23 Nisan 2026, Perşembe
17:38
23.07.2025
Manşet Altı Reklam

 4+4+4 NE GETİRiYOR ?
 Eğitimde sisteminde radikal kararların alındığı bir dönemden geçiyoruz. Çocuklarımızın eğitim sistemindeki öğretim görecekleri okulların yeniden yapılandırıldığı bu dönemde her kafadan bir ses çıkınca doğal olarak bu işe kulak kabartan öğretmenlerin, velilerin ve öğrencilerimizin kafaları biraz karışır oldu. Basında çıkan haberler bilgi kirliliğine neden olurken eğitim sistemi bir anda kamuoyunda tartışılır oldu. Eğitim sisteminin yeniden yapılandırıldığı bu dönemde eğitimle ilgili herkesin bu sürece katılıp görüşlerini ifade etmesi beklenebilirdi. Başta eğitim sendikaları olmak üzere eğitimle ilgili sivil toplum kuruluşları, özel okullar ve sürecin etkilediği tüm kesimlerin görüş bildirmesi gerekirdi. Ama olmadı. Mecliste kanun çıkarılırken siyasi çekişmeler sonucunda gerilen kamuoyu konuyu tartışmaktan ziyade işi siyasi boyuta çekerek ?ideolojik mi pedagojik mi? tartışmasına birden dönüşü verdi. Kamuoyunda kanunun içeriğinden çok çıkarılış yöntemi tartışılır oldu. Ama her şartta kanunlaşacağı belli olan bu düzenleme meclisten geçti Cumhurbaşkanı?nın onayından sonra yürürlüğe girdi. Peşinden ülke çapında İl Milli Eğitim Müdürlükleri saha çalışması yaparak ilköğretim okullarını ilkokul ve ortaokul olarak ivedi bir şekilde planlamasını yaparak kanunun 2012/2013 eğitim öğretim yılında uygulanması için çalışmalarını bitirdiler.
 Eğitimde radikal kararlar hızlı alınmalı ve ivedi bir şekilde uygulanmalıdır.?Göç yolda düzülür? mantığı ile hareket ederek süreç içerinde karşılaşılacak eğitsel sorunlar, yine sorunlara yönelik olarak geliştirilecek yaklaşımlarla çözülecektir. Önemli olan ilk adımı atmaktır. Eğitim devamlı bir gelişim ve  değişim süreci yaşanmaktadır. Her geçen gün bilimde ve teknolojide meydana gelen yenilikler eğitim sürecini etkilemektedir. Buna hazırlıklı olmak çağın gerektirdiği teknolojik bilgileri özümsemek ve bu bilgileri eğitim sürecinde kullanmak öğretim sürecinde öğretmenlik yapabilmek için her gün kendini geliştirmek için çaba harcamayı gerektirmektedir. Eğitim etkinliklerinin sınıf ortamında kazandırılmasına yönelik süreç planlamasını günümüzde özel okullar devlet okullarından daha hızlı benimseyip eğitim sürecinde uygulamaktadırlar. Devlet okullarında özel okullara göre eğitimde yeniliklere karşı personelin direnci daha fazladır. Kendini geliştirmeyen öğretmen teknolojinin kullanımı konusunda öğrencisinin gerisinde kalmakla birlikte zaman zaman okullarda bilgisayarda öğretmeninin işini yapan öğrencilere de rastlamaktayız. Bu şu anlama gelmiyor. Öğretmenlerin tamamı bilgisayar konusunda yetersizdir. Asla böyle bir şey söyleyemeyiz. Ama her meslek grubunda olduğu gibi öğretmenlik yapan meslektaşlarımızdan da yetersiz olalar sistemde hala mevcuttur. Yetersiz öğretmenin işten el çektirilmesi mevcut yasalara göre mümkün değildir. Sadece adli olaylar sonucunda öğretmenler işten el çektirilebilir. Mesleğini özveri ve aşkla yapan öğretmen arkadaşlarımız yürekten tebrik ediyorum. Onlarda bu eleştirilerde bana hak vereceklerdir. Her okulda lokomotif öğretmenler vardır. Bu arkadaşlarımızla çalışmak gerçekten zevklidir. Bu tarz öğretmenlerimizin okulda çok olması kurum kültürü oluşturması açısından son derece önemlidir. Çalışmayan, uyumsuz ve verimsiz bir de ?google öğretmenleri? vardır. Yapması gerekenleri ?google?dan indirir. Üzerinde hiçbir değişiklik yapmaz kendi yapmış gibi hiç utanmadan önüne koyar, imzalamanı ister. Sonra ufak bir incelemeden sonra ?Bunu Hocam siz mi yaptınız? Sorusuna cevabı hazırdır.?Akşam geç saatlere kadar uğraştım?der. Aklı sıra bizi kandırdığını sanır By Google Öğretmen. Ama nafile atsan atamazsın satsan satamasın. Bir defa kapıdan içeri girdi mi? Gerisi önemli değil. Milli eğitimin sorunlarını biz böyle mi çözeceğiz? Kendimizi işimize vermeden, yaptığımız işin önemi üzerinde düşünmeden, yaptığımız işle ilgili fikir üretmeden, çalışmadan sorunların çözülmesini beklemek bir hayal olmaz mı?
 Gelelim konumuza 4+4+4 kademeli eğitim yaşantımızı nasıl etkileyecek? Tabi bu sürece nasıl gelindi onu da konunun daha iyi anlaşılması için kısaca anlatmamız gerekir. 1971 yılında toplanan eğitim şurasında alınan bir karar ilköğretim okullarından bahseder. Bu karara göre ilköğretim 8 yıla çıkarılmalı ve kesintisiz olmalı denilmektedir. Tabi ülkemizin eğitim açısında fiziki alt yapısı yeterli olmadığı için alınan bu karar peyderpey uygulanmaya çalışılmış ama ülke geneline yaygınlaştırılamamıştır. Ta ki meşhur 28 Şubat 1997 yılına kadar. Bu yıl ülkemiz açısından zor bir yıl olarak tarihe geçmiştir. Milli Güvenlik Kurulunda alınan bir tavsiye kararı gereğince fiziki alt yapı hazırlanmadan hazırlıksız olarak sadece imam hatip liselerinin orta kısmını kapatmak için ortaokullarla ilkokullar birleştirilerek ilköğretim okulu haline getirildi.1971 yılında alınan bir karar 26 yıl sonra asker mantığı ile uygulamaya geçirildi. Ondan sonra sorunlar başladı. Farklı yaş gruplarındaki öğrencileri aynı fiziksel mekâna yerleştirdik. Anasınıfı çocuğu ile 8.sınıf çocuğunu aynı mekâna koyarak eğitim almasını sağlamaya çalıştık. Başarılı olduk mu? HAYIR. O zaman bu zorlama neden? Madem bu ülkede eğitim özgürlüğü var. Okullar açılsın, isteyen yetenekleri doğrultusunda istediği okula gitsin. Kendi bireysel tercihini kullansın. Bu tercihini kullanırken rehberlik servisinden, öğretmenlerinden faydalansın. Kişi gideceği okulu velisi ile birlikte özgürce seçsin. Bunda ne gibi bir sakınca olabilir ki?
 Bu nedenle 4+4+4 kademeli eğitimi yürekten destekliyorum. Çocukların çocukluklarını yaşaması için, eğitim sürecinde yarış atı olmamaları için, eğitim sürecinde kendini tanımaları ve yeteneklerini keşfetmeleri için, severek okula gelmeleri ve etkinliklerde arkadaşları ile daha fazla zaman geçirerek zevk almaları için, kendilerinden büyük öğrencilerin okul ortamında o küçücük öğrencilerin gözü önünde oluşan olumsuz davranış modellerinden kurtuldukları için, ideolojik değil pedagojik olduğu için 4+4+4 kademeli eğitimi yürekten destekliyorum.

 Desteklemiş olduğum bu yeni modelde neler var. Onu da inceleyelim. Bu yeni kanun ilköğretim okullarını ?ilkokul? ve ?ortaokul? diye dörder yıllık kesintili bir sisteme dönüştürdü. Bu süreçte öğrenciler 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 66 -72 ayını doldurduklarında, MERNİS üzerinden kayıt bölgesinde ilişkilendirildikleri okulda otomatik olarak e okul veri tabanına görüneceklerdir. Milli Eğitim Bakanlığı?nın yayımladığı 09.05.2012 tarih ve 2012/20? nolu genelgeye göre; Eğer veli isterse 60 ayını dolduran çocuğunun fiziksel gelişimi yerinde ise birinci sınıfa kaydettirecektir. Çocuklar 48 -60 veya 48 -66 ay arasında ise anasınıflarına gidebileceklerdir.37-66 ay arası çocuklar ise uygulamalı anaokuluna kayıt olacaklardır.
 Öğrenciler ilkokulda 4 yıl (1,2,3 ve 4.sınıf) temel eğitimle tanışacaklar. Zenginleştirilmiş oyun ağırlıklı içerikle eğitim öğretim faaliyetleri yapılacaktır. Öğrencinin ilk okuma yazma eğitimi ilk iki yıla yayılacak öğrenci bıkmadan bıktırılmadan eğitim sürecinde etkin zenginleştirilmiş eğitsel oyunlarla faaliyetlere katılacaklardır. Dolayısıyla öğrenci severek okula gelecek, öğrencide okul fobisi oluşmayacaktır. Öğretmen okula yeni başlayan öğrencilerini daha iyi tanıma fırsatı bulacak, esnek bir program anlayışında öğrencilerin bireysel yeteneklerini ortaya çıkarmada daha fazla zamanı olacaktır.
 İkinci dört ise ?ortaokul? ( 5,6,7 ve 8.sınıf) olarak isimlendirilmiştir. Bu okullara da çocuklar MERNİS ortamında dördüncü sınıftan ortaokul birinci sınıfa yani beşinci sınıfa otomatik olarak geçirilecektir. Ancak öğrencisini İmam Hatip Lisesi?nin orta bölümüne göndermek isteyen veliler öğrencilerinin kayıtlarını bizzat bu okullara giderek yaptıracaklardır. Ortaokullarda öğrencilerin yetenekleri seçmeli dersler çoğaltılarak keşfedilmeye çalışılacaktır. Öğrenci temel derslerin yanın da yeteneğine göre seçmeli ders havuzundan ders seçebilecektir. Öğrencileri liselere hazırlayan bu okulların süresi de dört yıldır.
 Son olarak ta üçüncü dört (9,10,11,12. sınıflar) lise öğrenimini kapsamaktadır. Lise eğitimini öğrenci isterse açık liseden alabilecektir. Kademeler arası öğrencilere sertifika verilecektir. Diplomayı ise öğrenci liseyi bitirince alabilecektir.
 Kısaca anlatmaya çalıştığımız 4+4+4 kademeli zorunlu eğitim süreci hepimize hayırlı olsun. Hiç kimse vesvese üreterek bu süreci baltalamamalıdır. Konu tartışılırken temelinde çocukların eğitimi olduğu unutulmamalıdır. Geleceğimiz, çocuklarımız olduğuna göre bu düzenlemeleri yaparken bakış açımızı geniş tutup geleceği tasarlayarak adımlarımızı atmalıyız. Günlük kısa hesaplarla süreci kesintiye uğratmak, geleceğimiz olan çocuklarımızın eğitimini olumsuz etkileyebileceğini unutmamalıyız. 10.05.2012 Seydişehir
www.cemalsahin.com

ICERIK_ARASI Reklam Alanı
Etiketler: #yazilar
SOL1 Reklam Alanı

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ

Mobil Üst Reklam
ALT1 Reklam Alanı