Artık ben olmadığım zaman sen namaz kıldırabilirsin dedim ve buraya geldim.

Eğer bu kârlı ticareti yapmazsanız, şu kârlardan mahrum kaldığınız gibi pek çok zararınız olacaktır.

Konumuzu Mus?ab İbnu Sa?d?ın babasının (ra) rivayet ettiği bir hadis-i Şerif?le bağlayalım.? Allah Resulü (sav) şöyle buyuruyor:

?Sizin en hayırlılarınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretenlerinizdir.?(2)

 

Kaynaklar:

(1)Tövbe Suresi, 9/111

(2)Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof İbrahim Canan, Hadis No. (6045) cilt, 16, S. (513) Akçağ Yayınları, Feza Gazetecilik, A.ş, İst.

 

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı