Kur?an müslümanların elindeki, dilindeki ve gönlündeki yegane kitap; biricik referans kaynağıdır. Çünkü Kur?an Allah?ın tenezzül buyurup insanla konuşması yani onu kendisine muhatap kılmasıdır.Tabiki de bu Allah?ın insana bahşettiği en büyük ikramıdır.
Müslümanlar bu kitabın herhangi bir kitap gibi nesne olmadığına aksine özne (fail) olduğuna iman ederler. Zaten kendisine ?kerim kitap? yani Kur?an?ı Kerim denilen bir şeyin nesne olmasına da imkan yoktur. Çünkü kerim olmak için ihsanda bulunulması, yani cömertçe birşeyler verilmesi gereklidir. Kur?an da insanın ilim ve hikmeti öğrenmesinde ve onun hidayete yönelmesinde bilfiil rol aldığı için kesinlikle kerim bir kitaptır. Kur?an?ın?kerim? oluşuna bizzat Eş Şehid olan Allah şöyle şahitlik eder:
?İnnehu le kur?anün kerim??Opek değerli, şerefli (yüce, ikram eden, cömert olan, feyz veren) bir Kur?an?dır.?(vakia 77)
Bununla birlikte müslümanlar sadece Kur?an?ı ?kerim? kabul etmez, Rabbi olan Allah?ı ?Kerim? bilir (infitar 6), ayrıca Kur?an?dan Allah?ın gökyüzündeki elçisi Cibril?in(as) ve yeryüzündeki elçisi Muhammed?in(as) ?kerim? resuller olduğunu öğrenir. (tekvir 19, hakka 40) Ve şuna şehadet eder müslüman:?Bu kerim kitap; Kerim bir Rab?den kerim bir elçi aracılığıyla kerim bir peygambere indirilmiştir.?Bu kerim kitabın amacı ise beşer olan ademi her türlü akli, fıtri ve zihni tekamülden geçirerek ?insan? haline getirmektir. (Adem; faziletleri, kemalatı, istidadları göz önüne alındığında ?insan?; dış görünüşü kastedildiğinde ?beşer? diye adlandırılır.1)Bir başka deyişle kitabın amacı bireyi hidayete eriştirecek bir yola sevk etmektir. Çünkü beşerin insan olabilmesinin yolu ancak Rabbini tanımasından geçer. Bu yüzden Kur?an bir hidayet rehberidir ve kişinin Rabbine kayıtsız şartsız teslim olmasını, yani ?müslüman? olmasını sağlar. Kitabın kendisi buna şöyle şahitlik eder:
?İşte kendisi hakkında hiçbir kuşkuya yer olmayan bu ilahi kelam, takva sahipleri için bir hidayet rehberidir.? (bakara 2)
Ancak Allah?ı tanıyıp ona kul olmakla beşer adem insan adem olur.Allah?ı tanıyıp ona kul olmanın yolu da Kur?anı okuyup anlamaktan ve anlatmaktan geçer. Çünkü Resulullah?ın da buyurduğu gibi?Kur?an Rabbiyle kulunun konuşmasıdır.?İnsan ancak Rabbinin ne istediğini öğrenip anladığında ona gerçek manada kulluk edebilir.
Tekrar Kur?an?ın içeriğine dönecek olursak, Allah bu kitabın bir hidayet rehberi olduğunu birçok ayette defaatle belirtmiştir. (bakara 185, zümer 23 ve casiye 20 vb) Kur?an?ın birçok yerinde kendisinden hidayet rehberi olarak bahsedilmesinin sebebi ise insanların mutluluğu (yani hem dünyevi hem de ebedi kurtuluşu ?ki Kur?an buna felah der) başka yerde ?özellikle ?izm? gölgeleri altında? aramamaları ve yalnızca Kur?an?a sarılmaları içindir.
Peki günümüzün modern çağının, en azından kendisini öyle tanımlayan, yani sahip olduğu aklın tekamülünün en had safhada olduğunu iddaa eden bu çağın insanı Kur?anı niçin anlamıyor? Yoksa onu okumuyor mu? Hemde bu kitabın ilk emri ?oku? iken, ya da onu okuyor fakat anlamını kavra(ya)mıyor mu? Hemde Allah bu hikmet dolu kitabı(yasin 2) ?Andolsun Biz Kur?an?ı düşünüp öğüt alınsın diye kolaylaştırdık,o halde düşünüp öğüt alan yok mu??(kamer 22) diye tanımlarken. Bu sorunun cevabını bir Kur?an şairinden, Mehmet Akif?den alıyoruz:
Lafzı muhkem yalnız,anlaşılan Kur?an?ın;
Çünkü kaydında değil hiçbirimiz mananın.
Ya açar Nazm-ı Celil?in bakarız yaprağına,
Yahud üfler geçeriz bir ölünün toprağına.
İnmemiştir hele Kur?an, bunu hakkıyla bilin!
Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!2
Akif?in neredeyse bir asır öncesinden yazdığı bu şiir sanki kendi zamanının irfan sahibi fakat ilimden yoksun insanını değilde bugünün, yani 21.yy?ın bilim sahibi fakat ne ilimden ne de irfandan haberdar olan insanını anlatıyor. Bu gerçeğe (insanların Kur?an?ı inatla anlamama çabasına) Resullulah?ta şöyle şahitlik ediyor:
?Ya Rabbi! İnne kavmittehazu hazel kur?ane mehcura.? ?Ey Rabbim! Benim ümmetim bu Kur?ana, devri geçmiş, işlevi kalmamış bir kitap muamelesi yaptı.? (furkan 30)
Ayette geçen mehcur kelimesi,metruk manasında değildir.Metruk ?terk edilmiş?,?kendisinden uzaklaşılmış?, ?elden bırakılmış? olan için kullanılır. Fakat mehcur kendisi elde olduğu halde ?fonksiyonu kalmamış?, ?işlevi yok olmuş?,?elde olmasına rağmen sanki kayıpmış muamelesi görmüş? manasına gelir. İşte Kur?an?ın mehcur bırakılması budur ve Nebi huzur-u ilahide bunu şikayet edecektir.3
Kur?an?ı mehcur bırakan bir başka ifadeyle onu tozlu raflara mahkum eden, altın kaplı zindanlarda hapseden, onu göbekten yukarı tutarak göklere çıkardığını ve onu sadece yüzünden okuyarak gayesini gerçekleştirdiğini zanneden bu çağın insanı yine kendisi bu kitabı ayağa kaldırmalı, daha doğrusu ona sımsıkı tutunarak (al-i imran 103) kendisini ayağa kaldırmalıdır. Bu kitaba kerim kitap diyen müslüman onun özne olduğunu kabul ediyor demektir eğer öyle değilse ona büyük bir iftirada bulunuyor. Çünkü nesne olan ya da sadece bir araç olarak görülen bir kitap nasıl kerim olur yani insanlara nasıl hikmet ve öğütlerde bulunur ve onları nasıl hidayete ulaştırır. Eğer öyle olmasaydı Allah Kur?an için niçin ?Kur'an'da mü'minler için şifa ve rahmet olan ayetler indiriyoruz. Fakat bu ayetler zalimlere sadece yeni yıkımlar, yeni kayıplar getirirler.? (isra 82)desindi ki. Eğer bir kitap birilerine şifa verirken birilerinin ziyanını artırıyorsa o öznedir nesne değil. İşte bu yüzden Allah bu kitabı özne olan ve insanları hidayete ulaştıran bir zikir olarak tanımlamıştır. Mümin bu kitabı kendisinin hocası olarak kabul etmeli, önünde diz çökmeli ve talebe olarak ondan talep etmelidir.Ondan ilim talep edene Allah hidayete ulaştırıcı bir ilim verecektir.
(not: devamı yazının ikinci bölümünde?)
1 Dr Ali Şeriati; İnsanın dört zindanı,sf 14
2 M. Akif Ersoy; Safahat,Süleymaniye Kürsüsü?nde, sf 169
3 M.İslamoğlu; Kur?an surelerinin kimliği,sf 233


