Aktif İmam, camisine gelmiş ve mahfile oturmuştu. Bir taraftan gençlerin gelmesini beklerken diğer taraftan mahfilin raflarında bulunan kitaplardan birini alıp okumaya başladı. Bu arada gözüne bir Hadis-i Şerif ilişti. Gençler birer ikişer gelmeye başlayınca, Hadis okumayı gençlerle ilgilenmeye tercih etti. Derken diğer gençler de geldiler. Hepsi pırıl pırıl tıraş olmuş, tertemiz giyinmiş tam imamın istediği gibiydiler.
Artık Antrenör Çetin Beyi ziyaret etmek için yola çıkabilirlerdi. Yalnız yola çıkmadan önce okuduğu, Hadis-i gençlerle paylaşmadan çıkmak istemiyordu. Çünkü Hadis-in konuyla çok ilgisi vardı.
Aktif İmam gençlere dedi ki:
-Burada peygamber efendimizin bir Hadis-ini sizinle paylaşıp, sonra Çetin Beye gitmeyi düşünüyorum dedi.
Gençler bakınız, Allah Resulü bize öyle bir tavsiyede bulunuyor ki hem de yemin ederek:
?Nefsimi kudret elinde tutan Zât-ı Zülcelâl?e yemin ederim ki; sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Birbirinizi sevmeye yardımcı olacak şeyi haber vereyim mi:? ?Evet ey Allah?ın Resulü!? dediler. Allah Resulü buyurdular ki ?Aranızda selâmı yaygınlaştırın.? (1)
Aktif İmam:
-Sevgili gençlerim; benim tek ümidim sizlersiniz. Sizi maddi, manevi sahada çift kanatlı kuş gibi yetiştirip camiyi ve bu mahalleyi emanet ettiğim gün, en mutlu günüm olacaktır.
Peygamber efendimiz ne buyuruyordu? ?Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız.? Demek ki gerçek mü?min olmak için birbirimizi seveceğiz. İslam dini ashabı kiramın birbirine olan sevgisi ve muhabbeti sayesinde asrımıza kadar ulaşmıştır.
Şimdi işimizi sevgi ve muhabbetle yapmak için harekete geçiyoruz, buyurun gidelim.
-Gençler, ben ümit ediyorum ki, Çetin Bey size hocalık yapmayı kabul edecektir. Etmese bile, biz Allah?tan sınırsız ücretimizi alırız. Buradan oraya varınca da dönüp gelirken de elini öpün. Bu size çok şey kazandıracaktır.
Aktif İmam?ın gençleri Antrenör Çetin Bey?in mütevazı evini bulup kapısının ziline bastılar.
Eskimez hoca kapıyı açınca bir grup gençle karşılaştı. Acaba bunlar kimdi ve niye gelmişlerdi? Hoca şaşırmıştı. Senelerdir hiç kimse arayıp sormamıştı. Acaba bu gençler ne arıyorlardı?
Aktif İmam?ın gençleri selam verip kendisini ziyarete geldiklerini ifade ettiler. Hocanın kafasında bazı sorular oluştu. Bu zamana kadar kendisini aramayan gençler bu gün nasıl oldu da gelmişlerdi?
Aktif İmam:
Hocam kabul buyurursan bu gençler içeri girip sizinle sohbet etmek istiyorlar.
Antrenör Çetin Bey gençleri içeri aldı. Gençler hocanın elini öpüp bir kenara oturdular.
Çetin Bey merak ediyordu, acaba neyin sohbetini yapacaklardı? Çünkü bu gençlerin hiçbirini tanımıyordu.
Aktif İmam söze başladı:
-Hocam ben yamanlar mahallesindeki Eyüp Sultan camisinin imamıyım. Bu gençlerle arkadaşlık yapıyorum. Bunlara benim gibi size arkadaş olacak başka genç var mı diye sordum. Bunlar da sizi gösterdiler. Bu sebeple kabul buyurursanız, sizin ilminizden, sohbetinden istifade etmek için geldik.
Antrenör Çetin Bey biraz durdu, sonra gençleri şöyle bir süzdü, duygulandı ve ağlamaya başladı. Galiba eski günlerini hatırlamıştı. Öyle ya bir zamanlar herkesin selam durduğu, sonra yalnızlığa terkedildiği Çetin yine hatırlanmıştı.
Şöyle dedi:
-Bilmem ki ben size faydalı olabilir miyim? Eski enerjimi kaybettim.
Gençler:
-Hocam biz senden bir şey istemeyiz. Senin gölgen bize yeter, yeter ki sen aramızda bulun dediler. Tecrübeli hoca hemen evet demedi.
-Gençler! Ben dünyayı terk etmiştim, siz beni yeniden dünyaya çağırıyorsunuz. Biraz düşeneyim kararımı verdiğim zaman sizi ararım, dedi.
Aktif İmam?ın gençleri hocanın çayını içerken hocaya şöyle dediler:
-Siz bize gelmeseniz de bundan sonra biz sizi yalnız bırakmayacağız. Çünkü bizim imamımızdan aldığımız dini terbiye buna müsaade etmez. Biz yine size geliriz. Şimdi bize müsaade ederseniz gidelim.
Antrenör Çetin Bey gençlere söz vermese de, bu konuda onlara yardımcı olacağının sinyalini vermişti.
Gençler Çetin hocadan ayrılırken elini öpmeyi de ihmal etmediler.
Çetin Bey kendi kendine düşünüyordu. Ben unutulup gittiğimi sanıyordum. Bu gençler de nerden çıktı? Hem de bu kadar terbiyeli bu kadar saygılı. Nasıl oluyordu, dünyada daha böyle insanlar kaldı mı? Diye mırıldanıyordu. Hem başlarında bulunan da cami imamı! Ne kadar da nazik ve kibar bir insan. Ben bunlara örümcek kafalılar der hep tepeden bakardım. Meğer ne kadar yanılmışım. Hem o gençler ona ne kadar saygı gösteriyorlar. Bu zamanda insan ana babasına göstermez o kadar saygıyı. İyi ki telefon numaralarını bıraktılar. Onlar beni aramadan ben onları arayayım, diye mırıldandı.
Kaynaklar:
(1)Tirmizî, Sıfatu?l-Kıyâme 57, (2512); Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Prof İbrahim Canan, Hadis No. (1665) cilt, 5, S. (278) Akçağ Yayınları, Feza Gazetecilik, A.ş, İst.
Not:
Aktif İmam devam edecek


